"Milli Bir Gurur Meselesi"

Ruhsuz beden gibi, Türkiye A Milli Futbol Takımı “Gurur Meselesi “

Biliyorum ki ,Milli takımın her maçı olduğunda siz de benim gibi heyecanla televizyon başına oturuyorsunuz.Hatta çok önemli bir işimiz olsa bile erteleyebiliyoruz.Arkadaşlarımız, akrabalarımız aradığında “Abi Milli Maç var ya gelemem”  diyoruz.Gözümüz sürekli saatte ve maç saati yaklaşırken “Hanım çay koyar mısın maç var”.Çayımızı koyduk, buluşmalarımızı veya işlerimizi erteledik.Spiker ilk 11’i sayarken kalbimiz hızlı hızlı atmaya başlıyor.Neden mi? Çünkü tüm dünya bizi izleyecek.Bizim için bu bir “Gurur Meselesi “.Peki ya tüm bu hazırlıkları neden yapıyoruz,neden her seferinde belki bu sefer olur diye büyük bir heyecanla televizyon başına oturuyoruz? 338 bin nüfusu olan İzlanda’ya yenilmek için mi?Ya arkadaş şuan ülkemizin nüfusu 79,81 Milyon!Konya’nın üçte biri kadar olan bir ülkeye trajikomik bir şekilde yeniliyoruz.Bu maçı sadece İzlandalılar ve Türkler izlemiyor.Tüm dünyada milyonlarca futbolsever bu maçı izliyor.İzlandalılar maçta büyük bir hırsla mücadele edip kalemize yüklenirken,biz yetenekli ve bilgili teknik direktörlerimizin taktikleriyle defansta top çeviriyoruz.Maç sonucu topa sahip olma oranı Türkiye %63, İzlanda % 37 skor ise  İzlanda 3 – Türkiye 0. Muhteşem taktiksel bakış açıları için Teknik direktörlerine teşekkürlerimi sunuyorum.

Milli Duygularla Yanıp Tutuşan Muhteşem Teknik Adam Lucescu

Lucescu Kırşehir’in Kaman ilçesinde büyümüş,buram buram Anadolu kokan bir insan…Daha önce Aksarayspor,Mecidiyeköyspor gibi türk takımlarını çalıştıran teknik adam.Türkiye liglerinde uzunca vakit geçirmiş, Türk futboluna hakim ve Türk oyuncusunun psikolojisini tanıyan milli duygulara bürünmüş bir futbol adamı.

Mübalağayı bırakalım…

Milli Takımda Milli Olmayan Bir Teknik Adam

Mircea Lucescu Rumen eski futbolcu ve şuan Türkiye A Milli Futbol Takımı’nın teknik direktörlüğünü yapıyor. Bu adama saygım var,teknik direktörlük kariyerinde başarıları var.Ama bizim milli değerlerimizi bilmeyen,bizi çok fazla tanımayan bir yabancının Milli Takımda ne işi var.Belki diyorsunuz ki başka ülkelerin milli takımlarını çalıştıran o ülkenin vatandaşı olmayan teknik adamlar da var.Ama biz Türk Milleti olarak farklıyız.Milli takımdaki gençlerimiz de bu milletin çocukları,bizimle aynı duyguyu paylaşan insanlar.Demem o ki duygusal ve psikolojik olarak her şeyden etkilenebilen bir milletiz.Geçen Rusya maçında Rus Milli Takımı’nın oyununu, hırsını gördük.O futbolcular ait oldukları ülkeden dolayı, büyüdükleri, yaşadıkları ortamdan dolayı, sahip olduğu değerlerden dolayı soğukkanlı.Ama biz duygusal bir milletiz ve futbolcularımız da duygusal.Yani maçta bizim oyuncularımız oynanan oyundan etkilenip moralleri bozulduğunda, Lucescu onları yönetebilecek ve duygularına hitap edebilecek bir teknik adam değil.Milli Takım, ligdeki takımlardan çok farklı.Çünkü futbolcular liglerde oynadığı takımlarda çok uzun süre kalıyor Aylarca kamplarda kalıp çalışıyorlar ve adapte oluyorlar. Ama Milli Takımda bu süre daha kısa olduğu için, adapte olmaları,futbolcuların birbiriyle uyum içerisinde olması zorlaşıyor.Bunu sağlamak çok önemli.

Mesele Yenmek Veya Yenilmek Değil

Kabul etmek lazım,dünyada birçok ülke bizden daha iyi oyunculara ve daha iyi takımlara sahip.Bunu hepimiz biliyoruz.Elbet yenileceğiz.Ama biraz da mutlu olalım, gurur duyalım.Hepimiz evimizde Milli Maç izlerken gol yediğimizde çıldırıyoruz,bağırıyoruz,çağırıyoruz.Ama biz evde çıldırırken sahada Milli Takımı yöneten Teknik Adam tepkisiz bir şekilde izliyor.Elbet niye böyle oldu diye sorguluyordur. Tekrar belirtmek isterim ki saygı duyuyorum.Ama Rumen asıllı bir adam “Ya tüm dünya bizi izliyor, vatanımın, ait olduğum ülkenin takımı şuanda yeniliyor“ demesi mümkün mü sizce?

Gerekirse 5-0 yenilelim. Allah ne verdiyse atsınlar abi. Ama oynayalım.Biz de atmaya çalışalım.Rusya maçında Türkiye’nin topa sahip olma oranı %57, Rusya’nın ise % 43. Ama bu topla oynama %57’lik oranının dörtte üçünü defansta kaleciyle defans oyuncuları paslaşarak yaptı.Atak yok.Hırs yok. Oyuncularımız hayattan bezmiş sanki.Gol atma çabası yok.Sanki maça çıkmadan önce biri onlara“ Ya çocuklar oynayın çok fazla gol yemeyin 2,3  yiyip gelin” demiş gibi oynadılar.Oyuncularımızın hepsi kabiliyetli.Sadece bunu kullanabilen bir teknik ekip yok.En basitinden Roma takımı gururumuz Cengiz Ünder’i baş tacı yapıyor.Cengiz kalitesiz bir futbolcu olsa Roma onun için milyon dolarlar verir miydi?

Milli Takım için Çıldıran Teknik Adamlar İstiyoruz.

Sonuç olarak biliyorum ki hepimiz,milli takımın başında gol yediğimizde, işler istediğimiz gibi gitmediğinde,kaybettiğimizde gerçekten üzüntü duyacak, başarı için çabalayıp, planlar yapacak bir Milli hoca istiyoruz.Kariyer hedeflerini ve alacağı parayı düşünsün, ama ikinci plana atmalı.İlk amacı Milli Takım için zafer ve başarı olmalı,“Ben burada ülkemi temsil ediyorum, gerekeni yapmalıyım“diyecek teknik adamlara ihtiyacımız var...

Emre Can Akağaç

YORUM EKLE