banner230
18.03.2021, 18:25

NE OCAKLAR SÖNDÜ BU VATAN UĞRUNA

Zahman köyünde bulunan bu ev bir zamanlar Karavelioğlu Mustafa Ağanın mülküydü. Köyde ve çevrede hatırı sayılır ve sözü geçer bir insandı. Atalarından kalan geniş arazilere ve sayısı büyük yekun tutan küçük, büyük baş hayvan sürülerine sahipti.


 

Üç oğlu dört kızı vardı. Cihan harbi başladığında en büyük oğlu Ahmet evliydi ve iki kız babasıydı. İkinci oğlu Gıyasi ise nişanlıydı. Üçüncü oğul Fevzi on yedisinde delikanlılığa adım atıyordu. Kızları ise daha küçüktü. İki yetişkin oğlu seferberlik ilanında askere alındılar ve doğruca Çanakkale’ye sevk edildiler.

 Günler aylar derken iki evladından bir haber alamadan henüz bıyıkları terlemiş üçüncü oğluna da silahaltına alınıp cepheye gitme emri geldi. İşte bu haber ister istemez yüreğini yaktı. Diğer iki oğluna mı, gencecik taze fidan gibi çocuğa mı yansındı.

Son oğlunu göndermemek için çareler aradı, çırpındı lakin cepheye asker lazımdı. Boynunu büktü, son oğlunu, hanımı ve kızlarıyla gözyaşları sel olmuş şekilde uğurladı.

Gidenlerin arkasından hayırlı bir haber bekleyip durdular.

Derken bir zaman sonra iki büyük evladının şahadet haberi geldi. Bütün ev hüzne boğulmuş yas tutuluyor feryatlar göklere yükseliyordu. Karavelioğlu iki minik kız torununa sarılmış ağlıyordu.

Bu acıya dayanmaya çalışıp son evlattan bir güzel haber beklerken ne yazık ki son ciğerparesinin de şehit olduğu haberi köye ulaştı. Bu habere içi öyle yandı ki, evden gelen feryatları duymaz oldu, başsağlığı dileyenleri görmez oldu. Oğullarının son bir veda ederek gittikleri yola vurdu kendini.

Köyün ormanlık alanlarında kâh yerlerde süründü kâh ağlamaktan kendinden geçti. Kaç gün ormanda kaldığını bilmeden aklına ailesi, kızları ve torunları geldi. Ben olmazsam onlar ne yapar? dedi ve kendini toparlayıp köyün yolunu tuttu.

Eve geldikten sonra öğrendi ki o ormanda kendini paralarken onun içinde cephe emri çıkıp, askerin köye geldiğini ama bulunamayınca diğer emri gelenlerle köyden ayrıldıklarını.

O sonraki yıllarda hep oğullarının hüznü ile yaşadı. Kızları ve torunları ilerde evlenip yurt yuva kurdular. 1942 yılında vefat etti. Şimdi ocağını kızlarının torunları tüttürüyor.

Yorumlar (0)