21.01.2020, 00:33

Hafif raylı sistemden vazgeçtik kaldık bisiklet yoluna

Uşak Belediye Başkanı Sayın Mehmet Çakın, geçtiğimiz hafta sonu bir basın toplantısı düzenledi. Basın Toplantısı yemekli olunca 150 kadar basın mensubu çoluk çocuk hanım eş dost toparlanmış gelmiş maşallah. Gerçi haberlerde 3 basın mensubu göremiyoruz ama o da başka bir mevzu.

Sayın Çakın, yardımcıları ile birlikte katıldığı basın toplantısında 2019 yılında neler yapabildiğinden ve 2020 yılında neler yapacağından bahsetti diye özetleyebiliriz.

Bir de izlenimlerime göre en önem verdiğim projesi, “Birlik ve beraberlik projesi” dediği, her şeyi Uşak halkına sorarak ve danışacağı bir projeden bahsetti. Uşak’tan yaşayan herkesin fikrine önem verdiğini ve saygı duyduğunu belirtti. Belediyeyi Uşak halkı ile birlikte yöneteceğini söyledi.

Sayın Çakın alınmasın ama bu birlik ve beraberlik sözünün vekillerden, diğer başkan ve başkan adaylarından çok duyduğum için bana çok cazip gelmedi ve ilgi duymadım. Yine de ben toplantı hakkındaki izlenimlerimi ve düşüncelerimi buradan aktarayım da beğenip lütfederse değerlendirsin. Takdir başkanındır.

Ben Sayın Çakın’ı hala başkanlık koltuğunda rahat görmedim. Eğreti gibi geldi. Normaldir. Daha 10 ayı doldurmadı. 2019 yılında bana göre yaptığı en güzel iş İsmetpaşa Caddesindeki o ucube tenteleri kaldırması oldu. Bir de bizi TSM şarkıları ile mest eden Uşak Belediyesi Sanat çalışmaları kapsamında yetişen ekiplerin bulunduğu AKM’de yapılan sanatsal ve kültürel çalışmaları çok beğeniyorum.

Geçen 10 aylık süreçte zaten çok şey beklemiyorum ama o Atapark civarında yaptığı bisiklet yoluna az da olsa yapılan masrafa yazık olduğu görüşündeyim. Atapark’ta zaten bir bisiklet yolu vardı. Gerçi o da kullanılışlı değildi ama olsun. Yeni yol, oradaki araç trafiğinde yolu daraltmaktan başka hiçbir işe yaramıyor ve Kâbe tavaf eder gibi park çevresinde dönüp duruyor.

Atapark içerisinde bulunan sağlıklı yaşam merkezinde 5 TL’ye bisiklet kiralayıp bir saat insanlar keyifle geziyordu. Bisiklet yolu yapmak yerine Sayın Çakın bu uygulamayı devam ettirse daha iyi olurdu diye düşünüyorum.

Sayın Çakın 28 Mart yerel seçimleri öncesi başkan adayı iken en büyük projesinin hafif raylı sistem olduğunu, Egeli Sabah gazetesinin 9 Şubat tarihli baskısında; “Öncelikle ilk is olarak, hafif raylı sistemle Uşak’a çağ atlatacağız. Malumunuz kentimizde, vatandaşlarımızın en büyük sorunlarından biri ulaşım sıkıntısı. Gerekli görüşmeleri yaptık. İstişarelerimizi gerçekleştirdik. Projemiz hazır. Mevcut TCDD altyapısına bağlanacak şekilde planlanan, şehrin tam ortasından geçecek yeni hatlarla şehir içi ulaşım sorunu tarihe karışacak. Projemiz, üç etapta hazırlanacak. Söz veriyoruz, yapacağız” şeklinde duyurmuştu.

Sanırım hafif raylı sistem çok masraflı ve zahmetli geldiği için adı bile anılmaz oldu. Artık Uşak’ın ulaşımı bisiklet yolu ile çözülecek. Demokrasilerde çare tükenmezmiş.

