Ramazan'da Diyabetinizi Kontrol Altında Tutmanın Altın Kuralları

Ramazan ayı, diyabetli bireyler için özel bir dikkat ve planlama gerektiren hassas bir dönemdir. Peki nelere dikkat edilmeli.
Ramazan'da Diyabetinizi Kontrol Altında Tutmanın Altın Kuralları

Uzun süreli açlık, değişen beslenme düzeni ve uyku saatlerindeki kaymalar, vücudun iç saatini olumsuz etkileyerek stres hormonlarının yükselmesine zemin hazırlıyor. Bu hormonal değişimler kan şekerinde ciddi dalgalanmalara neden olabiliyor.

Uzman görüşlerine göre oruç tutan diyabetlilerde hiperglisemi, diyabetik ketoasidoz, dehidratasyon ve tromboz gibi ağır komplikasyonların yanı sıra önceki döneme kıyasla çok daha sık ve şiddetli hipoglisemi atakları görülme riski de belirgin biçimde artıyor. Bu nedenle oruç tutmayı düşünen her diyabetlinin, Ramazan'dan en az 1-2 ay önce hekimiyle bir araya gelmesi hayati önem taşıyor.

Sahurdan İftara: Beslenme ve İlaç Düzeninde Kritik Kurallar

Oruç süresince beslenme düzenine gösterilecek özen, komplikasyon riskini doğrudan etkiliyor. Sahur öğünü kesinlikle atlanmamalı; protein ağırlıklı, tok tutucu ve düşük tuzlu gıdalar tercih edilmeli. İftarda ise oruç hafif bir şeyle açıldıktan sonra sebze yemekleri, salata ve ızgara proteinlerden oluşan dengeli bir sofra kurulması öneriliyor. İftar ile sahur arasında günde en az 1,5-2 litre su içilmesi şart; çay ve kahve gibi kafeinli içeceklerin aşırı tüketiminden kaçınılmalı.

İlaç düzenlemesi konusu ise en az beslenme kadar kritik. Günde üç kez alınan ilaçların doktor gözetiminde iki doza indirilmesi gibi ayarlamalar gerekebilir. Kan şekeri takibi ise orucu bozmaz; sahur öncesi, gün ortası, iftardan hemen önce ve iftardan 2 saat sonra ölçüm yapılması öneriliyor. Hafif yürüyüşler iftardan sonraya ertelenmeli, ağır egzersizlerden tamamen uzak durulmalı.

Bu Belirtiler Ortaya Çıkınca Orucu Derhal Bozun

Titreme, terleme, çarpıntı, karıncalanma, bulanık görme veya konuşma güçlüğü hipoglisemiye işaret eder ve kan şekeri 70 mg/dL'nin altına düştüğünde vakit kaybetmeden glikoz tableti, kesme şeker veya meyve suyu gibi hızlı etkili karbonhidrat alınmalıdır. Ağız kuruluğu, keton kokulu nefes veya şuur bulanıklığı gibi belirtiler ise diyabetik ketoasidoza işaret edebilir; bu durumda acil tıbbi yardım zorunludur.

Bazı diyabetlilerin ise hiçbir koşulda oruç tutmaması gerekiyor. Tip 1 diyabetliler, sık hipoglisemi yaşayanlar, kan şekeri kontrolü bozuk olanlar, hamile diyabetliler, ciddi böbrek yetmezliği veya diyaliz hastaları, yakın zamanda diyabetik koma geçirenler ile ileri kalp ve damar hastalığı olanlar yüksek riskli gruplar arasında yer alıyor. Ağır fiziksel işte çalışan diyabetliler de bu kategoride değerlendiriliyor. Sağlıklı bir Ramazan için önce doktor, sonra oruç.