BİR TARİH GÖZ GÖRE GÖRE YOK OLMASIN

Yeşil Banazımızın yeşil köyü, Yeşilyurt asırlık köy camine el atılmazsa kısa süre sonra tarih olacak.

Geçmişten-günümüze tarihe tanıklık eden kalem işi nakışlı, ahşap minareli camii, Selçuklu ve Osmanlı mimari formunda olup Uşak’ta tek olma özelliği taşımaktadır.  

Çinili, boyalı, kınalı - bezemeli, ahşap camiler, 18. yüzyıl sonları ve 19. yüzyıl başlarında yapılmaya başlanmış ve Anadolu da yaygınlaşmıştır.

Günümüzde araştırdığım bilgiler neticesinde sadece Denizli ilinde 52 camii görmek mümkündür.

Ancak Uşakımızda bir elin parmak sayılarını geçmemektedir.

Bunun nedeni ise şehrin üç büyük yangın geçirmesi eski camileri yıkıp yerine yenisini yapmak gibi adetimizin olmasından dolayı olabilir.

Bu camiler, genelde Yeşilyurt camindeki gibi Bektaşi izleri taşırken, Padişah II. Mahmut döneminde Bektaşiliğin yasaklanması ile Nakşibendi izleri taşımaya başlamıştır.

Abdülhamit zamanında tekrar Bektaşi dergahları açılınca tekke ve zaviyelerin kapatılması ile dergahlara birer minare eklenerek camiye dönüştürülmüştür.

Mimari açıdan bakıldığında camilerin dıştan sade oluşu, içerisinin ise süslü oluşu dikkat çeker.


Süslerin genelde, Mekke tasvirleri, Keşkül, Teber, vazodan çıkan çiçek motiflerinden oluşması ise ayrı bir önem taşımaktadır.

‘’Nedir Keşkül? : Keşkül adı verilen dilenme ve yemek kapları tarikat litürijisinde önemli bir yere sahiptir. İslam’da hoş karşılanmasa da dilenme birçok tarikat için önemli bir ritüeldir. Bektaşilik’te de büyük sufiler müritlerinin kibirlerini kırmak ve nefislerini terbiye etmek amacıyla onları dilendirmiştir. Bu nedenle dilenmenin vazgeçilmez parçası olan keşküllerin tasarımına önem verilmiş ve üzerleri tarikatın sembol dünyasında yeri olan derviş, kuş, ejder, arı gibi figürlerle bezenmiştir. Tarikatın önemli kişilerine ait menakıbnâme ve velâyetnâmelerinde sıklıkla rastlanan bu figürler tekke-tasavvuf edebiyatındaki nefeslerde karşımıza çıkarak, bu imgelerin anlamlandırılmasına olanak verir’’


(Bir Bekteşi Dervişi)

Bu camilerin hemen hemen hepsi (bazı motifler hariç) Türk kültürünün izini taşımaktadır.

Günümüz inaç turizmi, sanat tarihi ve mimari açıdan çok önemli olması açısından mutlaka korunmalı ve restarosyonu bir an önce yapılmalıdır.

Cami içinde yaptığımız gözlemlemede; çatısında çökme olduğu bakılmadığı için iç duvarlarında çökmeler meydana geldiği, duvara sızan yağmur sularından dolayı duvar ve kubbe nakışlarında bozulmalar görülmüştür.

Tedbiren; en azından Kar-Kış bastırmadan koruyucu önlem aldırılmalı, bahara ise acil olarak çalışmalara başlanması, Uşak için çok büyük kazanım olacaktır.

Not: Sanat tarihçi ve Arkeoloğ değilim . Yazımda hata olmuş olabilir ama bir fikir koyarken ıspatını da koymaya çalıştım. Ayrıca bu yazının ana teması tarihe sahip çıkmaktır.

Alp Arslan DUR


Kaynaklar: Bektaşi İkonografisi Üzerine Bir Deneme: Hacı Bektaş Veli Müzesi’ndeki Figürlü Keşkül-ü Fukaralar

Aydındenge sitesi : Ege Bölgesi’ndeki nakışlı camiler inceleme konusu oldu – Konulu haber

YORUM EKLE
YORUMLAR
arif karabacak
arif karabacak - 3 hafta Önce

Alparslan bey süpersiniz, tebrik ve teşekkür ediyorum.

AKIN DEDE
AKIN DEDE - 3 hafta Önce

https://www.youtube.com/watch?v=doHh2X4N3Wk

Serhat Şahin
Serhat Şahin - 5 gün Önce

Alparslan Bey ben mimarım. Mimari Restorasyon Kültür Varlıklarını Koruma Derneği Başkanıyım. Valimizin ve Kaymakamızın Camii için bir çalışmaları var mı? Bilgi alabilirsem çok memnun olurum. Hassasiyetiz için teşekkürker.
serhats1971@gmail.com