banner230

Uşak’ta ekonomik çevreler bu olayı konuşuyor

Uşak’ta kayyuma devredilen 2 büyük firma hakkında, mahkeme tarafından “Konkordato geçici mühlet kararının ilanen tebliği “yapıldı.

EKONOMİ 10.05.2022, 14:04

Uşak’ta ekonomik çevreler bu olayı konuşuyor

Uşak’ta kayyuma devredilen 2 büyük firma hakkında, mahkeme tarafından “Konkordato geçici mühlet kararının ilanen tebliği “yapıldı.

EKONOMİ 10.05.2022, 14:04
Uşak’ta ekonomik çevreler bu olayı konuşuyor

Kayyum yönetimindeyken 2 büyük tekstil firması hakkında konkordato ilan edilmesi Uşak iş ve sanayi çevrelerinde gündemin en çok konuşulan olayları arasında yer aldı.

FETÖ/PYD tarafından 15 Temmuz 2016 tarihinde kalkışılan kanlı darbe girişiminin ardından sahipleri tutuklanan ve kayyuma devredilen şirketlerden Özçay İplik ve Tekstil Sanayi ve Sesli Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi hakkında; Uşak 4. Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) konkordato geçici mühlet kararının ilanen tebliği yönünde karar verdi.

Mahkeme her iki şirket hakkında da; “27 Nisan 2022 tarihinden itibaren başlamak üzere Geçici Mühlet Kararı” verdiğini ve alacaklıların ilan tarihinden itibaren 7 gün içerisinde itiraz edebileceğini duyurdu.

Kayyum yönetimindeki şirketler nasıl iflas ediyor?

Uşak’ta iş ve sanayi dünyası bu sorunun cevabını birbirine sormaya başladı. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından Uşak’ta 20 kadar şirkete devlet tarafından el konmuş, el konan şirketler kayyum yönetimine bırakılmıştı.

Daha sonra Eşme ilçesinde bulunan Tokşa Market, Çobanoğlu Süt ve Süt Ürünleri imalatı yapan firmalar sahiplerine iade edilmişti.

Edinilen bilgilere göre; Sesli Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, Sespa İhracat ve Pazarlama Anonim Şirketleri, kanlı 15 Temmuz darbe girişimi öncesi, yani kayyuma kalmadan da yüklü bir borç altına girmişti.

Ancak, Uşak’ta 6 yıldır kayyum yönetiminde bulunan şirketlerin durumu da Uşak kamuoyunun aklında hep soru işareti bıraktı. Bu şirketlerin yaklaşık 6 aydır yeterince doğru yönetilemediği ve onun için mahkeme tarafından konkordato ilan edildiği Uşak iş dünyasında sıkça dillendiriliyor.

Bir diğer iddiaya göre; Özçay İplik ve Tekstil Sanayi ve Sesli Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketleri, yaklaşık 15 gün önce denetimli kayyum gözetiminde sahiplerine devredilmişti.

(HİDAYET KIRAN / HABER)

Yorumlar (1)
Allah yardımcımız olsun 2 hafta önce
Döviz kurunun yüksek olması ihracatı arttırıyor ama ülke olarak sanayinin ihtiyacı olan hammaddede, enerjide hatta gıda ve tarımda bile dışa bağımlıyız. Öyle olunca, dövizle alınan hammaddede haliyle yüksek oldu, girdi maliyetleri artı. Ülkemiz de maalesef üretime dayalı büyümek yerine, tüketime dayalı büyümeyi benimsedi. Bu yenide değildi, son 15 yıldır böyleydi. ODTÜ'lü olduğunu beyan eden ve geçenlerde ODTÜ'lü öğrenciler tarafından protesto edilip ODTÜ'ye girişi engellenen kişinin, bizim zamanımızda ekonomi böyleydi dediği yıllarda Cumhuriyetin kazanımları olan, ülkenin üretimine, dışa bağımlılığını azaltan fabrika ve işletmeler hızla satılmaya başlandı, Cumhuriyet tarihinin en büyük özelleştirmeleri yapıldı. Serbest piyasa ekonomisi olduğundan tekelleşmeye, fiyat artışlarına müdahale edilemedi. Buna hamle olarak İthalat kartı ortaya kondu, küçük üreticiler ve küçük çiftçiler artan maliyete ve ürünlerinin para etmemesine dayanamadı, dışa bağımlılık arttı. Vatandaşın krediye ulaşması kolaylaştı ve hızla tüketim toplumu haline getirildi. Sonuç hazıra dağ dayanmadı. Yunanistan battı, Yunanistan satılık dendiği zamanlarda Yunanistan'daki banka faizleri bizimkinin yarısı kadardı. Hazine garantili dövize endexli garantili ihaleleri ve kur korumalı mevzuat hesaplarını söylemeye bile gerek yok. En baştan eğitim politikası hatalıydı. 4+4+4 kesintisiz eğitim, her ile bir üniversite ile hem eğitimin kalitesi düştü hem de ülkenin üretimle gelişmesinin en önemli dinamiği olan gençler 25-30 yaşına kadar 40-45 metrekare odalarda en verimli olacakları çağlarda tutuldu. Meslek erbabı kalifiye gençler yetişemedi, üniversite bitirip atanma bekleyen baba parası yiyip üretmeyip tüketen, son çare olarak gittiği abd ve Avrupa'nın gelişimine, büyümesine katkı sağlayan gençleri de unutmamak lazım. Adalet sistemi alt üst oldu. Adli kontrol, denetimli serbestlik, açık ceza evi, hafifletici sebepler, af maf derken suçluya hakkettiği cezalar verilmedi, caydırıcılık kalktı. Her gün onlarca kadın, şiddete maruz kalıp sokak ortalarında öldürüldü. Kadınlar, çocuklar hatta bebekler tacize tecavüze uğrayıp katledilmeye başlandı. İnsanlar, çocuklar tüm bunlara maruz kalmasa bile sokak köpeklerinin saldırısına uğrayıp, hayatlarını kaybetme, sakat kalma riskiyle karşı karşıya kaldı. Yanlış bulduğum göçmen politikasından bahsetmiyorum bile. Anlayacağınız, biran önce çok köklü bir değişim şart.