Bakan Tekin Açıkladı: 2 Milyon Öğrenci Değil 15 Bin Öğretmen Taşınacak
Mevcut uygulamada öğrencilerin taşındığı sistemi tersine çevireceklerini belirten Tekin, "Öğrenciyi değil, öğretmeni taşıyalım" diyerek milyonlarca öğrenci ve veliyi yakından ilgilendiren yeni modelin sinyallerini verdi.
Taşımalı Eğitimde Tersine Dönüş
Bakan Tekin'in açıkladığı en dikkat çekici değişiklik, taşımalı eğitim modelinin tamamen tersine çevrilmesi oldu. Mevcut durumda 250-300 köyden öğrencilerin merkez okullara taşındığını belirten Tekin, "Şu an yaklaşık 2 milyon öğrenci taşıyoruz. Bunun yerine 15 bin öğretmeni taşısak daha rasyonel olabilir. Model tersine dönebilir. Öğrenciyi değil, öğretmeni taşıyalım" ifadelerini kullandı.
Bu modelle öğrenci sayısı 30'un altına düştüğü için kapanma riski bulunan okulların açık tutulabileceğini belirten Tekin, norm sorununa da çözüm getirileceğini ifade etti.
Adres Kayıt Sistemine Sıkı Denetim Geliyor
Adrese dayalı kayıt sisteminin detaylı veri analiziyle yürütüldüğünü belirten Tekin, İçişleri Bakanlığı'ndan alınan verilerle mahalle ve sokak bazlı planlama yapıldığını söyledi. Bir mahallede derslik başına 45 öğrenci düşüyorsa o bölgeye okul yatırımı planladıklarını belirten Tekin, yeni yapılan okullarda sınıf mevcudunu 25'e düşürmek istediklerini ifade etti.
Bir ilkokul yatırımının ortalama 400 milyon liraya mal olduğunu vurgulayan Tekin, "Bu kadar yatırım yapıyoruz ama veli 'Ben çocuğumu oraya göndermem' deyip başka okula yöneliyor. Vatandaş çocuğun adresini başka mahalleye taşıyor. Herkes bunu yaparsa sistemi nasıl yöneteceğiz?" diye konuştu.
Sınav Sistemi ve Ara Tatillerde Net Mesaj
Sınav sistemiyle ilgili herhangi bir değişiklik planlanmadığını vurgulayan Tekin, öğrenci ve velilere net mesaj verdi: "Sınav süreçleriyle ilgili çocuklarımızın kafasını lütfen karıştırmayın. Hiçbir değişiklik yok."
Ara tatillere ilişkin ise iki yıldır öğrenci, öğretmen ve velilere anket yaptıklarını belirten Tekin, resmi tatillerin yoğunluğu, 180 iş günü zorunluluğu ve öğretmenlerin iki aylık yasal tatil süresi nedeniyle 36 haftalık takvimi planlamanın zorlaştığını söyledi. Özellikle 2027'de bayramlar ve ara tatilin aynı döneme denk gelmesinin planlamayı güçleştireceğini ifade eden Tekin, bu yılki araştırma sonrası önümüzdeki dönem için karar verileceğini açıkladı.
Eğitimde Dijital Takip ve Denetim Seferberliği
Dijital izleme sisteminin otomatik uyarı mekanizmasına dikkat çeken Tekin, bir okulda devamsızlık oranı arttığında sistemin "kırmızı bayrak" verdiğini ve ilçe yöneticilerinden bunun gerekçesini sorduklarını söyledi. Nakil hareketliliği, öğrenci sayısındaki artış-azalış, akademik başarı ve öğretmen norm açığının da anlık takip edildiğini belirtti. Okul bazlı mali ve idari süreçlerin de sistem üzerinden izlendiğini vurgulayan
"Çocuk etkinlik merkezi" adı altında faaliyet gösteren yapılarla ilgili de sert uyarılarda bulunan Tekin, bu tür yerlerin isimlendirme yoluyla mevzuat dışında kalmaya çalıştığını belirtti. "Biz bu tür yerleri denetleyemiyoruz. 'Çocuk etkinlik merkezi' gibi isimler kullanmalarının sebebi de bu; denetim alanının dışında kalmak" dedi.
Okula Başlama Yaşı Tartışılmalı
Okula başlama yaşına ilişkin değerlendirmede bulunan Tekin, aynı sınıfta 66 aylık ve 84 aylık öğrencilerin birlikte eğitim görebildiğine dikkat çekti. Bu yaş aralığında bir yılın gelişim açısından belirgin fark oluşturduğunu vurgulayan Tekin, "İnce motor becerileri, kas gelişimi ve öz bakım yeterlilikleri değişebiliyor. Bu durum akran zorbalığına da zemin hazırlayabiliyor. Okula başlama yaşı pedagojik boyutlarıyla birlikte kamuoyunda kapsamlı biçimde tartışılmalı" dedi.
Uzman ve başöğretmenlik kriterlerine ilişkin de değerlendirmede bulunan Tekin, kariyer basamaklarının ayırt edici bir niteliğe sahip olması gerektiğini vurguladı. "Süreyi 5 yıla düşürürseniz neredeyse herkes uzman, ardından başöğretmen olur. O zaman bunun bir karşılığı kalmaz" ifadelerini kullandı.