Sonbaharı sağlıklı geçirmenin 3 önemli yolu

Havaların iyiden iyiye soğumaya başlamasının ardından kapalı ortamlarda geçirilen zamanın da artması nedeniyle grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi bulaşıcı hastalıklar bu mevsimde daha sık görülüyor.

Sonbaharı sağlıklı geçirmenin 3 önemli yolu

Uzmanlara göre, ev ve sınıf gibi kalabalık ortamların havalandırılması, ellerin sık sık yıkanması, sigara dumanından uzak durulması bu hastalıkların önlenmesinde etkili oluyor.

Sonbaharda hava sıcaklıklarının düşmesi ve aynı zamanda insanların kapalı alanlarda sıklıkla bir arada olması gibi nedenlerle üst solunum yolları enfeksiyonlarında artış gözlemlenirken,  en çok rastlanılan hastalık nezle ve soğuk algınlığı.

Nezle çocuklarda daha sık görülüyor

Halk arasında nezle, soğuk algınlığı ve grip birbiri yerine kullanılırken, aslında bu hastalıklar birbirinden farklı. Nezle çok sık görülen bir hastalık özellikle çocuklarda 5-6, yetişkinlerde 3-4 defa gözlemleniyor. Nezleye neden olan 200’den fazla virüs tespit edildi. Nezle gripten farklı olarak daha iyi huyludur.

Sonbahar ve kış mevsiminde çocukların ve yetişkinlerin hiç hasta olmaması elbette mümkün değildir. Hasta olmamak için sürekli izole bir ortamda bulunulması gerekiyor. Çocuklar kreşte, yetişkinler de ise toplu taşıma araçlarında virüs ile karşılaşıyor.

Hapşırıkla, öpüşmeyle ve el temasıyla bulaşıyor

Birincisi damlacık enfeksiyonu şeklinde bulaşmaktadır yani hapşırık ve öksürük ile bulaşmaktadır.  Soluduğumuz havaya saçılan küçük partiküller gözle göremediğimiz havadaki küçük toz partiküllerine yapışıyor. Bu şekilde bir balon gibi havada asılı kalıyorlar. Bu virüsler 2-3 saat havada canlı kalabiliyorlar. Sağlıklı bir insan bu havayı soluduğunda virüsler burun mukozasına yerleşiyor ve hastalık tablosu oluşturuyor. Ama tabi ki damlacık enfeksiyonu sonucunda kesin hasta olunacağı söylenemez. Vücut direnci, virüsün miktarı, çevre koşullarına bağlı olarak hasta olma riski değişebiliyor. İkincisi doğrudan temas şeklindedir. Öpüşme ile gerçekleşiyor. Üçüncüsü ise elle temas şeklindedir. Hapşırıldığı, öksürüldüğü zaman elimizi ağzımıza götürdükten sonra eldeki virüsleri dokunulan yere bırakarak bir başkasının teması ile geçmektedir.

Eller mutlaka sık sık yıkanmalı

Hasta olan kişinin dokunduğu yere temas etmişsek elimizi yüzümüze ve gözümüze getirmemeliyiz. Dışarıdan eve geldiğimizde elimizi yıkamalıyız. Bu yıkama eli ıslattıktan sonra parmak aralarını, bilekleri ve avcu iyice ovalayarak en az 20 saniye sürmeli ve kurutmalıyız. Bir diğer koruma yolu hasta olan kişi ile temasa geçmemek. Öpüşmeden, selamlaşmadan kaçınılmalı. Toplu yerlerde, toplu taşıma araçlarında maske kullanma gibi önlemler alınabilir.

Kolun iç yüzeyine doğru hapşırın

Hasta olan kişi hapşırırken, öksürürken elini ağzına götürmek yerine ağzını ve burnunu kolunun iç yüzeyine doğru getirerek hapşırır, öksürür ise virüslerin çevreye yayılması engellenebilir.

Kapalı ortamlar sıkça havalandırılmalı

Nezleye yakalanma riskleri  ise şu şekilde sıralanabilir.

