C vitamini, antioksidan ve lif deposu olan bu tatlı meyve, bağışıklık sistemini güçlendiriyor, kalp ve damar sağlığını destekliyor, sindirim sorunlarına çare oluyor. Ancak uzmanlar, bu kadar faydalı bir besin olmasına rağmen yanlış tüketildiğinde ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Vedat Göral, cennet hurmasının neden böylesine tehlikeli olabileceğini ve doğru tüketim yöntemlerini detaylarıyla açıkladı.
Aşırı Tüketimin Vücuda Etkileri ve Bezoar Tehlikesi
Prof. Dr. Göral, cennet hurmasının lif oranının oldukça yüksek olduğunu ve aşırı tüketiminin ciddi sonuçlar doğurabileceğini belirtiyor. "İnsanlar tek seferde çok fazla hurma yememeye dikkat etmelidir. Fazla yendiği takdirde midede bezoar ve alerjik reaksiyonlara neden olabilir" diyen uzman, bezoarın mide tıkanıklığına yol açabilen, sindirilmemiş, yumak halinde sert bir kitle olduğunu ifade ediyor. Özellikle cennet hurmasına özgü olan "diospirobezoar" adlı bezoar türü nadir görülse de ortaya çıktığında hayati tehlike oluşturabiliyor.
Cennet hurmasının içeriğinde bulunan yüksek oranda tanen ve çözünmeyen lif, mide asidiyle temas ettiğinde yoğunlaşıp pıhtılaşıyor. Bu kimyasal süreçte proteinler ve bitkisel liflerle birleşen yapışkan bir kitle meydana geliyor. Özellikle mide boşalması yavaş olan kişilerde, diyabet hastalarında veya mide ameliyatı geçirenlerde bu kitle sindirim sisteminde ilerleyemiyor ve giderek taşlaşarak bezoar oluşuyor.
Aç Karna Tüketim Kesinlikle Yasak
Uzmanların en çok vurguladığı konulardan biri, cennet hurmasının mutlaka tok karnına tüketilmesi gerektiği. Prof. Dr. Göral, "Açlıkta yüksek mide asidi seviyeleri, bitkisel kaynaklı kitlelerin oluşma riskini artırabileceğinden, ayrıca hazımsızlık, karın ağrısı ve şişkinlik hissine neden olacağından aç karnına hurma yemekten kaçının" uyarısında bulunuyor. Günlük tüketimin bir veya iki orta boy hurma ile sınırlandırılması ve mümkünse yemekten 1-2 saat sonra tüketilmesi öneriliyor.
Olgunlaşmamış Hurma Katmerli Risk Taşıyor
Cennet hurması tüketiminde en büyük tehlike, olgunlaşmamış meyvelerde gizli. Olgunlaşmamış hurmalarda yüksek oranda bulunan çözünmeyen tanen, özellikle shibuol adlı madde, mide asidiyle birleştiğinde polimerleşerek yapışkan bir reçine oluşturuyor. Mide içinde liflerle ve diğer besin artıklarıyla birleşen bu jel benzeri madde, zamanla sert ve elastik olmayan bir kitleye dönüşüyor.
Bu kitlenin başlıca komplikasyonları arasında ülser oluşumu, mide delinmesi, bağırsak tıkanması ve hatta bağırsak delinmesi yer alıyor. Bezoar mide duvarına mekanik sürtünme ve basınç uygulayarak mukozada erozyon ve ülser gelişimine neden olabiliyor. Eğer ülser ilerler veya bezoar çok sert yapıdaysa, mide duvarında nekroz ve delinme gelişebiliyor. Bu durumda mide içeriği karın boşluğuna sızarak peritonit oluşuyor ve hayati tehlike yaratan bir tablo ortaya çıkıyor.
Risk Grupları Daha Dikkatli Olmalı
Prof. Dr. Göral, bazı risk gruplarının cennet hurmasını daha dikkatli tüketmesi gerektiğini belirtiyor. Diyabet hastaları, yüksek doğal şeker içeriği nedeniyle porsiyon kontrolü yapmalı. Yaşlı bireyler, kabızlık ve bağırsak tıkanıklığı riski nedeniyle yalnızca iyice olgunlaşmış meyveleri tercih etmeli. İki yaş altı çocuklara kesinlikle verilmemeli, daha büyük çocuklarda püre halinde ve küçük miktarlarda sunulmalı. Bağırsak tıkanıklığı veya mide ameliyatı geçirmiş kişiler ise doktor onayı olmadan tüketmemeli.