26.08.2022, 15:34

Tüm Ülke Suç Mahalli

Merhabalar ben Gamze,21 yaşında bir üniversite öğrencisiyim. Bugün sizlere 21 yaşında daha hayatının çok başında olan bir kadının gözünden Türkiye de kadın olmayı anlatacağım. Memleketim olan Adana’dan üniversite okumak için geldiğim Uşak’ta tek başıma hayata tutunmaya çalışırken ailem ,arkadaşlarım güvendiğim insanlar yanımda olmadığı için daha temkinli, daha hassas davranmak zorunda kaldım hatta atacağım adımı iki kere düşünür hale geldim. Buna rağmen sayısız olay geldi başıma. Bunların içinde onlarca kez  sözlü taciz olmasının yanı sıra Uşağa ilk geldiğim dönemde tek başıma Uşağın çok işlek olan bir caddesinde akşamın çok da geç olmayan bir saatinde yürürken arkamdan gelen tanımadığım ve zannımca uyuşturucu madde kullanmış bir adam tarafından sadece tek başıma yürüdüğüm ve muhtemelen  güçsüz ,savunmasız göründüğüm için fiziksel şiddete uğradım. Detaylara girmek istememekle birlikte hayatım boyunca atlatamayacağım bir travma ve korku yaşadım. O dönemler çok severek okuduğum ,büyük hayallerle geldiğim üniversitemi bile bırakmayı düşündüm. Olayın mahkemeye iştirak etmemesi bir yana  kendime geldikten bir süre sonra çağırdığım polis ekipleri tarafınca (güya!) babacan bir tavırla Uşağın küçük bir yer olduğu şahısın beni tanımadığı için kimliğimin ortaya çıkması dahilinde başıma bela olabileceğini ve olaydan şikayetçi olmamın güvenlik açısından benim aleyhime olacağı söylendi. O an yaşadığım korku ve çaresizlikle olayı idrak edemedim ve sustum bir süre ailemin yanına gittim daha doğrusu kaçtım. Daha anlatamadığım şu kısacık ömrümde başıma gelen onlarca talihsizlik bir yana dursun şahit olduğum duyduğum okuduğum sayısız taciz ,tecavüz ,şiddet, cinayet , eziyet  ve adaletsizlik Türkiye de kadın hatta insan olmanın ne kadar zor olduğunu gözler önüne seriyor.

 Yabancı uyruklu bir arkadaşım Türkiye’ye üniversite okumak için gelmek istediğini ailesine söylediğinde babasının kendisine ;

’ Türkiye’ye gitme orada kadınlar öldürülüyor’’ dediğini anlatmıştı. Güzel ülkemin böyle bir durumla anılmasından daha çok babasının haklı olması canımı yaktı.

 Çevremde ki insanların özellikle kendi yaşıtlarımın çoğu yurt dışına çıkmak istiyor sebebi de ’’İnsan muamelesi göremiyoruz, psikolojimiz bu olayları artık kaldıramıyor ’’ oluyor. Bir sokak röportaj ’nda duyduğum ve yıllardır aklıma kazınan bir söz var;

‘’Türk olmaktan gurur duyan ama Türkiye‘ de yaşamaktan nefret eden bir nesil yetiştirdiniz’’

Amaann bakmayın bize ne var yani, yakılıp ,eziyet görüp, şiddetin her türlüsüne maruz kalıp, eşitsizlik baskı görüp, öldürülüp katilimizi değil de toplum ve adalet bizi suçluyorsa? Bunun için insan ülkesini terk eder mi hiç? Birde ne yapacağız oralarda kız başımıza!

Hem Avrupa bizi kıskanıyor bakınız sağlıkta değil, eğitim de değil, ekonomi de değil milli savunma da değil, üretim de değil KADINA ŞİDDETTE AVRUPA ÜLKELERİ ARASINDA BİRİNCİ SIRADA; ZİRVEDE YER ALIYORUZ…

Peki kim bunların sorumlusu? Kararan hayatların, çalınan yılların, söndürülen ocakların, yakılan yıkılan kadınların, hayata karşı hep bir adım geride durmak zorunda olan genç kızların, umutla beklememiz  gereken yerde korkuyla baktığımız yarınların ,tacizde tecavüzde cinayette fail’e tahrik indirimi uygulandığında, kravat taktı diye cezası düşürüldüğünde öldürülen kadının ailesinin yüreğinde ki yangının, çalınan hayatlarının ,tedirginlikle çarpan yüreklerin sorumlusu kim ?

Sorunun bize sunulan şıklarında şunlar var;

Kadının mini giyinmiş olması

Kadının gece geç saatlerde dışarıda olması

Kadının alkol tüketmiş olması

Kadının kadın olması (!)

Hayır! Hiçbir şık doğru değil.

Yoksa bu sorunun cevaplarını da mı yandaş bir yayından aldılar ?

