Kırşehirli Lucescu'yu kovamıyorlar.Çünkü ...

Neden olmuyor? Olmaz tabi…

Lucescu’ya tazminat ödemek istemeyen TFF, büyük teknik adam Lucescu’ya tazminat ödememek için sözleşme bitene kadar devam etme kararı almış. TFF’yi bu ekonomik hamlesinden dolayı hepimiz takdir ediyoruz öyle değil mi? Neden mi? Çünkü eğer sözleşme bozulursa Anadolu’nun bağrından kopan yiğit Lucescu çuvalla tazminat alacak. Harika bir yönetim ve strateji. Milli duygulara sarılmış Anadolu’nun bağrından kopan Kırşehirli Lucescu ile Ağustos 2019’a kadar devam edecekmişiz.

Terim’den sonra dili yanan TFF Lucescu’yu kovamıyor

Fatih Terim’in sözleşmesini tek taraflı fes eden TFF Fatih Terim’e 9 Milyon TL tazminat ödemişti. Bu sayısal veriyi izin verirseniz sıfırları kullanarak yazmak istiyorum. 9.000.000 TL. Ben başarısızlığın ödülü olarak 9.000.000 TL ödenmesine anlam veremiyorum.

Aklınız Neredeydi ?

Türkiye Futbol Federasyonu A Milli Futbol Takımı’nın başarısızlığından sonra çareyi Lucescu’da aradı. Fatih Terim’in futbol anlayışını sevmeme rağmen şunu söyleyebilirim ki keşke Lucescu yerine Terim kalsaydı. En azından Lucescu’ya başlangıç aşamasındaki sözleşmede 2.5 Milyon Euro vermek zorunda kalmazlardı. Ayrıca şuan ki düştüğümüz rezil durumda sözleşmeden vazgeçilmek istenildiğinde tazminat olarak para ödemek zorunda kalmazdık.

Nacizane bir öneri:

Lucescu Jakuzinde Milli Takımın Maç Özetlerini izle

Yıllardır oynadığımız futbol ile tüm dünyaya cesaretsiz, korkak, çekingen, pasif futbol anlayışı ile nam salmış durumdayız. Baskılı futbol anlayışından uzak, atak yapmaktan çekinen top çevirme odaklı bir futbol anlayışı içindeyiz. Şu teknik adamlara söyleyin artık! Defansta top çevirmek, kaleci ile paslaşmak bize zafer getirmiyor, aksine hezimete uğratıyor. Futbol fırsat oyunudur. Top senin takımından bir oyuncudaysa fırsat yaratıp bu fırsatı değerlendirmeye çalışırsın. Yanlışım varsa düzeltin, defans oyuncuları ile kalecinin dakikalarca paslaşması ile nasıl bir fırsat yakalayabilirsin ki.

Türkiye (0 – 1) İsveç maçında topla oynama oranları

Türkiye % 56,4 – İsveç 43,6

Biliyorum ki Milli takımda teknik adamlar ve yardımcılar da dahil atak üzerine kurulu bir futbol taktiğinin tehlikeli olduğunu biliyor. Çünkü ne kadar atak yaparsan o kadar kontra atak yeme ihtimalin artar ve top rakip takıma geçtiğinde oyuncuların defanstaki yerini almaları zorlaşır. Ama keşke 5 2 falan yenilseydik. İki kere sevinseydik. En azından yenilsek de gol atsaydık. O nu da mı çok gördünüz bu millete?  Diyelim ki tedbirli bir futbol anlayışına sahipsiniz. Topa sahip olma oranımız yüksek olsun ve oyunun kontrolünü ele alalım diye düşünüyorsunuz. E arkadaş bu nasıl oyun kontrolü? İstatistikler ortada, topla oynama oranımız yüksek ama yenildik. Bu pasif korkak futbol anlayışından ne zaman kurtulacaksınız. Futbol severler olarak küçücük bir kıvılcım yok içimizde. Nedeni sizlersiniz. Sürekli defans oyuncularının panik halinde olup korkudan kaleciye top atmasını izliyoruz. Siz de eli cebinde izliyorsunuz. Tahmin ediyorum ki birçoğunuz kulüpten nasıl daha fazla para alabiliriz diye düşünüyorsunuz. Ya da bir üst mevkideki şahsı devirip yerine geçme derdindesiniz. Adam akıllı bir basın toplantısı yapmayı bile beceremiyorsunuz. Ne oynadığınız futbol ne de futbol ile ilgili derya deniz stratejileriniz bir işe yaramıyor. Ekranları dolduran kocaman bir boşluk oluyorsunuz her maçta…

Ve artık küçümsediğimiz takımlar Kosova ve Gürcistan ile sahaya çıkacaksınız. C grubundasınız. Tebrikler, kaybetmek için daha iyisini yapamazdınız…

Not: Önceki yazımızda belirtmiştik: Bu artık “milli bir gurur meselesi”…

https://www.usakgundem.com/milli-bir-gurur-meselesi-makale,40.html

YORUM EKLE