Adalet arayan bir annenin acı çığlığı

Ayşe Karakuş adlı anne, 13 yaşındaki yüzde 50 engelli kızına defalarca cinsel istismarda bulunduğunu belirttiği akrabasına verilen cezayı az bulduğu için bir basın açıklaması yaparak protesto eyleminde bulundu.

GÜNCEL 27.05.2022, 21:28 27.05.2022, 22:33

Adalet arayan bir annenin acı çığlığı

Ayşe Karakuş adlı anne, 13 yaşındaki yüzde 50 engelli kızına defalarca cinsel istismarda bulunduğunu belirttiği akrabasına verilen cezayı az bulduğu için bir basın açıklaması yaparak protesto eyleminde bulundu.

GÜNCEL 27.05.2022, 21:28 27.05.2022, 22:33
Adalet arayan bir annenin acı çığlığı

Acılı Anne, defalarca cinsel istismarda bulunan Kadir K.’nın mahkeme heyeti karşısında el pençe durduğu için mi iyi halden 3 yıl ceza verilip suçlunun tahliye edildiğini sordu.

Ayşe Karakuş; “Sadece kendi çocuğum için değil, hepimizin çocukları için bu savaşı veriyorum, vermeye de devam edeceğim. Bir çocuğa, ya da tüm çocuklara, bir hayvana, hatta bir çiçeğe annelik yapan, yüreğinde annelik duygusunu yaşatan tüm kadınlardan ve dahi erkeklerden sesime ses, mücadeleme omuz olmalarını istemekteyim” diyerek kamuoyundan destek istedi.

“13 Yaşındaki yüzde 50 engelli kızım defalarca cinsel istismara uğramıştır”

Atatürk Anıtı önünde Uşak kadın dayanışması üyeleri ile birlikte basın açıklaması yapan anne Ayşe Karakuş, “Ben Ayşe. Anneyim…

11 aydır evladıma yapılan istismarın cezasız kalmaması için mücadele veriyorum. Biliyorum ki; anne susarsa çocuk solar. Çocuğum için ayaktayım ve direniyorum. 13 yaşındaki %50 engeli bulunan kızım akrabamız Kadir K. tarafından defalarca istismara uğramış, söylememesi için tehdit ve baskı görmüş. Bu canımı yakan olaydan kızımın telefonuna gelen mesajı görmem sayesinde haberdar olduğum günden beri hak arayışındayım.

Bir anne olarak sadece kendi çocuğum için değil, çocuklarımıza yönelik her türlü istismar vakasına karşı büyük bir üzüntü ve endişe duymaktayım.

Birleşmiş milletler çocuk haklarına dâir sözleşme uyarınca çocukların başta yaşama ve korunma olmak üzere tüm haklarının güvence altına alınması gereğini öncelikle vurgulamak isterim. Çocukların korunması tüm yetişkinlerin ve tabii ki devletin ortak sorumluluğudur” dedi.

“Cezalar çocuğumuza göz diken sapkın zihniyete karşı caydırıcı da olmalıdır”

Hukuken, 18 yaşını doldurmamış her birey çocuk olduğunu hatırlatan Karakuş, “Çocuk haklarına dâir sözleşmenin 19. Maddesi çocuğu istismardan korunma konusunda DEVLETE; önleme, tespit etme, müdahale etme, iyileştirme ve zararı giderme, sosyal destek sağlama ve failleri cezalandırma yükümlülükleri verir. Bireyler ve kurumlar herhangi bir gerekçe ile istismarın üstünü örtmeksizin ve çocukların haklarını koruyarak yeni istismarların önünü açmayacak biçimde sorumluluklarını yerine getirmelidir. Benim çocuğumun failine verilecek ceza bir sonraki çocuğumuza göz diken sapkın zihniyete caydırıcı da olabilir, cesaretlendirici de. Yargının en çok bunu göz önünde bulundurması en büyük temennimdir” ifadesini kullandı.

