Antik Sabeste kenti artık sahipsiz kalmayacak

Uşak Mimarlar Odası başkanı Çağlar Samancı’nın Sivaslı ilçesi Selçikler beldesinde bulunan antik Sabeste kentinin sahipsiz olduğu yönündeki iddialarını araştıran www.usakgundemcom İnternet Haber Sitesi muhabiri Salih Kılınç, Sabeste’inin yeniden ayağa kalkması için yapılan çalışmaları araştırdı.

KÜLTÜR SANAT 14.09.2021, 10:34 14.09.2021, 11:00

Antik Sabeste kenti artık sahipsiz kalmayacak

Uşak Mimarlar Odası başkanı Çağlar Samancı’nın Sivaslı ilçesi Selçikler beldesinde bulunan antik Sabeste kentinin sahipsiz olduğu yönündeki iddialarını araştıran www.usakgundemcom İnternet Haber Sitesi muhabiri Salih Kılınç, Sabeste’inin yeniden ayağa kalkması için yapılan çalışmaları araştırdı.

KÜLTÜR SANAT 14.09.2021, 10:34 14.09.2021, 11:00
Antik Sabeste kenti artık sahipsiz kalmayacak

Kılınç, araştırmasında, Sabeste kenti için akdemik çalışmalara yapıldığını bir kitap hazırlandığını, kent civarında kamulaştırılması gereken arazi ve parseller çin çalışmaların hızla ilerlediğini ve son safhaya geldiğini ve bölgede yeni bir kazı çalışması yapılması için Uşak Turizm ve Kültür Müdürlüğü tarafından girişimlerde bulunulduğunu da tespit etti.

SABESTE KENTİÇİN EN GENİŞ KAPSAMLI ÇALIŞMA KİTAPLAŞTIRILDI

T.C. Sivaslı Kaymakamlığının destekleri ve Uşak İl Kültür  ve Turizm Müdürlüğüyle  kooordineli olarak yürütülen  çalışmalar neticesinde Editörlüğünü Doç. Dr. Emre Taştemur ve Doç. Dr. Münteha Dinç’in yaptığı İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü Dr. Nezih Fıratlı ve ekibince gerçekleştirilen kazılar ışığında yapılan çalışmaların bir araya getirilerek  kitaplaştırıldığı  "Sebaste (Phrygia) Kenti ve çevresi 1966-1978 Kazıları ile 2016-2020 Yılları Yüzey Araştırmalarının Sonuçları" isimli eser   yayınlandı.

Bilim insanları bu eserin, Sebaste Antik Kentinde gerçekleşecek olan çalışmaların yol haritası niteliğinde olduğu konusunda görüş birliğine vardı.

KAMULAŞTIRMA ÇALIŞMALARINA HIZ VERİLDİ

 İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü de son üç ay içinde kazı çalışmaları için kamulaştırılması gereken alanlar üzerine başlatılan çalışmalar son hızla devam ediyor. Bu çalışmaların yürütüleceği kazı alanı içindeki mülk sahipleriyle  Sivaslı Kaymakamı Semih Cembekli ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Sabri Ceylan birçok kez görüştü. 

Gayet uyumlu biçimde çalışmalarını sürdüren ikili, olayın içine Sivaslı Belediye Başkanı Hürriyet Şafak ve Selçikler Belediye Başkanı Osman Çakar’ı da çekerek başkanlarla görüş alışverişinde bulundu. Bu görüşmeler neticesinde altı mülk sahibi ile anlaşma sağlandı. Bununla birlikte mülk sahiplerinin çoğunun vefat ettiği mirasçılarının (çocuklarının, torunlarının) hepsini bir araya getirmenin ve ortak paydada buluşturmanın zorluğunu da yaşadılar. İl dışında ve yurt dışında bulunan mülk sahipleri ve hissedarlarla iletişime geçmek de bir başka handikapları oldu.

UŞAK TURİZM VE KÜLTÜR MÜDÜRLÜĞÜ KAZI İZNİ İSTEDİ

Süreç içersinde bu çalışmanın nihayet bulması için çalışmalara tüm paydaşlar, Uşaklılar ve arkeoloji ve turizm dostlarınca destek olmaları için ayrıca çalışmalar yapıldı. Hem ilimiz hem de Sivaslı ve Selçikler turizm destinasyonu için büyük önem taşıyan Sebaste Antik Kenti'ndeki kalıntıların gün yüzüne çıkarılması, daha iyi korunması ve ziyaretçilere tanıtılması için İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünce burada kazı çalışmalarının başlatılmasına ve burada 12 aylık bir kazı yapılmasına yönelik girişimlerin de devam ettiği öğrenildi.