Yazık bu milletin parasına gelin bu ucubelikten vazgeçin

Sayın Çakın’ın diğer projelerini olumlu ya da olumsuz değerlendirmeyi başka bir yazıya bırakalım da açıklamalarının en büyük kısmını oluşturan şu “Millet bahçesi” ucubeliğini mercek altına alalım.

Evet. Bu proje tam bir ucubelik eseri haline dönüşmüştür. Gelin yol yakınken bu projeden vazgeçin. Bu milletin parasına yazık, zamanına yazıktır. Sonra bu milletin ahının altında kalırsınız.

Sayın Çakın, konuşmasının bu kısmında, Uşak Valilik binasının yıkılacağını, oralarının tören alanı olacağı, valilik makamının şu an Milli Eğitim Müdürlüğü olarak kullanılan tarihi binaya, valilik binasında bulunan diğer birimlerin de boş durumdaki eski endüstri meslek lisesinde hizmet vereceğini söyledi.

Sayın Çakın’ın millet bahçesi ile ilgili verdiği bir diğer bilgi de öğretmen evi binasının bulunduğu binanın ve Orhan Dengiz Anadolu. Lisesi’ne ait spor salonunun da faaliyete devam edeceği yönündeydi.

Bir önceki belediye Başkanımız Sayın Nurullah Cahan da adaylığı döneminde 110 bin metrekarelik bir alanda Uşak merkezinde bir yeşil alan oluşturmak amacıyla eminim iyi niyetle böyle bir proje ortaya atmış gerçekleşmesi için de çok uğraşmıştı. Yine eminim ki Sayın Çakın da Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın talimatı ile ‘millet bahçesi’ adı verilen bu ucubeliğin bitmesi için çalışıyordur.

Peki, burası neden ucubelik? Onu da seninle birlikte irdeleyelim mi Aziz Okur?

Çünkü bu ucubelik senin paranla yapılacak. Ama sana yeşil alan kalmayacak. Bu arada az kalsın atlıyordum. Sayın Çakın, ‘Millet Bahçesi’nin tüm harcamalarının Uşak Belediyesi bütçesinden değil, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yapılacağını da belirtti.( Sayın Çakın, proje hayata geçerse benim tabirimle ortaya çıkacak ucubelikte sorumluluğunun olmayacağını deklare etmiş oluyor)

Millet Bahçesi bittiğinde niçin ortaya ucube bir şey ortaya çıkacak?

Proje ilk açıklandığında nefes alamayan Uşak merkezin ciğeri olacak ve 110 bin metrekarelik gönlümüzü ve gözümüzü okşayan bir yeşil alan olacaktı. Amaç bu değil miydi?

  • Valilik binası yıkılacak yeri tören alanı olacak. (Yeşil alan değil) Yani caddeden daha da içeri girecek. Kamu araçları ve valiliğe iş için gelecek özel araçlar için otopark sorunu doğacak. Burada yeşil alan olmayacak.
  • Sanırım, sadece eğitim kurumları için bağışlanan Uşak Öğretmen evi ve spor salonu mahkemelik olduğu ve vereselerin ısrarı yüzünden kaldırılamadığı için burada da bina olacağından yeşil alan söz konusu olmayacak.
  • Orman Şube şefliği, yeni valilik binası, birkaç özel şahıs binası, yukarıda Gençlik merkezi, yenisi hala yapılamadığı için Bir Eylül Stadyumu, Öğretmen evi ve bitişiğinde spor salonu, bir de burada olası çay bahçeleri ve kafeteryalar için ayrılacak kapalı alanlar. (kek var mı kek?)

Bitti mi? bitmedi. Turpun büyüğü heybede

Şimdi belediye başkanları ve belediye başkan adaylarının asrın projesi olan, Uşak için en büyük hayalleri olan kent park ya da millet bahçesinin yapımı durup dururken niçin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına devrediliyor?

Sayın Çakın kusura bakmasın ama toplantıda bizden ve Uşak halkından dile getirmediği için gizlediğini düşündüğüm bir proje var. Her konuda halka danışacağını birilik projesi adı altında açıklayan Sayın Çakın bu konuda ne düşünür ama ben israf ve kul hakkı olduğunu düşünüyor ve şiddetle karşı çıkıyorum.

