Türkiye’de ev sahipleri ile kiracılar arasında kurulan ilişkinin tüm boyutları yasalara göre yönetilmektedir. Yasalar bazen kiracıları bazen de ev sahiplerini koruyorlar. Bunun bir de devlet boyutu bulunuyor. Kira gelirinden devletin aldığı vergi açısından da devlet korunuyor. Tüm ilişki yasal uygulamalarla belirleniyor. Elden kira vermek de böyle çetrefilli bir konu oluyor.
DEVLET ELDEN KİRA VERİLMESİNİ NEDEN İSTEMİYOR?
Devletin elden kira verilmesini istemediği açık bir şekilde biliniyor. Bu uygulamanın farklı açılardan sakıncaları bulunuyor. Elden kira alan bir ev sahibi büyük ihtimalle eksik beyanname bildirecek ve kira gelir vergisini olması gerekenin çok altında ödeyecek, hatta hiç ödemeyecek. Bu da devletin vergi kaybı olacak. Kiracı açısından da elden kira ödemesini yapması ispat noktasında sıkıntı olacaktır. Ev sahibi ile uyuşmazlığa düşülmesi durumunda kiracı elden verdiği kirayı ispat etmesi hiç kolay olmayacak mağdur olacak.
ELDE KİRA VERMENİN YAPTIRIMI VAR MI?
Elden kira verilmesi yasalara göre suçtur. Bunun da vergisel bir cezası bulunmaktadır. Cezanın ne kadar olacağı ise Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın takdirindedir. Ancak elden kira verilmesi konusu biraz tafsilatlı bir mesele olarak karşımıza çıkıyor.
Konut ve iş yerleri için farklı farklı uygulama yapılıyor. İş yerleri için kira ödemesi elden veriliyorsa hem mülk sahibi hem de kiracı cezalandırılır. Ancak konutlarda uygulama biraz daha farklı oluyor. Konut kirasının elden ödenmesi durumunda ev sahibi cezalandırılır ama kiracının herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Kiracılar bu durumda herhangi bir yaptırım ile karşılaşmazlar. Dolayısıyla bir cezaları da yoktur.