03.11.2022, 15:41

Biz Uşak için varız “Gündem peşinde koşan değil gündem yaratan gazetecileriz”

www.usakgundem.com İnternet Haber Sitesi olarak gazetecilik anlayışımızın “Gündem peşinde koşan değil, gündem yaratan gazetecilik” olduğunu daima dile getiririm.

Cumhuriyetimizin kuruluşunun 99. Yılını kutladığımız 29 Ekim Cumartesi akşamı, Atapark AKM karşısındaki bir AVM zincirinin şubesinin bulunduğu binanın üzerine çelik direklerle kaçak kat çıkmaya çalışıyorlardı.

İşin enteresan yönü; kaçak inşaat başlamadan az önce Sayın Vali ve protokol heyeti ve binlerce vatandaş, buradan 15 Temmuz Şehitleri Meydanına doğru fener alayı oluşturarak yürüyüşe geçmişti.

Binayı yapanlardaki cesaret, bana “Pes doğrusu” dedirtti. Biz kaçak yapıyı görür görmez anında haberleştirdik. Uşak Belediyesi İmar Müdürlüğü ekipleri ertesi gün gelmiş ve inşaatı mühürleyerek durdurmuş ve bina sahiplerine kaçak diktikleri çelik direkleri yıkımları konusunda yasal süreyi hatırlatmış ve bu sürede inşaata son vermedikleri takdirde adli sürecin işleyeceğini hatırlatmış ve para cezası yazıp gitmiş.

Bütün bu gelişmeleri gazetecilikte yıların deneyimi olan Salih Kılınç Ağabeyimizin Uşak Belediye Meclisi Kasım Ayı Toplantısını takip edip haberleştirmesinden öğreniyoruz. Şunu demek istiyorum: Biz sadece haberi yayınlamakla kalmıyor, gazetecilikte “Fikri takip” denilen kuralı da uygulayarak sonuna kadar takip ediyoruz.

Amacımız; bağcı dövmek değil, üzüm yemek. Yayın politikamızda her daim kamu yararı gözeterek hareket etmeye çalıştık. Kişilerle ve kurumlarla işimiz olmaz. Birçok sözüm ona gazeteciler gibi kendi reklamımızı yapmak ya da masa başında oturup haber üretmek gibi zırvalıklarla uğraşmıyoruz. “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi” olmaya da çalışmıyoruz.

Sahaya iniyoruz. Taraflarla görüşüyoruz. Topladığımız bilgileri teyit ettirip ondan sonra yayınlıyoruz. 3 kuruş gelir ede etmek için insanları karalamak bizim yayın politikamızda yer almaz.

Yavuz Hırsız ev sahibini bastırır

Atapark’ta bulunan bir market üzerinde 29 Ekim akşamı mı desem, gecesi mi? Bilemedim. Tek bildiğim gündüz saatlerinde olmayan direklerin gece yarısına doğru yükselmiş olmasıdır.

Biz, bu enteresan olayı, görür görmez; “Şehrin göbeğine göz göre göre kaçak kat yapıyorlar” başlığı ile haberleştirmişiz. Haberde ne müteahhit, ne A kişisi, ne B kişisi kimsenin adını vermeden sadece gece karanlığında dikiliveren direklerden bahsetmişiz.

https://www.usakgundem.com/guncel/sehrin-gobegine-goz-gore-gore-kacak-kat-yapiyorlar-h10801.html

30 Ekim Pazar gününe denk geldiği için tatildi. 31 Ekim Pazartesi günü de araştırmış, Uşak Belediyesi’nin ilgili mercilerinden bilgi alarak; “Apartman kondu mühürlendi ve yıkım kararı alındı” diye tekrar haberleştirmişiz.

https://www.usakgundem.com/guncel/kacak-apartman-kondu-muhurlendi-ve-yikim-emri-verildi-h10810.html

Konu 1 Kasım Salı günü yapılan Uşak Belediye Meclisi toplantısında da gündem gelmiş, onu da “Uşak Gündem’in duyurduğu kaçak inşaat belediye meclisinde “ başlığı ile aynı tarihte yine haberleştirmişiz.

https://www.usakgundem.com/guncel/usak-gundemin-duyurdugu-kacak-insaat-belediye-meclisinde-gundem-h10817.html

Yukarıda linkini yayınladığım haberlerde; hedef aldığımız bir kişi var mı?

Yok.

Peki, hedef aldığımız bir siyasi parti ya da kurum ve kuruluş var mı?

Yok.

Ya ne var? Cumhuriyet Bayramı kutlamaları ve hafta sonu tatilini fırsat bilen uyanıkların kaşla göz arasında diktiği çelik direkler var.

Bu çelik direkler, inşaat planında var mı? Yok, o zaman yasa dışı. Yani kaçak. Sözüm ona inşaat sahibi midir, müteahhit midir? Kimdir? Necidir? Birisi açıklama yapmış.

Demiş ki; “Ben cezaya da razıyım. Savcılık olma durumu da var gideriz ve ifademizi veririz. Biz adam öldürmedik, kaçakçılık yapmadık. Kimsenin hakkını gasp etmedik. Sanki insanlar çok kötü bir şey gibi değerlendirdi. Buranın müteahhitleri AK Partili olduğu için linç yiyorlar.”