Eski Uşak Lisesinin bulunduğu 5 bin metrekarelik alanda 3 bin kişilik bir selatin camisi yapılmak isteniyor. (Selatin camisi: Osmanlı padişahları bir zaferle dönerse büyük bir cami yaptırma geleneği varmış. Ancak bu cami hazineden değil kendi keselerinden yapılırmış. Hangi zaferi kazandınız da selatin camisini milletin cebinden yapmaya kalkıyorsunuz?)

Bu arada bu selatin camisi projesi ne Sayın Cahan, ne de Sayın Çakın döneminde projede vardı. Kimsenin aklında bile yoktu. Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan, gelecek kuşaklara miras kalsın gerekçesi ile 23 ilde inşası devam eden millet bahçelerine selatin camisi yapılmasını buyurdu.

Ya canlar… Kent merkezindeki camilerde Cuma günleri ve kutsal bayram namazları dışında siz hiç 300 kişinin bile namaz kıldığını gördünüz mü? Yazıktır, haramdır, israftır ve dahi günahtır. Bu camiye harcanan para tüyü bitmedik yetimin hakkını yemektir.

Orman Şube şefliği, yeni valilik binası, birkaç özel şahıs binası, yukarıda gençlik merkezi, Bir Eylül Stadyumu, öğretmen evi ve bitişiğinde spor salonu, bir de burada olası çay bahçeleri ve kafeteryalar. Yetmedi 3 bin kişilik cami ve müştemilatı. Buraya gelen araçların kapladığı alanlar.

Eee… Nerede kaldı Uşaklının akciğeri olacak yeşil alanı?

Kek yok ama kol böreği var yer misin?

