Muğla Sarsıntısı Türkiye’yi Uyardı: “Deprem Göçü Devam Edecek”
Prof. Dr. Şükrü Ersoy:
Depremin derinliğinin 67 kilometre olduğunu belirten Ersoy, bu tür depremlerin Türkiye'nin yer kabuğu içinde değil, Rodos açıklarındaki dalma-batma zonunda gerçekleştiğini ifade etti. Bölgenin büyük depremler üretebilecek kapasitede olduğunu ve her an deprem beklenebileceğini vurguladı.
Prof. Dr. Naci Görür:
Depremin Plini-Strabo Fay Zonu'nda ve Helen-Kıbrıs Dalma-Batma Zonu'na bağlı olarak meydana geldiğini belirtti.
Prof. Dr. Osman Bektaş:
14 Mayıs'tan beri Muğla'nın 6 büyüklüğündeki depremlerle tehdit edildiğini ve bu depremin bunun bir göstergesi olduğunu ifade etti. Girit-Rodos deprem kuşağının, Gediz-Simav faylarının oluşturduğu Uşak deprem kümesini büyüttüğünü ve depremlerin güneyden Muğla'ya doğru göç ettiğini belirtti.
Prof. Dr. Hasan Sözbilir:
Depremin Marmaris Fay Zonu üzerinde meydana geldiğini ve bu depremin, Marmaris Fay Zonu'na komşu karadaki fayları tetikleyebileceğini öngördü.
Doç. Dr. Ceyhun Özçelik:
Depremin ardından önemli bir tsunamik etki öngörmediklerini, ancak vatandaşların olası şiddetli depremler sonrası tedbirli olmaları gerektiğini belirtti. Yetkililerden gelecek açıklamaların önemle takip edilmesi gerektiğini ve çok şiddetli depremler sonrası kıyı şeridinden en az 1 saat uzak durulmasının uygun olacağını ifade etti.
Prof. Dr. Okan Tüysüz:
Depremin derinliği nedeniyle geniş bir bölgede hissedildiğini, ancak hasarın daha az olmasının beklendiğini belirtti. Ege Bölgesi'nin dünyanın en sık deprem olan bölgelerinden biri olduğunu ve bu hareketliliğin olağan kabul edilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, 5'e kadar varan artçıların olabileceğini ve hasarlı binalara girilmemesi gerektiğini vurguladı.
Uzmanlar, bölgedeki sismik hareketliliğin olağan olduğunu, ancak vatandaşların tedbirli olmaları gerektiğini belirtmektedirler.