Sayfalarca yazmak istediğim ama sayfaların bu vahim durumu anlatmaya yetmeyeceğini bildiğimden, şimdilik bu  yazımın sonuna geldim. Dilerim ki en kısa zamanda öldürülmekten korkmadan, geleceğe ümitle bakabileceğimiz, gönlümüzce yaşayabileceğimiz günlere gözlerimizi açarız.

Bütün öldürülen kadınların acısını kalbimizde yaşıyor, daha fazla kadın öldürülmesin diye omuz omuza mücadele etmeye devam ediyoruz.

Yorumlar (7)
Nehır 1 ay önce
Gamze hanım, yazınızı tüylerim ürpererek okudum. Farklı konularda, gündem de ki olaylarla ilgili düşüncelerinizi, aktarıp, bizlerle paylaşırsanız çok sevinirim. tebrik ediyorum
Mustafa Caner 1 ay önce
Her erkeğin hayatında bir kadın muhakkak var. Hiç bir kadın yok diyenin annesi var. Hepimiz bir anneden doğduk. Allah aşkına her kim olursa olsun. Size nasıl bir zarar verirse versin. Kadındır bu. Zayıftır. Korunmaya ihtiyaç duyandır. Lütfen uzak durun. Pisliğinizi Allahın emanetlerine sıçratmayın
Yasemin Nuran Açık 1 ay önce
Kadınlar Allah'ın erkeklere emanetidir ve ne yazıkki bu cani canavar ve tavizcileride yetiştirende yine bir anne biz nerde yanlış yapıyoruz neden ahlaki değerlerimizi kaybediyoruz ve neden nasıl oluyorda bize ait olmayana üstelik Allah'ın emaneti olan kadınlara kötülük yapmakta yarışıyoruz.Rabbim islah etsin böyle sapıkları eğer etmiyorsa da canlarını alsında pisliklerini masum kızların hayatlarına kasdederek bulaştırmasınlar.Gamzecim seni çok büyük medeni cesaretin ve genç yaşında yaşadığın travmayı yazabilme sesini duyurabilme çabandan dolayı 3 kız çocuğu annesi olarak kutluyorum yavrum seninle gurur duyuyorum.Lütfen unutma Altın çamurada düşse değerinden hiç bir şey kaybetmez sizler bizim değerli ve bu ülkenin geleceğini şekillendiren şekillendirecek olan güllerisiniz hiç bir zaman solmayın ve sesinizi duyurmak adınada hiç bir şeyden korkmayın...Güzel rabbim herkesin layığını verecektir.Tabi yazında emniyet görevlilerinin tutumu ve olaya yorumlarından yola çıkarak konuşulacak çoook
İlayda 1 ay önce
Mükemmel bir yazı olmuş. Gerçeğimize ışık tutmuş. Cesur, yetenekli yazarımızı tebrik ederim. Bir psikolog olarak söylemek isterim ki taciz,tecavüz,şiddet gibi kişinin cinsiyetine,benlik bütünlüğüne, bedenine veya psikolojisine yapılan hiçbir saldırı kabul edilemez. Ne yazık ki ülkemizde her gün binlerce kadın, cinsiyeti sebebiyle sayısız işkenceye, aşağılamaya, psikolojik veya fiziksel şiddete maruz kalmaktadır. Fiziksel, cinsel, psikolojik şiddet kişide çok büyük travmalara sebep olur. Yıllar sonra bile etkisi ne yazık ki devam eder. Peki durum bu kadar ciddiyken kadınların yaşam hakları, hayatları, özgürlükleri, fiziksel ve psikolojik bütünlükleri tehlikedeyken biz bu ülkenin vicdan sahibi vatandaşları olarak hayatlarımıza nasıl devam ediyoruz? Yüzlerce, binlerce kadın, bizim kadınlarımız öldürülürken, katledilirken nasıl sessiz kalmaya devam ediyoruz? Bu yazıda anlatılan genç bir kadının yaşadıklarıydı. Kadınların yaşadığı bu zorluklar yalnızca bugünün sorunu değil çok uzun zamandan beri süregelmiş, göz yumulmus bu zulüm çağ dışı kişiler tarafından normalleştirilmeye çalışılmıştır. Bu işkence yalnızca bireysel değil toplumsal bir durumdur. Şiddetin hiçbir türlüsü kabul edilemez. Bugün haberde gördüğün katledilmiş kadının yerinde yarın kardeşin, kardeşim ya da ben olabilirim. Hep beraber yaşayacağız. Haksızlığa karşı gözlerimizi yummayacağız. Bu ülkenin güzel kadınları hep birlikte güçlüyüz.
Süeda 1 ay önce
Gerçeğe ışık tutan bir yazı olmuş.
Nisan yagmuru 1 ay önce
Bu daha birsey degil esinden ayril dayak psikolojik şiddet öldürülme korkusu is yerinde rahatsız edilen korkusu çocuğunu koruyamama neyse
Halil 2 hafta önce
Geçmiş olsun hanımefendi. Sonra okulunuzu bıraktınız mı? Yazar olmaya mı karar verdiniz?