Uşak'ta Öğrencilik yapan Büşra ailesinin katilinin bulunmasını istiyor

Ölü taklidi yaparak elinden kurtulduğu katilin bulunmasını istiyor.

Uşak'ta Öğrencilik yapan Büşra ailesinin katilinin bulunmasını istiyor

Konya'da yüzü maskeli saldırgan tarafından evlerine baskın yapılarak annesiyle babasını öldürülen ve kendisi de saldırganın elinden ölü taklidi yaparak yaralı kurtulan Büşra Büyükşen katilin bulunmasını istiyor

.

 
Olay, 3 Eylül Pazartesi günü saat 23.00 sıralarında Konya'nın İsmil Mahallesi 62. Sokak'ta bulunan müstakil bir evde meydana geldi. Evde bulunan Metin Büyükşen (55), Necla Büyükşen (52) ve kızları Uşak Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğrencisi olan Büşra Büyükşen ile evlerinde oturduğu sırada kapı açıldı ve içeri bir saldırgan girdi. Elinde tüfek bulunan saldırgan eve girerek önce Büyükşen ailesinin oturduğu odaya gelerek tüfekle Metin Büyükşen’e ateş etti. Bu sırada odada Büşra Büyükşen saldırganın üzerine çaydanlığı fırlatarak odadan çıkıp annesi Necla Büyükşen’e dışarı çıkmasını söyleyip kaçtı. Saldırgan odanın camından kaçmak isteyen Büşra Büyükşen’i aşağı çekip ateş etti ancak tüfek tutukluk yaptı. Bunun üzerine saldırgan tüfeğin dipçiğiyle Büşra Büyükşen’e saldırmaya başladı. Bir süre dipçik darbeleri alan Büşra Büyükşen ölü taklidi yaptı ve saldırgan odadan çıkana kadar hareketsiz kaldı. Saldırgan odadan çıktıktan sonra da kendine gelen Büşra Büyükşen odanın penceresinden çıktı ve yoldan geçen bir araçtan yardım isteyerek jandarmaya gitti. Büşra Büyükşen’in haberinin ardından eve gelen jandarma ekipleri ise Metin ve Necla çiftinin cansız bedeniyle karşılaştı. 



“Hiçbir şey söylemeden babamı vurdu” 


Olay gününün gayet normal bir gün olduğunu söyleyen Büşra Büyükşen, “Babam camiden gelmişti, annemle ikimiz de çay içmiştik, oturuyorduk. Babam geldi arabayı içeriye aldı, içeriye geçti, üzerini çıkardı, oturdu. Daha sonra biz kapının açıldığını duyduk. Biz misafirlikte olan abimin geldiğini düşündük. Çok geçmedi, kısa bir süre sonra birden kapıda bir adam dikildi. Adam bilmiyorum kim, maskeli, elinde tüfek var. Hiçbir şey söylemeden babamı vurdu. Daha sonra bize doğru yöneltti, tüfek tutukluk yaptı herhalde bilmiyorum. Tüfekle uğraştı. Ama ben o sırada çok yalvardım. Bağırdım, 'Yalvarıyorum vurma' dedim. Daha sonra önümde çaydanlık vardı. Çaydanlığı adama doğru fırlattım, oda karşılık verdi, ben yere düştüm. Adam balkona çıktı. Ama odanın penceresinden adamı görüyorum, hala tüfekle uğraşıyor. Sonra ben ayağa kalktım. Anne dedim kaçsana dedim. Halıya doğru asıldım ben, annem zaten şoka girmişti. Yani sürekli ‘Allah’ diye bağırıyordu” dedi. 
 


