28.04.2022, 09:16

Funda Hanımı Valilikten eden süreç ne zaman başladı

Uşak Valisi Funda Kocabıyık’ın aniden görevden alınması tüm Türkiye’de ve Uşak’ta şaşkınlık yarattı. Bende olayın perde arkasını ve nasıl geliştiğini biraz araştırdım. Edindiğim bilgilere göre, her şey birkaç saatin içerisinde oldu.

Uşak Valisi’nin eşi gazeteci ve 26. Dönem AK Parti İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık önceki akşam saat 22.00 sıralarında peş peşe twetler atıyor.

Kocabıyık’ın bu twetleri üzerine Ankara birden hareketleniyor. Özellikle İçişleri Bakanlığının binasında ışıklar yanıyor ve telaşlı bir hareketlilik göze çarpıyor.

Uşak Valisi Funda Kocabıyık, Ankara-İzmir Karayolu üzerinde bulunan valilik konağında günün yorgunluğunu atmaya çalışıyor. Saat 23.00 sıralarında uyumak için hazırlandığı sırada kendisine bir telefon geldi. Telefondaki kişi İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ydu. Vali Hanım’a görevden alındığını ve acilen Ankara’ya gelmesi gerektiğini tebliğ eder.

Derhal etrafına hazırlık yapılmasını ve Ankara’ya gitmesi gerektiğini belirterek talimatlar yağdırır. Eşinin attığı twetlerden yaklaşık bir saat sonra Vali Hanım sessiz bir şekilde Ankara’ya doğru yola çıkmıştır.

Saat 23.00 de Valilik konağındaki hareketliliği gözlemleyen konağın komşuları bana, ”Biz, büyük bir kaza ya da felaket olduğu için Vali Hanım olay yerine hareket etti diye düşünmüştük. Sabah görevden alındığını öğrendik” şeklinde anlattı.

Uşak’ta 2018 yılında başlayıp 4 yıl süren ilk kadın Vali dönemi de dramatik bir şekilde sona ermiş oldu.

İcraatları ile değil de söylem ve davranışları ile olay olmuştu

34 yıllık gazetecilik hayatımın özellikle son yıllarında valilerin ne işe yaradığını merak eder dururum. Artık devleti temsil ettikleri illerde valilerin var olduğunu ancak, törenlerde merasimlerde görürsek anlayabiliyoruz.

Yine de kişiliği ve otoritesi ile bilgi ve deneyimleri ile benim için valilerin valisi Sayın Seddar Yavuz başta gelir. Başta Ulubey kanyonlarında bulunan cam teras olmak üzere Uşak’ta birkaç eser bırakmıştır. Ne yazık ki FETÖ / PYD mücadelesini de Türkiye’de ilk başlatan isimlerden olsa gerek valilik dönemi Uşak’ta çabuk geçmiştir.

Bana göre çok başarılı olan bir diğer valimiz Sayın Ali Fuat Güven’dir. Ne yazık ki onu da kısa sürede harcadılar. Demek ki hiç başarı cezasız kalmıyor.

Sayın Funda Kocabıyık, pandeminin ilk günlerinde İsmetpaşa Caddesi üzerinde denetim yaparken “vatandaşları azarladığı” gerekçesi ile Türkiye gündemini uzun süre meşgul etmişti.

Daha sonra kendisine sosyal medya üzerinden kendisine “FETÖ’cu dediği gerekçesi ile bazı vatandaşlar hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Ulubey ilçesinde de bir halk toplantısında kendisine derelerin kirliliğini söylemeye çalışan ÇEDAY Dernek Başkanı Arslan Civan’ı toplantıdan kovmuştu.

Sayın Kocabıyık, Uşaklının gözünde biraz kibirli ve ulaşılması zor bir vali imajı bırakmıştı. Şimdi arkasından konuşuyorum. Ama kendileri hiç yüz yüze konuşmaya fırsat vermedi sağ olsun.

Yalnız, kendilerini takdir ettiğim bir iki konu da yok değil. Doğru bildiği konularda, AK Parti Uşak Teşkilatları ve milletvekilleri ile ters düştüğü de çok olmuştur. Aslında kibirli görünen tarafı kendi doğrularından taviz vermeyişinden kaynaklanıyordu. Keşke bu yönünü abartmasaydı.

Hatasıyla sevabıyla Uşak’tan ilk kez bir kadın vali geçti.

HÜSEYİN KOCABIYIK KİMLE GÖRÜŞMÜŞTÜ?

Şimdi hepiniz Hüseyin Kocabıyık’ın attığı twetler yüzünden Vali hanımın görevinden alındığını düşünüyorsunuz. Düne kadar bende öyle düşünüyordum. Ancak geçtiğimiz Şubat ayında kamuoyunun gündeminde fazla yer almayan bir olay yaşanmıştı.

25 Şubat tarihinde Şehit yakınına küfrettiği gerekçesiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın oklarına hedef olanı İYİ Parti Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan, AKP eski İzmir Vekili Hüseyin Kocabıyık görüşmüştü. Bu görüşmenin sosyal medyada paylaşılan fotosunu da Vali Funda Kocabıyık’ta beğenmişti.

