Göz ve kulak için kafiye tartışmasına bende katıldım

Bana göre yanlış zamanda ortaya konulan en doğru tartışmalardan bir tanesi olan kafiye tartışması; sadece yazı dilinin şiir içerisinde bir önem arz etmediğini kanıtlayan cinsten olması ile dikkatleri üzerine çekmektedir. Recaizade Mahmut Ekrem ile Muallim Naci arasında geçen bu zıtlaşma; Divan edebiyatının son demlerinde bir devrime uğramasını ve yenilik hareketine maruz kalmasını sağlamıştır.

Yüzyıllardır aynı şekilde işleyerek binlerce yazarın koyduğu kuralları bir anda yıkmak anca devrim olarak nitelendirilebilirdi herhalde. Muallim Naci’nin Demdeme adlı kitabında ortaya koyduğu bu yeni kuralların altyapısına inmek Avrupa ile Doğu edebiyatını bir nevi daha yakın hale getirmeye dayalı bir işlem olarak değerlendirilmeye alındığını da söyleyebilirim.

Tanzimat Dönemi şairi olarak Osmanlı edebiyatına adım atan şairlerden bir tanesi olan Muallim Naci de diğer Türk edebiyatçılar gibi Avrupa’da tahsilini tamamlamış olan biridir. Zannımca Avrupa’nın etkisini Divan edebiyatı üzerinde denemek istemesi de en büyük icraatlarından bir tanesi olarak değerlendirilmektedir. Genelde Fransa edebiyatı dahilinde hareket eden bir nesil içerisinde olan kişinin klasik edebiyatın kuralları dışına çıkması da olağan bir durumdur.

Fransa’dan etkilenen birinin de bu şekilde hareket etmesi olağan bir durum olarak görülmeli bence. Farklı bir hava yaratma konusunda da fikirlerinin bu şekilde ters tepkiler almayarak desteklenmesi de gerekirdi.

Osmanlı dilinin son zamanlarında ortaya çıkan bu tartışmanın keşke daha önceki dönemlerde ortaya çıkması durumunun sağlanabileceği türde bir sonucun tanımlanması durumu da ortaya çıkabilmektedir. Osmanlıca şimdi alfabeden farklı bir yapıda olduğundan dolayı da aynı sesler farklı harflerle tabir edilebiliyordu. Ama aynı sesleri vermelerine rağmen uyak olarak kabul edilmemesi durumu ortaya çıkabilmekteydi.

Muallim Naci de bunu engelleyebilmek için bir önsöz düzenlemesi gerçekleştirdi. Halen daha tartışma sebebi olarak edebiyat dünyasında yer alsa da bana kalsa oldukça başarılı bir söylem olarak görülmekteydi.

Kesinlikle arkasında durulması gereken bir yenilik  olmaya devam edilerk; bitmiş olan bir edebiyat kuşağının son zamanlarında da desteklenmesi gerektiğine dair düşüncelerimi belirtiyorum. Bu konudaki elbette ki son karar da sizin.

YORUM EKLE