“Çocuk niçin çığlık atmadı? gibi bir mantık olmaz”

Benim çocuğuma yapılan istismara 3 sene gibi az miktarda verilen cezaya karşı tepkim; öncelikle korkuları sebebiyle sosyal hayatından kopan çocuğumu tekrar hayata kazandırmak ve yanan anne yüreğimi soğutmak için olsa da başkaca faillerin sonuçlarından korkup, başka bir yerde, başka bir çocuğumuza bu eziyeti yaşatmayı göze alamaması içindir. Failin ailesi "mahkeme koridorunda faili gören ve çığlık atan çocuk, istismar sırasında neden çığlık atmadı?" gibi olur olmaz söylemlerde bulunuyor. Benim çocuğum 13 yasında, adliyede annesi, babası yanındayken tepkisini bizden bulduğu cesaretle gösterebilir fakat böyle travmatik bir olayda, canıyla ve ailesiyle tehdit edilen çocuğum, o adamla yan yanayken nasıl bağırıp tepki göstersin? Gereken cezanın verilmesi için çocuğumun ölmesi mi gerekiyordu? Faile verilen iyi hal indirimi mahkemede cezasını belirleyecek heyete el pençe duruşundan mı verildi? Somut delillerle ve uzman psikolog ve pedagoglarca çocuğun beyanının doğruluğu kanıtlanan muamele yeterince kötü hal değil mi? Bu gibi kötü olayların yaşanmaması için, çocuklarımıza bırakın el sürmeyi, yan gözle bile bakmamaları için gereken cezanın tekrardan verilmesini istemekteyim şeklinde taleplerini dile getirdi.

“Anne olan herkes beni anlar”

Karakuş basın açıklamasına; “Ben bir anneyim, anne olan herkes beni anlar, empati kurarlar. Sadece kendi çocuğum için değil, hepimizin çocukları için bu savaşı veriyorum, vermeye de devam edeceğim. Bir çocuğa, ya da tüm çocuklara, bir hayvana, hatta bir çiçeğe annelik yapan, yüreğinde annelik duygusunu yaşatan tüm kadınlardan ve dahi erkeklerden sesime ses, mücadeleme omuz olmalarını istemekteyim. Çocuklarımızın ayaklarına taş, gözlerine yaş değmediği yarınlar dileğimle, herkese tekrar teşekkür ederim” diyerek son verdi.

(SALİH KILINÇ / HABER)

Yorumlar (2)
Kafamda deli sorgular 3 ay önce
Yeni bir dünya düzeni kuruluyor.

Kaos, korku, baskılama, çaresizlik, yokluk, açlık, boyun eğmişlik, itaat etme, kabullenme, tek çözüm, tek kurtuluş reçetesi empoze edilmek isteniyor insanların bilinç altına.

Çok değil, daha geçen yıl tüm dünyada pandemi vardı,
her gün binlerce insan ölüyordu,
Almanya'da bir Türk bilim adamı aşı bulmuştu,
sahi o bilim adamına ne oldu hiç adını duyan var mı?
Aşı, ölümleri bu kadar keskin bir biçimde kesebilecek kadar etkilimi?

Hemen herkesin bildiği BOP denen proje, çok yavaş ilerlerken yani;
çekiç güç, uçuşa yasak bölge, kimyasal gaz yalanı, Saddam'ı devirip Irak'ı parçalama filan 30-40 yıl sürmüştü.
Ne olduysa bir anda projeye hız verildi.
Bir gecede İşid türedi, Irak ve Suriye'de tozu dumana kattılar. O kadar parayı, silahı, teçhizatı, malzemeyi ne ara buldular ki?
İsrail oğullarında vaat edilen topraklar içindeki alanlarda yaşayan Araplar Türkiye'ye doğru kaçmaya, göç etmeye zorlandı. Boşalttıkları yerlere işidle mücadele adı altında peşmergeler yerleştirildi.
Sonuç: Yerlerinden yurtlarından edilmiş milyonlarca Suriyeli. Demografik yapısı bozulmuş bir Türkiye ve Suriye.

Soğuk savaş döneminin öcüsü komünist Rusya aslında korkulacak kadar değilmiş, daha Ukrayna baş edemiyormuş.
Ortaya yeni düşmanlar koymak, onlar bildiğiniz gibi kötü değil, canımıza, tüm değerlerimize, inançlarımıza karşılar, bizi yok etmek amaçları algısı ile
kutuplaştırıp, safları sıklaştırmak lazım.

Tüm bunların konuyla alakası ne?
Mevcut yasa, kanun ve cezalarla anca bu kadar oluyor, olmasın? :)))
Adalet 3 ay önce
Maalesef memlekette adalet suçlular kendilerine hiçbirşey olmayacağını bildiğinden istediğini yapıyor adaleti sağlamak artık vatandaşın kendisine kaldı