Yorumlar (9)
Ahmet Akdağ. 9 ay önce
Uşak'ın en eski ve köklü lisesi olan Uşak lisesini yıkan zihniyet şimdi o lise binasının olduğu yere cami yapacakmış. Ne diyeyim Allah sizi ıslah eylesin. Hangi şehrin en eski ve tarihi lisesini yıktılar? Her işleri gösteriş. Şu son on beş yılda camiye giden insanların sayısı giderek azalıyor bunlar hâlâ cami de cami diye tutturuyor.
Ali 9 ay önce
Umarım bu yorumu yayınlama cesareti gösterebilirsiniz. Zira Uşak haber sitelerinde yazdığım yorumların %90'ı yayınlanmıyor. Halbuki ne küfür var ne hakaret ama nedense kimse yayınla butonuna basmayı beceremiyor bir türlü. Öncelikle Salih Bey'i kutluyorum. Uşak adına yayın yapan haber sitelerinde karşılaştığım en akıcı, en nokta atışı yazılardan birisiydi. Ayrıca alışık olduğumuz imla hataları olmayan bir yazı okuduğum için de ayrıca mutluyum.
Şimdi gelelim yoruma. Şehrimizdeki gerileme Sayın Mesut Apaydın döneminde başladı. Kazaları azaltmak ve trafik akışını rahatlatmak üzere yapılan bir yolun nasıl kaza kaynağı haline gelebildiğini bizzat gördük. Mühendislik harikası olan bu sözüm ona köprü yüzünden nice canlar yandı. Koltukta kaldığı süre boyunca da şehrimizin hesabına borçtan başka bir şey yazdırmadı. Kendisini bu akıllara ziyan yönetiminden dolayı tebrik ediyorum. Sonrasında ise bir şehrin başına gelebilecek en büyük felaket olarak Sayın Nurullah Cahan geldi. Gerçekten doğal afet gibi bir adamdı kendisi. Sel gelse, yangın çıksa şehir yansa, gökten taş yağsa böyle zarar veremezdi Uşak'a. Kendisini de buradan tebrik ederim. Umarım bir gün bir yerlerde karşılaşırız kendisiyle. Buradan diğer felaketler olarak üniversitemizin son iki rektörünü de saymakta fayda var. Neyse konumuza dönecek olursak şehrin başına gelen son büyük felaket ise muhtemelen yeni başkanımız sayın Mehmet Çakın olacak. Zira bir akp geleneği olarak oturduğu il başkanlığı koltuğundan kalkıp daha büyüğüne geçiş yaptı. Ne kadar donanımlıdır, ne kadar yeterlidir bu görev için bilemiyoruz şimdilik ama umut vadetmediği açık. Ne yazık ki kendisinde bir vizyon belirtisi göremiyorum. Küçük şehirlerin bazı kronik sorunları olur. Bu Brezilya'ya gitsen de aynıdır, Almanya'daki bir küçük şehirde de aynıdır, Rusya'da da aynıdır. Bu yüzden bu insanlar tarihçilerle, sosyologlarla, psikologlarla çalışırlar. Yetmez durmaksızın kamuoyu yoklaması yaparlar. Yeşil alanları ve müzecilik faaliyetlerini arttırırlar. Şehri bilboardlarla değil, tertemiz yeşil alanlarda oturulan sakin ve huzurlu banklarla tanıtırlar. Düşünsenize, şehrin sembolü olmuş 50-60 yıllık binaları yıkıp geçtiler. Utanmadılar. Sıkılmadılar. Peki sayın başkan sen hiç hayatında 50 yıllık bir bina yapmış mıydın? Bence yapmamıştın. Yapamazsın da zira öyle bir vizyonun yok. Spor salonu hunharca yıkıldı mesela.. Oysa dünyanın en iyi en modern salonunu dahi yapsan artık orada bir ruh olmayacak. Orada 50-60 yıllık müsabakaların sesleri yankılanmayacak. Orası harika bir kent spor müzesi yapılabilirdi. Ama sizin kafanız yıkmaktan başkasını almıyorsa, elden gelen bir şey de yok işte. Yahut Uşak lisesi niçin eğitim müzesi olmadı? Yahut niçin bir eğitim araştırmaları merkezi ya da enstitüsü olarak değerlendirilmedi? Meslek lisesi binaları niçin bir sanayi müzesi olarak kullanılmadı? Bu şehrin hafızası nereye gitti? Bir şehri şehir yapan şey hafıza mekanlarıdır.. Hafıza mekanları konusunda yıllardır pek çok akademik çalışma yapılmıştır. Ama sizin zihniniz ne yazık ki bu kadarını almaya müsait değil. Keşke yerle bir ettiğiniz bu bellek yerinde kalsaydı ve şehrin dönüşümüne şahitlik etseydi. Öyle bir şehir düşünün ki hiç eski binası olmasın. Öyle bir şehir düşünün ki hiçbir hafıza mekanı bulunmasın.. Bunları da açıkçası anlayabileceğinizi düşünmüyorum. Yıkıcılar yapıcıları anlayamazlar. Bozmayı sevenler, yeniden dönüştürmeye