Hoppala…”Al kızını koy çuvala, salla salla vur duvara.”

Beyefendinin özrü kabahatinden büyük. Sen kaçak yapıyı bir iki saat içerisinde dik. Suçüstü yakalanınca da o hezeyanla aklına geleni söyle.

Bu açıklamayı okuyunca aklıma şu fıkra geldi:

Adam suçüstü yakalanmış... Tavuk kümesinden yumurta çalarken. Üstü başı toz toprak içinde. Tavuk tüyleri elbisesinin her yerinde. Cepleri yumurta dolu.

Adamı mahkemeye çıkarmışlar.

Hâkim sormuş:

- Neden hırsızlık yaptın?

- Avukat istiyorum Hâkim Bey... Avukat olmadan konuşmam.

- Yumurtalar cebinde... Kümesin içinde yakalanmışsın... Tavuk pisliği her tarafına bulaşmış... Hırsızlık yaptığını gören çok... Avukat gelip ne diyecek?

- Vallahi ben de onu merak ediyorum Hâkim Bey?.. Acaba avukat ne diyecek?

Bu arkadaş mizah dalında ‘Nobel Ödülü’ alacak açıklamasında; “Herkes yapıyor da Niçin bizim yaptığımız göze batıyor” falan gibi akıllara ziyan sözler söylemiş.

Bir de pişkin bir şekilde, “Adam mı öldürdük?” diyor.

Evet Bayım. Ben yargıç olsam sizi “Taammüden adam öldürmeye teşebbüsten” yargılardım. Depremlerde insanların en çok öldüğü binalar, sizin inşa etmeye kalktığınız gibi, ruhsatsız, kaçak, projede olmayan eklenti yapılmış binalardır.

Siz, belki unuttunuz ama ben 17 bini aşkın insanımızın yaşamını yitirdiği Marmara Depreminde altında yüzlerce insanın can verdiği Müteahhit Veli Göçer’in binalarını unutmadım. Konya da Yasemin Apartmanı enkazı altında kalan canlarımızı unutmadım. 30 Ekim 2020 yani 2 yıl önce İzmir Depreminde Rıza Bey Apartmanında yitip giden canlarımızı unutmadım.

Çoğu ruhsatsız, ruhsatlı olsa da binalarda da kesilen kolonlar ve planda olmayan kaçak bölümlerin meydana getirdiği ağırlıklar yüzünden canlarını yitirmişti.

Ayrıca, kümes yaparken bile bir sürü para ve zamanını harcayarak inşaat ruhsatı alan vatandaş enayi mi? Herkes kafasına göre inşaat yapıp kat çıkacaksa, imar kanunu ve yönetmeliklere ne gerek var?

Sizden şu soruma net bir cevap istiyorum: “Yaptığınız işlem yasal mı? Değil mi?

Kim olursanız olun, yasaları çiğnemek hakkını kimse size vermez. Niçin, böyle absürt açıklamalar yapmak zorunda hissettiniz ki?

Keşke bize gelseydiniz. Daha aklı başında bir açıklama yapmanıza yardımcı olurduk. Cevap hakkının kutsallığına inandığımız için seve seve yayınlardık.

Bulanık suda balık avlamaktan vaz geçin ve yasalara uyunuz. Lütfen…

Yorumlar (6)
Emin 1 ay önce
İnancım gereği siyasete ve hiç bir siyasetçiye kalbimde zerre yakınlık hissetmem, itibarda etmem. Lakin sormak istiyorum o malum siyasi gücü arkasında hissetmese; yargılanmaya razı olabilir miydi?

Buradan 2 sonuç çıkıyor.
1- Suçun yaptırımı yok veya cezalar caydırıcı olmadığı için cezaya razı olunmuş.
2- Kanun, yasa, devlet, vatan, millet, iman, hak hukuk, kul hakkı gibi bize has özellikler artık bir anlam ifade etmiyor.

Gediz Ulu Yolunda merkezi bir konumda, bildiğin 5-6 metrelik kaldırımı, kabin şeklinde ucube bir yapıyla kapatmış marketin biri.
Dün önünden geçerken dikkatimi çekti. Camına toplanma alanı diye bir şey yapıştırılmış.
Şaka zannettim önce, toplanma alanı olunca kaldırmak veya yıkmak mümkün olmuyor mu diye düşündüm sonra.
asabi vatandaş 1 ay önce
hido bildiğin kapak olmuş bu yazı
Muhterem 1 ay önce
Helal olsun gerçekten bu yazıyı yazan arkadaşı tebrik ediyorum.
Kahraman Usakli 1 ay önce
Adamlar baya bişey dikmiş, kimse de görmemiş, çok ilginç!
özer 1 ay önce
ADALET HAK HUKUK HESAP VERİLEBİLİRLİK ŞEFFAFLIK
bu vasıfları unutacakmıyız HATIRLATACAKMIYIZ SESİMİ DUYAN VAR MI ?????
Osman Soyer 1 ay önce
Siyasilerden hiç bir ses yok. Sadece sonradan konuşuyorlar. İyi parti il başkanı Hakan Savaşın hakkını yemeyelim imar konusunda çok tepki verdi. Görüyorum onuda sığdırmadılar.
İl başkanları ve meclis üyeleri tepki göstermelidir. Niye siyaset yapıyorlar