01.09.2022, 10:07

UŞAK! 1 Eylül Doğum Günün Kutlu Olsun Doğduğum Şehir

Trikopis'in kılıcını Teslim alan annemin Köyü GÖĞEM, 2500 yıllık geçmişi olan Cılandıras Köprüsü, Karun hazineleri, dünyanın 2. büyük kanyonu olan Ulubey kanyonları, helvası, tahini,tarhanası,el halısı kilimi, bitmeyen güzellikleri ile bilinmeyen şehir Uşak. 100. Doğum günün kutlu olsun

Uşak’ın Kurtuluş Öyküsü:

Uşak'ın İstiklal Savaşımızda önemli bir yeri vardır. Yunan Orduları Komutanı General Trikopis Göğem Köyü'nde esir alınmıştır. 1 Eylül 1922'de Uşak işgalden kurtulmuştur. Atatürk'ün o meşhur "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz’dir" emrini Uşak'ta vermiştir.

2 Eylül günü Uşak'ın Çardak Köyüne vardığım zaman Atatürk ve İnönü iki büyük kumandan ve iki milli halaskar Uşak'a girmiş bulunuyordu. Zafer yolunda Afyon'dan sonra Atatürk'ün vücuduyla şeref ve sevinç duyan ilk şehrimiz Uşak'tır. (Orgeneral İzzettin Çalışlar)

Milli Mücadele Dönemi

Yunan İşgalinden Önce Uşak İstanbul Hükümeti'nin tutumuna karşı Mustafa Kemal önderliğinde başlayan, Milli Kurtuluş Harekatı, yurdun dört köşesinden destekleniyor ve yer yer Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri kuruluyordu. Uşak'ta da İbrahim Tahtakılıç başkanlığında Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. Yunanlar İzmir'e asker çıkarmış ve Anadolu içlerine doğru ilerlemeye başlamışlardır. Bu sıralarda Uşak hummalı bir faaliyet içindeymiş. Halk, Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'ni destekliyormuş. Alâeddin Tiritoğlu, mahallen teşkil edilen ve kendisinin idare ettiği ufak bir milli kuvvetin kumandanı imiş. Ayrıca 1920 yılında kurulan Uşak Hücum Taburundan başka, ihtiyat erlerinden 250-300 kişilik silahlı Uşak Milli Piyade Taburu kurulmuştur. Kısa bir süre sonra merkez, bucak ve köylerden dört bölüklü Uşak Süvari Alayı meydana getirilmiştir.Bu sıralarda Uşak'ta bulunan Kuva-yi Milliye ve 23. Fırka (tümen) komutanı İzzettin Çalışlar, ilerleyen Yunan kuvvetlerine karşı koymak için İnay İstasyonu'na Uşak Hücum Taburu'ndan bir bölük göndermiştir. Ayrıca cephe komutanlığı, Simav mıntıkasında toplanmış, Yunanlara karşı taarruza geçen kuvvetlerin, Uşak'ta bulunan birliklerle ve Uşak Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti'nin de yardımıyla desteklenmesini emretmişlerdir. Bu emir üzerine 23. Fırka Kumandanlığı, diğer kuvvetlerle birlikte, Jandarma Yüzbaşı İsmet İnönü kumandasındaki Uşak Hücum Taburu'nu Demirci'ye göndermiştir. Çok az olan cephane ve bombalar da bu taburla birlikte yollanmış, bu sebepten Uşak Cephesi zayıflamıştır. Fırkanın Uşak cephesinde kalan 68. ve 69. alayları er, at, silah ve giyim itibariyle hayli zayıf imiş. Elde güvenilecek ihtiyat kuvveti olarak yalnız Uşak Milli Piyade Taburu ile Uşak Milli Süvari Alayı kalmıştır.

