23.02.2020, 23:45

Al sana 1000 günde 1000 gölet

Kader Hak ettiğiniz şeydir

Kendini Uşak’ın milletvekili ve bakanı olarak lanse eden bir önceki hükümetin Orman ve Su İşleri Bakanı Prof. Dr.Veysel Eroğlu, 2 Mayıs 2016 tarihinde yaptığı açıklamada: "Göletler de yapacağız. Bin günde bin gölet yaptık, şimdi 2019 yılı sonuna kadar bin 71 gölet, baraj ve sulama tesisi yapacağız. Vatandaş istiyor çünkü" şeklinde bir açıklama yapmıştı.

İşte her şey bu “1000 günde 1000 gölet” projesi ile başladı. DSİ’nin internet sitesinde bu proje kapsamında Uşak’a da 17 devasa baraj yapıldığı belirtiliyor. Halbuki bin günde bir tarlaya karpuz, domates, hıyar eksen belki de meyve alamazsın.

Bahadır Köyünde çöken baraj duvarı değil, benim devlete olan güvenimdir. Kıt kanaat geçinmeye çalıştığım ve üniversitede çocuk okutmaya çalıştığım emekli maaşımdan kesilen vergilerle yapılan ve bir yıl demeden çöken duvardan akan sularla maaşımın yok olmasıdır.

Benden kesilen vergilerle birilerinin bedavadan haksız kazanç elde etmesidir.

T.C. vatandaşı olarak enayi yerine konmamdır. Ne iktidar ne de muhalefet partileri tarafından sahip çıkılmayan 83 milyon T.C. vatandaşından birisi olduğumun sert bir tokat şeklinde yüzüme çarpılmasıdır.

Eyyy Okur!

Dinle. Bu yukarıda bahsettiğim “1000 günde 1000 gölet” projesi kapsamında, Bahadır, İlyaslı, Yayalar, vs. Uşak’ta da 17 barajın yapımına 2016 yılında başladı.

Duvarı çöken Uşak Banaz Bahadır Barajı 13 milyon 420 bin 416 TL’ye ihale edildi. Ege Bölgesi’nin Büyük Menderes Havzası içerisinde, Uşak ili, Banaz ilçesi, Bahadır köyünün yaklaşık 3 km kuzeyinde Sıracevizler deresi üzerinde yer alan ve temelden yüksekliği 49 metre olan barajın gövde tipi kil çekirdekli kaya dolgu tipinde inşa edildi. Depolama hacmi 2 milyon 44 bin m3 olarak belirlendi.

Uşak Banaz Bahadır Barajı Sulaması işi kapsamında 6 bin 430 dekar arazi kapalı sistem sulama sistemiyle sulanması ve proje ile 2 milyon 44 bin m3 depolama kapasitesi bulunan Bahadır Barajından mevcut haliyle kuru tarıma dayalı ve gelir seviyesi nispeten düşük olan dağ köylerinin sulu tarıma geçmesi sağlanması hedeflendiği açıklandı.

İNŞAAT SIRASINDA DA ÇÖKMÜŞTÜ ŞİMDİ YENİDEN YAPILMASI GEREKİYOR

Yaptığım araştırmaya göre inşaat sırasında da duvarda bir çöküntü yaşanmış, ama bin günde tamamlanması için üzerinde fazla durulmadan yalap şalap şap inşaat devam etmişti.

Geçen sene su tutmaya başlayan Bahadır Barajının duvarında, takvimler 20 Şubat Perşembe sabahı 5 metre derinlikte bir çökme yaşıyor ve sular buradan hızla akıyor. gece 02.30 dan sonra DSİ su boşaltma işlemini başlattı. Tedbir olarak da önceden su yatağı üzerinde bulunan Bahadır ve Hatıplar Köyü boşaltılarak, Banaz ilçesinde yurt, otel, pansiyon gibi yerlere yerleştirildi ve köy okulları tatil edildi.

Bölgede yağışların devam etmesi, rezarvuara giren su kapasitesini artırdığı için boşaltma işleminde bazı sıkıntılar yaşandığını öğrendim. Dolgu kaya olduğu için suyu çok hızlı boşaltmak da baraj duvarında çökmelere neden olabilirmiş.

Burada Bahadır, Hatıplar köylerini, Banaz ilçesini çok büyük bir faciadan koruyan ne olmuş biliyor musunuz? Barajı su doldurmada yaşanan beceriksizlik.