çalışanları hissedemezler. Akp iktidarı Uşak için gerçekten tam manasıyla yıkım getirdi. Ki bu sadece koltuk değişikliği ile belediye başkanı olan vasat ve donanımsız kişilikler dolayısıyla değil, şehrimizin parti teşkilatlarının milletvekili seçimindeki özensizliğiyle de alakalı. Halkından kopuk, beceriksiz ve hiçbir entelektüel birikimi olmayan insanların milletvekili yapıldığı bir şehir.. Bilgelik namına ne kadar da kısır bir şehiriz ki yıllardır tek bir bürokrat bile çıkaramadık.. Şehrim adına üzülüyorum.. Şehrimde yıkılan her bir hafıza mekanı için ayrı ayrı kahroluyorum.. Öylesine harcadınız ki şehri inanmak güç. Osmanlı Devleti'nin Uşak'ta kaç eseri var? Buna net cevap verebilecek kimse var mı acaba bu yazıyı okuyanlar içinde? Hani o gidip hanlara, hamamlara camilere bir baksanız.. Kitabelere göz gezdirseniz tarihlerini bir yoklasanız? Sandığınız gibi değil aslında Uşak'ta beylikler dönemi eseri çok daha fazladır. Osmanlı pek çok Anadolu şehrinde olduğu gibi Uşak'ta da pek taş üstüne taş koymamıştır. Ama şehrimizin hoşgeldiniz kavşağının orada devasa bir tuğra var. Ama tam görgüsüz tuğrası.. Adına da Osmanlı Köprüsü mü öyle bir şey demişler.. Neden? Çünkü cahilsiniz de ondan. Her yeri lale donattınız mesela? Ama neden? Sordunuz mu bize? Sormadınız. Yazık ettiniz onca imkana. Demir ve ışık yığını yapınca estetik olmuyor işte o. O iş o kadar basit değil sayın başkanlar. Görgüsüz müteahhitlerin her yanı yanar dönerli ışıklarla, alçı panlarla, altın yaldızlarla ve dev aynalarla kaplayarak yaptıkları lümpen işi tasarımlardan bir farkı yok şehrin.. Mesela bir de Uşak Üniversitesi'nin kütüphanesi var.. Prof. Dr. Fuat Sezgin Kütüphanesi. Mesela adı niye Fuat Sezgin kütüphanesi? Fuat Hoca'ya diyecek bir şeyim yok. Kendisi alanında dünyaca tanınmış değerli bir bilim adamıdır. Ama siyasal İslamcı olduğunuzu ilan etmek için neden böyle işler yapıyorsunuz? Neden bilim adamlarını alet ediyorsunuz? Uşak'ta bu kütüphanenin prestijini taşıyabilecek hiç hatrı sayılır adam yoktu da bir İlahiyatçının adını verdiniz? Sayın rektör bir de Uşak'lı olacak.. Hani bir latife vardır. Genç bir adam "nerelisin" diye sormuşar, o da "daha evlenmedim" demiş.. Bu adamlarınki de bu hesap işte.. Nerelisin diye sorsak, "daha atanmadık" diyecekler. Böylesine liyakatsiz bir durum işte.. Şehrime üzülüyorum.. Sayın editör, lütfen siz de üzülün ve bu yorumu yayınlayın. Belki iki satır okuyup "eyvah biz ne yapıyoruz" diyen olur. Ayrıca, yorumu yazının sahibi beyefendiye de iletirseniz sevinirim. Kendisine teşekkür ediyorum kıymetli görüşlerini paylaştığı için.
ahmet cankar 9 ay önce
sayın yazar kentsel dönüşümden bahsetmemışsıniz.galiba fazlaabartıldı.
Yasin 9 ay önce
Hayırdır ucube diyerek kendi kuyruk acınızı mı dile getirmektesiniz? Aa pardon siz gazeteciydiniz degilmi?? Şurda iki satır Uşak ımızın haberlerine bakıyorduk artık gerek yok. Eleştirmek başkadır Ucubelendirmek başkadır. Sayın gazeteci!!
Metin 9 ay önce
Sayın Yasin arkadaş keşke neden ucube değil açıklasaydınız da biz de öğrenseydik? Adam kendince yorumlamış, neden bu kadar tahammülsüzsünüz? Dünyadan haberiniz olmadığı için her şeyi iyi zannediyorsunuz ya Size de yazık be..
Hüseyin 9 ay önce
Çok iyi analiz
Zor 9 ay önce
İstanbul haricinde bir yere ekonomik kriz içindeyken herhangi bir yatırım yapılacağını sanmıyorum. İstanbul'da seçimlerin kaderini belirliyor.
mmm 9 ay önce
Uşak'ın birşeyler kazanmasını isterim
NAFİZ 9 ay önce
Salih sen herşeye neden bu kadar muhalefet ediyosun zoruna gidiyor anladığım kadarıyla çok biliyosan sende aday ol birdahaki yerel seçimdede gör boyunun ölçüsünü bu kadar basit zannediyosunuz bu işleri bir şey dedikleri zamanda savunma hazır biz özgür basınız adı altında iktidara sallamak
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın