23.12.2020, 19:30

Aşıklar Diyarı terör örgütlerinin uçuş pisti olmayacaktır

Hikâye malum. Hepinizin bildiği üzere, geçtiğimiz Eylül ayında Uşak Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri aldıkları bir ihbarı değerlendirerek bir eve baskın yapmış 30 kadar başörtülü üniversite öğrencisini FETÖ üyesi şüphesi ile gözaltına almış ve sorgulamıştı.

Daha sonraki süreçte 15 Temmuz darbe girişimi ile ülkemizi kan ve gözyaşına boğan FETÖ terör örgütüne yakın haber internet sitelerinde “Bu kızların Uşak Emniyet Müdürlüğü’nde çırılçıplak soyulduğu ve sorgulandığı yönünde haberler çıkmıştı. Sonra da uzunca bir süre ses çıkmamıştı

Ta ki; geçen hafta TBMM’de yapılan bütçe görüşmeleri sırasında HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu gündeme getirene kadar.

Uşak Valisi Sayın Funda Kocabıyık konu ile ilgili bir açıklama yaparak: "Hukuktan ve mevzuattan bir milim sapmadan görev yapan emniyet güçlerimizin fedakârca çalışmaları ve mücadelesinin; bölücü örgüt propagandasının konusu haline gelmesi kabul edeceğimiz bir husus değildir. Yaşananlar göstermektedir ki FETÖ ve PKK terör örgütleri aynı amaç uğrunda birleşmişlerdir. Bir kadın Vali olarak söylüyorum; HDP milletvekili tarafından defalarca yalanlamamıza rağmen sistematik olarak gündeme getirilen bu iftira tamamen hayal mahsulü ve kötü bir yalandır. Olayla ilgili kamera kayıtları mevcut olup, avukat görüşmelerinde de bu konu hiç gündeme gelmemiştir" demişti.

Olayı PKK ve FETÖ terör örgütlerinin Türkiye Cumhuriyeti’ni yıkmak için aynı amaçla birleşmesine bağlayan Sayın Kocabıyık’a bütün kalbimle katılıyorum.

Gergerlioğlu’na çok güzel bir cevap vermiş ve demiş ki; “Olayla ilgili kamera kayıtları mevcut olup, avukat görüşmelerinde de bu konu hiç gündeme gelmemiştir."

Özellikle milletvekilleri isterse bu kayıtları görebilir ve olayların nasıl olduğunu gözleri ile görebilirdi. Demek ki gerçeklerin peşinde değilmiş.

Neyse, Sayın Vali davacı olacağın söyledi ve akabinde İl Emniyet Müdürü ve Uşak emniyet mensupları Uşak Adliyesine giderek Sayın Gergerlioğlu hakkında suç duyurusunda bulundu.

Bundan sonrası adaletin işi bekleyip göreceğiz. Bakalım neler olacak?

NİÇİN HEP UŞAK?

İşte ben buraya takılıp kalıyorum. Niçin hep bu olumsuz olaylara benim güzel Uşak’ımın adı karışır?

Uşak İç Ege’de yer alan ve kendi yağı ile kavrulan ortanın biraz altında yer alan küçük bir ildir. Benim ilimdir, çok severim. Bana sorarsan güzelliklerini ve değerini binlerce yıldır üzerinde yaşayan insanlar da bilememiştir.

Uşak Cezaevinde 1996 yılında mafya lideri işadamı İbrahim Cici tarafından çıkarılan olaylarda 6 kişi, 2000 yılında yine mafya liderleri Nuri ve Vedat Ergin kardeşlerin çıkardığı olaylarda yanlış hatırlamıyorsam 8 kişi ölmüştü.

Yine cezaevinde aynı tarihlerde açlık grevleri ve ölümler yaşanmıştı.

Ülkemizi kan ve gözyaşına boğan 15 Temmuz darbe girişimi öncesi de Uşak FETÖ’nun finans kaynağı haline getirilmişti.

Yahu, benim canım Uşak’ımdan ne ister bu mafya bozuntuları ve terör örgütleri?

Bu milletin başına çorap örmek istiyorsanız gidin başka yerde yapın yapacağınızı.

Bakın, Uşak’tan size ekmek çıkmıyor işte. Dediğim gibi küçücük bir yer.

Kurtuluş Savaşı öncesi ilk Kuvayı Milliye hareketinin çekirdeklerinin Uşak’ta atıldığı ve güvenlik nedeni ile Manisa-Alaşehir’e kaydırıldığını tarihçiler kaydeder.

Bu tez doğruysa Kurtuluş savaşının ilk kıvılcımı Uşak’ta çakmış demektir.

Baş örtülü kız öğrencilerin çırılçıplak arandığını iddia edenler, sanmıyorum ama  bu tarihi bilgileri bilip de “Yiğit düştüğü yerden kalkar” felsefesi ile hareket etmek için birleşip Uşak’ı seçmişlerse büyük hata etmişler.

Bir kere onlar, Kuvayı Milliyeci İbrahim Tahtakılıç ve Alaettin Tiritoğlu gibi yiğit değiller. Önce bunu bilsinler.

Artık şu kirli ellerini de güzel Uşak’ımın üzerinden çeksinler.

Âşıklar Diyarı memleketimin terör örgütlerinin at koşturmak istedikleri bir meydan görmeleri fena halde kanıma dokunuyor.

Bilesiniz.

Yorumlar (0)