İşte Vali Hanımı koltuğundan eden süreç 25 Şubatta gerçekleştirilen bu görüşme ile ve fotoğrafının beğenilmesi ile başlamıştı.

Vali Hanımın eşi gazeteci ve 26. Dönem AK Parti İzmir Milletvekili Hüseyin Kocabıyık, bir twetinde; ““Yazdıklarımı kimse başka yerlere çekmesin. Ak parti kuruluş beyannamesi benim yazdıklarımın referansıdır. Biz bu partide fikirlerimizi her zaman özgürce söyledik ve söyleriz. Yazdıklarım ilkeseldir” ifadesini kullanmış.

Kendisi söylüyor, AK Parti’nin kuruluşunda yer almış, milletvekilliği yapmış. Eşinin valilik gibi önemli bir makamda oturduğunu bile bile bu insan bu twetleri niçin atar? Reisin en çok nefret ettiği siyasetçilerden birisi olan Lütfü Türkkan ile niye görüşür?

AK Parti’de demokrasinin reislerinin 2 dudağı arasında olduğunu da bana kalırsa iyi biliyordur. Bunları bile bile Sayın Kocabıyık gemileri neden yaktı? Muhtemelen Kocabıyık çifti, görevden alınmayı Şubat ayından bu yana bekliyorlardı.

KOCABIYIK AKP’DE MUHALEFETİN SESİ Mİ OLMAK İSTİYOR?

Bence, Hüseyin Kocabıyık’ın gemileri yakmasının nedeni, AK Parti içerisinde muhalefetin sesi olmaya çalışmasından kaynaklanıyordur. Şehit yakınına küfür ettiği için siyasetten dışlanma noktasına gelen Lütfü Türkkan, AKP’nin kuruluş beyannamesini hazırlayan Gazeteci ve eski vekil Hüseyin Kocabıyık ile herhalde pazardaki domates biber ve kabak fiyatlarının pahalılığını konuşmamıştır. Kocabıyık’ın bu davranışları resmen iktidara bir başkaldırış gibi görünüyor.

Kocabıyık, hiçde yabana atılacak boş bir insan değil. ABD ile ilişkilerinin iyi olduğu 90’lı yıllardan bu yana bilinir.

Hüseyin Kocabıyık, yıllar önce gazetede yazdığı bir yazıda Fetullah Gülen’i “Bin yılın insanı” gibi çok iddialı sözlerle övmüştü.

Hüseyin Kocabıyık, Mümtaz Türköne, Orhan Özcanlı ve Şükrü Karaca gibi FETÖ’ya yakınlığı ile tanına isimlerle Tansu Çiller’in Başbakan, meral Akşener’in İçişleri Baknı olduğu dönemlerde Öncü Gazetesi’ni çıkarmış, bu isimler ABD’nin de sıcak baktığı isimler olarak tanınmıştı. (Erdem Atay 3 Nisan 2020 tarihli Veryansın Tv.İnternet Haber Sitesinde yayınlanan köşe yazısı)

Hüseyin Kocabıyık, eşinin valilik makamını yakmak pahasına AKP yönetimine “Şah” dedi. Bu oyunda kimin mat olduğunu pek yakında göreceğiz.

Yorumlar (2)
Arslan Civan 1 ay önce
Liyakattan uzak, Devlet insanı olmanın en asgari özelliklerini bile üzerinde taşıyamayan, kifayetsizliklerini aşırı kibir ve saldırganlıkla kompanse etmeye çalışan, sermaye savunucusu bir kadın gitti. Dileriz ki halkın valisi olabilecek biri bu makama gelsin.
Öyle işte 1 ay önce
Ben, eşinin twiti ile gittiğine inanmıyorum. Türkiye'de kimse öyle sudan sebeplerle gitmez. (saat 22'de eşi twit atacak ki o eş, İzmir gibi bir ilde 2 dönem vekillik yapmış bir isim ve 1 saat sonra Süleyman Soylu görevden alındın diye arayacak) O saatte bakanlara hele de İçişleri, bakanına ulaşmak o kadar kolay olmasa gerek? Birde görevden alınması için harekete geçilecek 1 saatte görevden alınacak. Bunlar olası işler değil Türkiye'de. Eşi sanırım, adaletle ilgili bir twitler atmış, Ülkede adalet sistemi dün bugün değil, son 15 yıldır sıkıntılıydı. (cezadan ziyade ödüllendirici, caydırıcılıktan çok özendirici gibiydi sanki, sizce?). Adli kontrol, denetimli serbestlik, açık ceza evi, ev hapsi, iyi hal indirimleri derken kuşa dönen cezalarla adalet sistemine güven Cumhuriyet tarihinde hiç bu kadar düşük olmamıştı. Birde malum tartışma, yasama yargı falan filan, güçler ayrımı işte. Türkiye'de bir bürokratın altından koltuk alınıyorsa, sırtı kalın birinin çıkarlarına ters düşmüştür diye yorumluyorum kendimce, bu uzun yılların gözlemi hiç şaşırtmaz beni. Yani lafın kısası, bence eşi ve vali hanım görevden alınacağını o geldiği söylenen telefondan önce haberdardı, o anda öfke patlaması yaşadı, içini rahatlattı eşi o twitlerle diye düşünüyorum.