(SALİH KILINÇ /ARAŞTIRMA)

SEBASTE ANTİK KENTİ TARİHÇESİ

Sebaste kelimesi, Roma İmparatoru Augustus’a yakın olan, sadık olan anlamında kullanılan bir kelimedir. İmparator Augustus’un Actium savaşından sonra Asia ziyaretinde Agustus’un Apollon kehanet merkezine danışarak MÖ 20 yılında kenti kurduğu bilinmektedir. Yazıt şu şekildedir: “Eskiler buraya İmparator Augustus tarafından getirildi, Phoebus’un öğütleri kehanet ile onaylandığında, Augustus buraya geldi ve seçilmiş olan komşu şehirlerin insanlarını bu kentte Ausonianların (İtalyanlar) kurallarına göre ikamet ettirdi ve Romalıların efendisinin ismini aldıktan sonra bu adın ardından Sebaste diye adlandırıldı ki kendisi bizim topraklarımızı ve onun güzel ovasını çok fazla sevmişti; gerçekten, kötü hava ve iç savaş’tan sonra Hades’e birçok insan gönderdiğinde, bu topraklara ulaştı…”. Sebaste’nin Synoikisisi’nin nasıl oluştuğunu ifade eden bu satırlarda Sebaste’nin Anadolu’nun Romalılaştırma sürecindeki tüm bağımsız komelerinin otonom biçimde merkezi kentlere bağlandığı, kentlerin ise Roma İmparatorluğu ile doğrudan bağı olduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca kentin kuruluşunda Romalı kökenlere sahip kişilerin bulunduğu yazıtlardan da bilinmektedir. Öyle ki Apamea gibi komşu şehri Sebaste’nin de kalıcı olarak yerleşmiş Romalı kökenli halkı bulunmaktaydı. Bunların şehrin karar alma sürecinde öne çıktığı da yazıtlardan anlaşılmaktadır. Fıratlı, Sivaslı ilçesinin adının “Sebaste” kelimesinin Türkçeleşmiş hali olduğunu belirtmektedir. Magie 1950: 472. Selçikler ve çevresinde yapılan yüzey araştırmalarında ele geçen yazıtlardan anlaşıldığı kadarıyla polis, strategos (Ordu komutanı), agoranomos (Pazar alanlarını kontrol eden kişi), adlarının geçmesi, buranın önemli bir kent olduğunu göstermektedir (Ramsay 1883: 409). Sebaste kenti, Augustus Dönemi’nden Gordianus III zamanına kadar sikke basmıştır. Bu sikkeler arasında ön yüzlerinde Dinoysos başı, Men, Genç Herakles; arka yüzlerinde ise Zeus, Kybele, Gorgon’u öldüren Perseus, İmparator Caracalla, Nehir tanrısı (Banaz çayı personifikasyonu) tasvirleri olan sikkeler görülmektedir. Kelime benzerliğinden yola çıkarak bir varsayımda bulunduğumuzda; Ausonianlar Orta ve Güney İtalya’da yaşayan halklardır ve Güney İtalya’da, Sicilya’nın batısında “Erice” olarak adlandırılan bir yerleşim vardır. Erice’nin Türkçe’de karşılığı olmadığı gibi başka bir yerleşim yeri ismi olarak da literatürde rastlanmaz. Ancak yerel halk Erice’nin anlamının “er” gelen yani erken gelen anlamından türediğini belirtmektedirler. Tamamen kelime tesadüfü bile olsa bu bilgi paylaşılmaya değer bir anekdottur.

1963 yılında İstanbul Arkeoloji Müzelerine gelen bir şahsın elinde bulunan estampajı yapılmış aziz tasvirlerini müze yetkililerine göstermesi ve bunlar hakkında bilgi almak istemesiyle başlamıştır. Şahıs tasvirlerin önemli olduklarını anlayınca daha fazla bilgi vermeden müzeyi terk etmiştir. Daha sonra ise 1964 yılında Bursa Müzesi müdürü satın almak istediği eserler için İstanbul Arkeoloji Müzeleri ile temasa geçmiş, müze yetkilileri bu eserlerin daha önce İstanbul Arkeoloji Müzelerine estampajları getirilen eserler olduğunu anlamış ve kısa bir araştırma sonucunda eserlerin Uşak ili-Sivaslı ilçesi, Selçikler köyünden getirildiği tespit edilmiştir. Selçikler köyünde acilen kurtarma kazısı yapılması gerektiğini anlayan Dr. Nezih Fıratlı 1966-1978 yılları arasında İstanbul Arkeoloji Müzeleri adına, 13 sezon süren kazıları gerçekleştirmiştir.

Yorumlar (0)