Çökme yaşanan baraj duvarının yüksekliği 45 metreymiş. Su seviyesi ise 25 metrede olduğu için 5 metre aşağıda yaşanan çökme sonucu duvardan sızan suyun gücü yetersiz kalmış. 45 metre seviyesinde su olsa Allah korusun bini aşkın insanımızı sel çamurları içinden baharda toplardık. Düşünmek bile istemiyorum.

Tam burada şeytanın avukatlığını yapayım da şu sorulara cevap arayayım.

  1. Eroğlu’nun bakanlığı döneminde aynı anda başlanan ve bin günde bitirilen bu barajlar ne kadar güvenli? Hepsinin teknik kapasitesi yeterli mi? Teknik kontrolleri düzenli yapılıyor mu?
  2. Geçtiğimiz yıllarda inşası sarasında yaşanan çökme sonrası ne gibi tedbirler alındı? O olay yeterince araştırıldı mı?
  3. Peki şimdi Bahadır Barajı ne olacak? Tamir edilebilecek mi? (Benim yaptığım araştırmaya göre barajın tamir şansı hiç yok. Uzmanlar, kaya dolgu olduğu için bağlantı yapılamayacağını, barajın tamamen yıkılıp yeniden yapılması gerektiğini söylüyor.)
  4. Yeniden yapılacaksa, 13 milyon 420 bin 416 TL’ye yapıldığı açıklanan Uşak Banaz Bahadır Barajı bu paranın üzerine mi çökmüş oldu?
  5. İktidar partisi AKP’nin Uşak milletvekilleri, eski bakan Eroğlu, DSİ, Uşaklıdan, “Ey Uşaklı kusura bakma. Paranı çar çur ettik” diye özür dileyecek mi?
  6. Muhalefet partilerinin Uşak örgütleri, başlarını gömdükleri kumdan çıkarıp, muhalefet görevlerini hatırlayarak hesap soracak mı? Yoksa partilerini ele geçirip söz sahibi olmak için halka hiçbir faydası olmayan kayıkçı kavgasına devam edecekler mi?
  7. Hiç sanmıyorum. Sizin hakkınızı ne kadar savunuyorsa şeytanın avukatlığını yapan bu satırların yazarı gazeteci eskisi kardeşinize kaldı. Uşak’ta bunları yazıp çizecek basın da kalmadı maalesef.

İLYASLI BARAJI DA TÖVBE TUTMAYAN TAVUK POPOSU GİBİ

Dedik ya, bin günde yapılacak bin baraj var. Bunun 17 adedi Uşak’ta diye. İşte Bahadır Barajı ile aynı zamanda yapılan Merkez İlyaslı Köyü Barajı var. O da ayrı bir dert.

DSİ sayfasında, “Uşak ili Merkez İlyaslı Köyü Tümenler deresi üzerinde inşa edilen Göletin gövde tipi ön yüzü Membran Kaya Dolgu, talvegden 24,55 metre yüksekliğinde. Gövde dolgu hacmi toplam 138 bin m3 olan gölet inşaatı tamamlandığında 688 bin m3 su depolanarak brüt 1240 dekar tarım arazisi sulu tarıma kavuşacak. Silaj Mısır (%10), Taze Fasulye (% 15), Yonca (%10), Meyve (%15), II. Ürün Silaj Mısır (% 10), II. Ürün Kışlık Sebze ( % 10 ) olarak belirlenmiştir. Proje tamamlanıp belirlenmiş olan ürün deseni ile yılda 1.153.830 TL gelir artışı elde edilmesi amaçlanmaktadır” şeklinde ballandıra ballandıra bu barajın yapılacağı duyurulmuş, sonra da 06.10.2015 tarihinde açılışı yapılmış.

Yapılmış da ne olmuş? Dört yıldır barajda bir damla su yok. Bu gölete de eski para ile 3 trilyon TL’yi aşan bir masraf yapılmış. (Bir İlyasllılı can bana, “Yahu Abi bu parayı bize yani İlyaslıya verselerdi, şimdiye 10 İlyaslı büyüklüğünde İlyaslı olurduk” dedi. İçimde kalmasın diye size aktardım)

Su niye yok? Barajın dibinde bir çatlak var. Suyu koyuyorsun. Akıp gidiyor. Nereye gittiğini bilen yok. Asgari ücretlinin bütçesi gibi. Boşa koysan dolmuyor doluya koysan almıyor. Çarede bulamıyorlarmış. Bulsalar ele güne karşı su dolduracaklar ama bulamıyorlar.

