banner230

“Biden güven mektubumu 20 Nisan’da kabul etti”

Aslen Uşak’ın Karahallı ilçesinden olan Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan, gazeteci Can Ataklı’nın köşe yazısında “ABD güven mektubunu kabul etmiyor” ve “Cuma namazı kılmayan personelin geri çekilmesini istediği” gibi iddialarına sosyal medyadan cevap verdi.

POLİTİKA 29.04.2021, 11:50

“Biden güven mektubumu 20 Nisan’da kabul etti”

Aslen Uşak’ın Karahallı ilçesinden olan Washington Büyükelçisi Hasan Murat Mercan, gazeteci Can Ataklı’nın köşe yazısında “ABD güven mektubunu kabul etmiyor” ve “Cuma namazı kılmayan personelin geri çekilmesini istediği” gibi iddialarına sosyal medyadan cevap verdi.

POLİTİKA 29.04.2021, 11:50
“Biden güven mektubumu 20 Nisan’da kabul etti”

“LOBİ ŞİRKETLERİ VE MEKTUP SUNAMAMA İDDİALARI DOĞRU DEĞİL”

Gazeteci Can Ataklı’nın Korkusuz gazetesinin 27 Nisan 2021 tarihli baskısında yayınlanan; “Amerika’da büyükelçimiz var mı?” başlıklı yazısında

 “Murat Mercan, mart ayı başından bu yana Washington’da.

Ama şu ana kadar itimat mektubunu başkana sunabilmiş değil.”

“Bu arada bir iki de dedikodu duydum.

Örneğin Murat Mercan elçilik ve konsolosluklar bünyesinde cuma namazına gitmeyen personeli Çavuşoğlu’na bildirmiş ve “Bunları geri çekin” demiş.”

“Lobi şirketleri ile Bilal Erdoğan’ın arkadaşlarının tavsiyesi ile sözleşme imzalanmış.”

https://www.korkusuz.com.tr/amerikada-buyukelcimiz-var-mi.html

İddialarına cevap veren Washington Türkiye Büyükelçisi Hasan Murat Mercan, Ataklı’ya verdiği cevapta yeterince araştırma yapmadan gerçekleri çarpıtmakla suçladı ve sosyal medya sayfasında Ataklı’ya şöyle cevap verdi:

“Sayın Can Ataklı’nın bugün (27 Nisan)  tarihli Korkusuz gazetesinde yanlış ve asılsız bilgilere dayanan köşe yazısına cevaben, aşağıdaki hususları kamuoyunun bilgisine sunarım:

Güven mektubu takdim sürecim, Beyaz Saray’ın covid-19 kısıtlamaları çerçevesinde, diğer ülkelerin büyükelçilerine uygulanan yönetim çerçevesinde yürütülmüştür.  Bu süreç sonunda Başkan Biden, güven mektubunu 20 Nisan 2021 tarihinde kabul ettiğini bildirmiştir. Takdim prosedürü ve protokol acısından ülkemize, diğer ülkelerden farklı bir uygulama yapılmamıştır. Bunun aksini iddia etmek ABD’nin teamüllerini ve diplomasinin en temel uygulamalarını bilmediği imasını taşımaktadır.

Göreve başladığım 15 Mart 2012 tarihinden bu yana, Kongre üyeleri, ABD yönetimi, düşünce kuruluşları ana akım medya yöneticileri ve önemli dernek  liderleri ile birçok görüşme yaptım. Bu görüşmelerin büyük bir bölümünü Büyükelçiliğimiz sosyal medya hesaplarında paylaştık.

Sayın Ataklı biraz zaman ayırıp hesaplarımız inceleyip, “kimseyle görüşemediğim” gibi temelsiz iddiaları kamuoyu ile paylaşırken tereddüt ederdi.

“CUMA NAMAZIYLA İLGİLİ İTHAMLAR HAYAL ÜRÜNÜDÜR”

Diğer taraftan, yazıda bahse konu Cuma namazıyla ilgili ithamlar hayal ürünüdür. Yıllarını gazeteciliğe adamış birisinin böylesine kötü niyetli dedikodulara sayfasında yer vermesinden ayrıca üzüntü duydum.

Washington’da veya bir r önceki görev yerim Tokyo’da böyle bir uygulamam söz konusu dahi olamaz. Bu husus başta en yakın Şekilde beraber çalıştığım mesai arkadaşlarım olmak üzere, herkes tarafından rahatça teyit edilebilir.

Son olarak, Büyükelçiliğimizin “bazı lobi şirketleriyle sözleşme imzaladığı” şeklindeki ifadelere de gerçek dışıdır. Büyükelçiliğimizin hâlihazırda sözleşmeli lobi ve halkla ilişkiler firması bulunamamakta, ancak bu konudaki çalışmalarımızı Dışişleri Bakanlığımızla eşgüdüm halinde sürmektedir. Esasen, bu bilgiler gizli değildir ve kısa bir araştırmayla açık kaynaklardan teyidi mümkündür.

Büyükelçi olarak başlıca vazifem, ABD’de ülkemi en iyi şekilde temsil etmek ve ülkemizin çıkarlarını savunmaktır. Türk-Amerikan ilişkilerinin içinde bulunduğu bu kritik dönemde, böyle asılsız ithamlara muhatap olmaktan ve bunlara cevap vermekten dahi hicap duymaktayım.

Sayın Ataklı umarım bundan sonraki yazılarımda kaynaklarının güvenirliğine dikkat eder ve dedikodu yerine hakikate dayanan bilgiler paylaşır. “

(SALİH KILINÇ/HABER)

Yorumlar (0)