Kreş kullanımı, okullarda sınıfların kalabalık olması, sigara içilmesi, toplu taşıma araçlarında içeri temiz hava girmemesi riski artırıyor” dedi. Nezlenin önlenmesi için ev ve sınıf gibi kapalı ortamların sık sık havalandırılması gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Murat Topak, “Kapalı ortamlar sık sık havalandırılmalıdır. Yeterli temiz hava girmesi sağlanmalı,  sigara içilmemeli, toz  olmamasına özen gösterilmelidir.

Sigara dumanı burundaki savunma sistemini zayıflatıyor

Sigara dumanının nezle olmayı kolaylaştırdığını biliyormuydunuz. Burun mukozasındaki titrek tüylerin görevi mukozayı korumaktır. Sigara dumanı bu titrek tüylerin hareketine engel olmaktadır. Mukozaya yapışmış bir virüs titrek tüyler ile arkaya doğru itilip yutarak uzaklaştırılmaktadır. Ancak sigara dumanı bu titrek tüyleri felç ettiği için görevini yerine getirememektedir.  

Burun akıntısı, gözde yaşarma görülüyor

Nezle olan kişinin burun akıntısı, burun tıkanıklığı, gözde yaşarma, boğazda kuruluk ve öksürük şikayeti ile karşılaşırken, çocuklarda ateş daha ön plandayken, yetişkinlerde ateş pek görülmüyor.

Nezlede antibiyotik kullanılmaz

Nezlede yeterli sıvı alınması elbette önemlidir. Bitkisel çaylar tüketilmeli, çocuklarda ateş düşürücü dışında çok ilaç önerilmiyor. Burun tıkanıklığı için tuzlu ve karbonatlı su ile temizlenebilir. Nezle virüs enfeksiyonu olduğu için antibiyotikler yararsızdır. Hasta kendi bildiği antibiyotiği kullanmamalı ve mutlaka hekime danışılmalıdır.

Nezle normal süreci 3-10 gün arasındadır. Bu süreçten sonra semptomlar ortadan kalkıyor. Öksürük fazlalaşırsa ateş artarsa kulak ağrısı başlarsa komplikasyona dönüşmüş olabilir. Mutlaka bir uzmana danışılmalıdır.

Grip aniden başlıyor

Grip ile nezle arasındaki farka ise şu şeklide sıralanabilir. Grip de tıpkı nezle gibi yine virüslerle meydana geliyor ancak başlangıcı daha anidir. Şiddetli baş ağrısı, kas ağrısı, titreme, öksürük şeklinde başlamaktadır. Grip nezleye göre daha ağır geçmektedir ve kişi yatma ihtiyacı duymaktadır. Virüslerle meydana geldiği için bu hastalıkta da antibiyotik kullanılmıyor. Grip dünya çapında salgınlara neden olan bir hastalıktır. Grip nezleden farklı olarak çok daha fazla komplikasyona neden olabiliyor. Ölüm ile sonuçlanabiliyor.

DSÖ, grip aşısı öneriyor

Gribin bulaşma yolları nezle ile aynıyken, gribin korunma yollarında nezleden farklı olarak Dünya Sağlık Örgütünün risk grupları için önerdiği aşı yöntemi var. Bu risk grubu özellikle 65 yaşının üstü, hamileler, sağlık çalışanları, küçük çocuklar, diyabet hastaları, vücut direncini bozan hastalığa sahip kişiler, kronik hastalığı olan kişilerden oluşuyor. Aşı için önerilen zamanlama Ekim Kasım aylarıdır. Aşının bağışıklık süresi 8 aylıktır.

Gripte istirahat şart

Solunum sıkıntısı, bilinç bulanıklığı gibi komplikasyonlar karşısında hastaneye gidilmelidir. Üşüme hissi, titreme karşısında ılık su ile duş alınmalı ve kat kat örtünülmemelidir.

Nezle ve grip sırasında kulak ağrısı ve kulakta tıkanıklığın bir komplikasyonun habercisi olabilir, bu durumun işitme kaybına neden olabileceğini ve uzmana danışılması gerektiğini unutmayın.

YORUM EKLE