Noter İşlemlerinde Doktor Raporu Tartışması, Türkiye Noterler Birliği'nden Net Açıklama

Türkiye Noterler Birliği (TNB), noter işlemleri için doktor raporu istenmesine ilişkin son günlerde medyada yer alan tartışmalara netlik kazandıran bir açıklama yayımladı.
Noter İşlemlerinde Doktor Raporu Tartışması, Türkiye Noterler Birliği'nden Net Açıklama

Basında, "65 yaş üstü bireylerden otomatik olarak sağlık raporu istenmesinin ayrımcılık sayıldığı ve bu uygulamayı yapan noterlere idari para cezası verildiği" yönündeki haberlerin kamuoyunda yanlış anlaşılmalara yol açtığını belirten Birlik, konunun hukuki çerçevesini kamuoyu ile paylaştı.

Açıklamada, noterlerin "devletin resmi mührünü taşıyan" saygın kamu görevlileri olduğu vurgulanırken, münferit bir olay üzerinden yapılan genellemelerin kurumun itibarını zedeleyebileceği ifade edildi.

Kanuni Yetki: Noterin Takdir Hakkı Esas

TNB açıklaması, Noterlik Kanunu'nun 72. maddesi ve ilgili yönetmeliğe atıfta bulunarak, noterlere önemli bir görev ve yetki verildiğini hatırlattı. Buna göre, noterin önüne gelen işlemi yapacak kişinin "ehliyet, yetenek ve irade durumunu" değerlendirme ve gerektiğinde tespit etme yükümlülüğü bulunuyor. İşte tam da bu noktada noterin bir "takdir yetkisi" devreye giriyor.

Açıklamada, "Noter tarafından işlem ehliyetine ilişkin bir tereddüt doğması halinde, herhangi bir yaş sınırına bağlı olmaksızın, temyiz kudretinin ve işlem ehliyetinin varlığının doktor raporuyla belirlenmesi istenebilmektedir" denildi. Bu ifade, uygulamanın otomatik bir yaş sınırına (örneğin 65 yaş) dayanmadığını, tamamen noterin o anki somut durumu değerlendirmesine bağlı olduğunu gösteriyor. Yani, 40 yaşındaki bir kişiden de, eğer irade beyanında bulunma yeteneği konusunda makul bir şüphe varsa, rapor istenebilir.

Amaç: Hak Kaybını Önlemek, Hukuki Güvenliği Sağlamak

Türkiye Noterler Birliği, bu uygulamanın asıl amacının vatandaşları korumak olduğunun altını çizdi. Tapu devri, miras paylaşımı, vekaletname veya borç ikrarı gibi önemli ve geri dönüşü zor işlemlerde, kişinin iradesinin tam olarak yerinde olup olmadığının tespiti büyük önem taşıyor.

Açıklamada, "Noter tarafından doktor raporu talep edilmesi, yalnızca hukuki işlemin güvenliğini sağlamak amacıyla değil, aynı zamanda tarafların ilerleyen süreçlerde herhangi bir hak kaybına uğramaması, işlemlerin sakatlanmaması ve ilgililerin yargısal ihtilaflarla karşı karşıya kalmaması için bir koruma mekanizması olarak öngörülmüştür" ifadelerine yer verildi.