“Bilinçli bir şekilde gözlerimi kapatıp yatağın üzerinde bekledim” 
Kendisinin olay sırasında bilinçli olarak gözlerini kapattığını ve adamın kendisinin öldüğünü zannederek gittiğini söylen Büşra Büyükşen, “Ben hemen arka odaya kaçtım. Bari dedim hani yardım çağırayım. Pencereye doğru yöneldim, kaçacağım, arkamdan gelmiş. Annemin vuruluşunu görmedim, tüfek sesi de duymadım. Zaten babamı vururken de çok az bir ses çıkmıştı. Beni pencereden asıldı, yatağa itti. Yatakta bana dipcikle vurdu. Yine tüfekle uğraştı. Ben yatakta çok yalvardım. Zaten bir boğuşma olmadı. Güçlü bir insan değilim, karşılık veremedim, dokunmadım da zaten. Orada yalvardım ona. Dipcikle kafama çok vurdu. Daha sonra ben sersemlik yaşadım ama bilinçli bir şekilde gözlerimi kapatıp yatağın üzerinde bekledim. Daha sonra çıktı gitti. Odadan çıkışına da bakmadım, gözlerimi açmadım çünkü. Bir süre sonra yataktan kalktım, odanın kapısına doğru yöneldim. Annemlerin bulunduğu odaya doğru baktım, kapıyı kapatmış. Adamın gidip, gitmediğini de bilmiyorum. Cesaret de edemedim odaya tekrar gitmeye. Ben pencereden çıktım, yan tarafta eski bir tuvaletimiz vardı onun penceresine geçtim, oradan dışarıya doğru atladım. Daha sonra yol boyu koşmaya başladım. Yolda denk gelen bir arabayı durdurdum. O da Allah razı olsun beni jandarmaya götürdü. Jandarmayı eve getirdik. Sonra beni hastaneye kaldırdılar. İkisi de vefat etmiş” ifadelerini kullandı. 



“Bir şey gördülerse, duydularsa Allah rızası için söylesinler” 
Olaydan sonra köy halkının da tedirgin olduğunu söyleyen Büşra Büyükşen, “Şuan bir korkumuz var. Çünkü annem, babam sorunlu insanlar değil. Şüphelendiğimiz bir insan da yok. Çünkü gayet kendi halinde insanlar. Köy halkı da bu yüzden çok tedirgin. Annem, babam gibi bir insanın başına böyle bir iş gelmiş. Kim olduğunu bilemiyoruz. Köy halkı şuan korku içinde. Bir şey gördülerse sakladıklarını düşünüyorum. Onlara da buradan seslenmek istiyorum. Annem, babamın başına böyle bir şey gelmiş, Allah korusun, Allah göstermesin, yarın bir gün onların da başına bir iş gelebilir. Bir şey gördülerse, duydularsa Allah rızası için söylesinler. Çünkü ben bu korkuyla yaşayamam. Annemin, babamın katilinin bulunmasını istiyorum. Bunun içinde devletimizden yardım istiyorum. Devletimize olan güveni de kaybetmek istemiyoruz. Emniyet olarak, bürokrasi olarak bu işin üzerine düşmelerini istiyorum” şeklinde konuştu. 



“Olayı gören, duyan birisi varsa bildirsin” 
Büyükşen çiftinin doktor olan oğulları Osman Büyükşen, "Bulunduğumuz İsmil Mahallesi, burada müthiş bir korku var. Çünkü, babam herkesin, İsmil sakinlerinin ifadesiyle bu köyde en son vurulacak insandı, annem yine aynı şekilde. Bundan dolayı halkta büyük bir tedirginlik ve korku mevcut. Bir çağrım olacak. Bu olayı gören, duyan birisi varsa bize, Emniyet Müdürlüğüne, savcılığa, jandarmaya, kolluk kuvvetlerine yada sizler aracılığıyla basına bunu bildirerek bir an önce çözülmesini istiyoruz” dedi. 
Metin Büyükşen’in kardeşi Fatih Büyükşen ise "Korkmasın kimse, bilen ne biliyorsa gelsin gördüğünü ihbar hatlarına, karakola, jandarmaya, polise, gazetelere bunlara hepsini bildirsin. Korkmadan söylesin” şeklinde konuştu. 
Olayın gerçekleştiği evin pencere ve kapılarına korkuluk yaptıran Büyükşen ailesi, bir an önce katilin bulunmasını istiyor. 

YORUM EKLE