Uşak Eğitim Sen'den Sert Tepki: "Bu Saldırı Münferit Değildir!"
Eğitim emekçilerinin uzun süredir şiddet vakalarına karşı uyarı yaptığını ancak yetkililerin bu uyarıları dikkate almadığını belirten sendika temsilcileri, "Bugün burada yalnızca aramızdan koparılan arkadaşımız için değil, yıllardır göz ardı edilen itibarımız ve can güvenliğimiz için toplandık. Fatma Nur Çelik öğretmenimizi unutmuyor, unutturmuyoruz" ifadelerini kullandı.
"Saldırı Münferit Değildir, Sorumlu Bakanlıktır"
Eğitim Sen Uşak Şubesi tarafından yapılan açıklamada, saldırının münferit olmadığı vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Okullarda artan şiddet vakaları uzun süredir ciddi bir tehdit oluşturmaktadır. Yaptığımız uyarıları dikkate almayarak, kalıcı ve önleyici politikalar hayata geçirmeyen Milli Eğitim Bakanlığı bu olayın birinci derecede sorumlusudur. Somut ve kalıcı adımlar atılmadığı için şiddet ortamı giderek derinleşmiştir. Bir okulda kesici aletle saldırı gerçekleştirilebilmesi, güvenlik mekanizmalarının yetersizliğini açıkça ortaya koymaktadır."
Şiddetin Toplumsal Zemini Ve Öğretmen İtibarı
Açıklamada şiddetin yalnızca bireysel öfkeden kaynaklanmadığına dikkat çekilerek, medya, siyaset ve bürokraside giderek meşrulaştırılan sert ve kutuplaştırıcı dilin eğitim emekçilerini hedef gösterdiği vurgulandı. "Öğretmenlik mesleğinin sistemli biçimde değersizleştirilmesi, eğitim emekçilerinin kamuoyu önünde haksız biçimde suçlanması ve sorumluluğun sürekli öğretmene yüklenmesi öğretmenleri hedef haline getirmektedir" denilen açıklamada, pedagojik temelden yoksun uygulamaların da okulları güvenli öğrenme ortamı olmaktan uzaklaştırdığı belirtildi.
Yetkililere 7 Maddelik Çağrı
Eğitim Sen Uşak Şubesi, başta Milli Eğitim Bakanlığı olmak üzere tüm yetkililere şu çağrılarda bulundu:
- Okul güvenliği konusunda bütünlüklü, bilimsel ve katılımcı bir politika derhal hayata geçirilmeli
- Rehberlik ve psikolojik danışmanlık hizmetleri güçlendirilmeli
- Her okulda yeterli sayıda uzman personel görevlendirilmeli
- Risk altındaki öğrenciler için erken müdahale ve destek programları uygulanmalı
- Okullarda şiddeti önlemeye dönük bağlayıcı bir eylem planı hazırlanmalı
- Eğitim emekçilerinin mesleki itibarını koruyacak, hedef gösterilmelerini engelleyecek açık ve net bir tutum alınmalı
- Saldırının tüm yönleriyle aydınlatılması, ihmali bulunanların tespit edilmesi ve sorumluların hesap vermesi gerekmektedir
Açıklamanın sonunda eğitim emekçileri olarak güvenli bir çalışma ortamı talep ettiklerini vurgulayan sendika temsilcileri, "Bu talep bir ayrıcalık değil, en temel haktır. Güvenli olmayan bir okulda sağlıklı bir eğitim süreci yürütülemez. Okullarımızı şiddete teslim etmeyeceğiz. Öğretmenlerin ve öğrencilerin güvenli, huzurlu ve sağlıklı bir eğitim ortamında bulunma hakkını savunmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.Basın açıklaması, "Birleşe Birleşe Kazanacağız, Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz" sloganlarıyla sona erdi.