Uşak’ın da kahramanı kadar haini de çoktur

Uşak'ın Yunanlar eline geçişi:27 Ağustos 1920 günü düşman kuvvetleri, Alaşehir'den seri bir hareketle Uşak istikametinde taarruza geçmişlerdir. Uşak'taki 23. Tümen'in 1500 mevcudu varmış. Tümen, Uşak'ı örtmek ve müdafaa etmek için Sarayköy-Karakuyu-Karahasan köyleri hattında mevzilenmiş ve sol yanı ile Selikler köyüne kadar uzanmıştır. Kurban Bayramı izni yüzünden Uşak'ta mevcutları az olan Uşak Milli Piyade ve atlı bölükleri bırakılmıştır. Bunlar da Sarayköy üzerine ilerleyen Yunan kuvvetlerine karşı cephe almak üzere o istikamete kaydırılmışlardır. Yunanlar Sandıklı Köyü-Saray Köyü hattına yanaşmıştır. Bu suretle Uşak muharebesi başlamıştır. Yunanlar, Musa çetesinin kılavuzluğu ile gece karanlığında Sarayköy ve Külköy arasında bulunan yüksek kayalara çıkmaya muvaffak olmuşlar, daha o gün Demirci muharebelerinden dönen 44 ve 108 mevcutlu iki tabur ile Uşak'ta bulunan bir hücum bölüğünün geceleyin Yunanlara karsı yaptıkları taarruzla, bu tepeleri ele geçirmek mümkün olmamıştır. 28 Ağustos sabahı muharebe, düşmanın üstünlüğü ile devam etmiştir. Düşman en az 12000 piyade ve kuvvetli topçu ve süvari birlikleri ile taarruzun ağırlığını Karakuyu ile Külköy arasında bulunduruyormuş. Yunanlar yerli halkın direnmesine rağmen 29 Ağustos 1920 tarihinde Uşak'ı işgal etmişlerdir. c- Uşak'ın geri alınışı: Uşak'ın işgal altında kaldığı tam iki sene içinde Büyük Millet Meclisi Hükümeti, Garp Cephesi'ni kuvvetli bir hale getirmiştir. Garp Cephesi Kumandanı İsmet İnönü, İnönü Savaşları'nı kazanmıştır. Ordular Sakarya Meydan Muharebesi'nde Yunan ordusunu yenmiştir. Bunu Mustafa Kemal Paşa'nın Afyon-Dumlupınar Meydan Muharebesi zaferi takip etmiştir. Mustafa Kemal Paşa'nın idare ettiği Türk kuvvetleri 30 Ağustos 1922 tarihinde Murat Dağları'nın doğu eteklerinde Çal Köyü mıntıkasında Yunan ordularının büyük kısmını kuşatarak yok etmiştir. Türk ordularının imha hareketinden kurtulabilen ve General Franko kumandasında toplanan I. ve II. Yunan piyade tümenleriyle, bir süvari tugayı ve meşhur Palantras Müfrezesi, I.Kolordunun taarruzu karşısında 30 ve 31 Ağustos günlerinde Hallaçlar-Kaplangı dağı hattında kesin bir mağlubiyete uğratılmıştır. General Franko, 1 Eylül 1922 günü ümitsiz bir halde Uşak'ın Kapaklar-Kusura Deresi-Elma Dağı hattında tutunmaya çalışmıştır. Sonra da Karlık istikametinde ilerleyen 6. Tümenin önünde tutunamayarak kaçmıştır.Birlikler, 1 Eylül 1922 günü ikindi vakti Uşak ovasında şehre doğru süratle ilerlerken, şehir yanmıştır. Bu sırada şehre ilerleyen birliklerin başında Kumandan İzzettin Çalışlar bulunmuştur. 2 Eylül 1922'de Uşak işgalden kesinlikle kurtulmuştur. d- Yunan Başkomutanı Trikopis'in Esir Alınışı: Uşak için gurur kaynağı olan konulardan biri de Yunan başkomutanı Trikopis'in, Eylül 1922'de Atatürk'ün komutasında bulunan Kafkas Tümen Komutanı Halit Bey tarafından Uşak'ta yakalanmasıdır.30 Ağustos 1922'de Dumlupınar Başkumandanlık Meydan Muharebesi'nde bozguna uğrayan Yunan Ordusu'nun büyük bir kısmı Dumlu, Büyükoturak, Banaz, Kızılhisar ve Kapaklar üzerinden Uşak'a doğru çekilirken Yunan orduları başkomutanı General Trikopis'in de içinde bulunduğu büyük bir birlik, Comburt Ovası'nı geçerek 2 Eylül 1922 günü Aşağıkaracahisar köyüne gelmiştir.Aynı gün 5. Kafkas Tümeni'ne mensup birlikler muhtelif savaşlar vererek, Elma Dağı'nın güneydoğusunda bulunan Göğem Köyü'nün doğu yakasına yaklaştığında, Karacahisar ve Çumyuva (Mıngırap) köylerinin yanmakta olduğu haberini almışlardır.Bir müddet sonra küçük rütbeli bir Yunan subayı, tümen kumandanının yanına gelerek General Trikopis'in teslim olmaya karar verdiğini söylemiştir. 5. Kafkas Fırkası Kumandanı Halit Bey, Liva Komutanı Hopalı Ali Rıza Bey'e Yunan subayının getirdiği haberi bildirmiş ve gidip Yunanları teslim almasını emretmiştir.2 Eylül 1922 gecesi saat 22.30 sıralarında Süvari Bölüğü Komutanı Sivaslı Yüzbaşı Ahmed Bey, esir generaller ile maiyetlerini Bölmeli Tepe'deki (Çakmaklı Tepe) 5. Kafkas Fırkası Komutanı Albay Dadaylı Halit Bey'in (Halit Akmansü) yanına getirmiştir. Yunan komutanının Uşak’ta Atatürk'ün huzuruna çıkarıldığı ev şu an müze olarak ziyarete açılmıştır.

Yorumlar (1)
Yaşar T. 3 hafta önce
Sayın yazar, Uşak duyarlılığınızı yazılarınızda okuyorum. Fakat Vatanperver sayısı ile hain sayısını eş tutmanız doğru değil.Ecdadın kemikleri sızlamasın,milli mücadelede İngiliz Fransız ve Yunan sevicisi mankurtlar az da olsa mevcuttur.