İşin gırgır tarafı da ne biliyor musunuz? İlyaslı Köyü ve çevresi inanılmaz doğal güzellikte bir yer olup her yerinden sular fışkırıyor. Ben 12 Ocak’ta gitmiştim. Bana sorarsanız, sağlam olsa da bu baraj fuzuli yere harcanan bir para olmuş..(Buradan başta genç ve dinamik muhtarı Ramazan Temel, Tophaneli Yusuf ve adını hatırlayamadığım tüm İlyaslılı canlara bin selam olsun)

Devlet, bu gölete bayağı bir masraf etti. Dört yıldır İlyaslı göleti su tutacak. Normal bir ülkede olsa devleti zarara uğratan bu tür yanlış işlerin sorumlularının hesap vermesi gerekirdi. Demek ki biz normal bir ülkede değil, körlerin arasında şaşıların padişah olduğu anormal bir ülkede yaşıyoruz.

İlyaslı Köyünde sudan işler burada bitiyor diye düşünürseniz yanılıyorsunuz. Bir de bir kuyu öyküsü var.

DSİ köyün harman yerine saniyede 80 litre su veren kuyu açtı. O kuyu da sulama amaçlıydı. Bu kuyu da atıl vaziyette

Eskişehir DSİ elemanları bu köyün çıkışındaki arazi sulaması için kuyu açtıklarını, . Tarım kooperatifi kurulması şartıyla üyelere kredi falan vereceklerini söylemişler. Kuyu, kör kuyu. Ama köylünün ihtiyacı da yok zaten. Her yer su.

Üniversite ve askerlik yılları dışında 57 yıldır doğduğum kent olan Uşak’ta yaşıyorum. Uşak’ta da öleceğim. Kim ne derse desin, Uşak bu güzel ülkemin görülmeye değer en güzel illerinden birisidir.

Sadece; seçtiğim yöneticilerin, beni ve hemşerilerimi Uşaklı olarak değil, babasının uşağı olarak görmelerinden usandım.

“Sana yatırım yapıyoruz” yalanlarından yoruldum. Sorunlarım karşısında başlarını deve kuşu gibi toprağa gömmesinden bıktım.

Şair Fethi Giray’ın tabiri ile;

“Usandım,

Yeşermesi umutsuz bahçeyi beklemekten,

Usandım,

Tarla kuşunun sesinden..

Usandım,

Bu yürekten, kendimden..

Usandım

Durup durup seni özlemekten…”

Yorumlar (4)
AYS64 1 ay önce
Kardeşim sen neden yatırım yapan, yaptıran hükümete bindiriyorsun? Her yatırımı C. Başkanı, bakanlar kendileri inşaa etmiyor, kontrolde edemez. Yerel yöneticiler ve bürokratlar sabahtan akşama dairelerinde çay, kahve içip duracağına arada bir gidip kontrolleri yapacaklar. Tabii adının önünde Prof, Dr, mühendis yazanlar sadece kağıt üstünde kontrol eder ve imza atarsa böyle olur. Kalkıp gidecek fiziki kontrolleri gün, gün yapacaklar. Şimdi imzanın bir sorumluluğu vardır, bütün imzası olanlar sorumludur bu rezaletten. Her imza sahibi sorumlu olduğu konudan ceza almalı, tazminat ödemeli bunun içinde sorumlulara davalar açılmalı. Hükümete bindirerek sende olayın üstünü kapatıyorsun. Dünyada tek ülke biziz galiba yatırım yapan hükümete saldıran. Suçlu varsa müteahhit ir, mühendisleridir, kontrolünden sorumlu ilgili daire ve makamlardır, saygılar.
tatar 1 ay önce
Siz de haklısınız. Tedarikçisinden bozuk mal alan bir tüccar, gidip mal aldığı işyerindeki işçilerden hesap sormalı, patrondan ya da yöneticilerden değil, değil mi?
Sonuçta patronun ve yöneticilerin ne kabahati var, malı üreten o değil ya...
sulo 1 ay önce
ya arkadas bu usaga hicmi hayirli bir is yapilmadi ya bende uşakliyim ulubey derelerinide gundeme getirin sulari irin gibi akiyor tabakane pisliklerinde deri faprikalarin pisliginden bir baba yegit cikip dur diyemedi senelerdir vekillerimiz nerde mecliste arka siralarda oturuyor bizi gormesinler diye secin zamanida orduyla gelirler yaziklar olsun ne diyem
Aşc 1 ay önce
Vekiller vekil olsa kendi memleketlerinin yolunu yaptırırdi.. her gün yama yapiliyo..gergin çile...