Ev sahipleri ile kiracılar sık sık karşı karşıya geliyorlar. Taraflar yasal olarak haklarını kullanıp çeşitli kararlarla karşılaşabiliyorlar. Bu kararların bir kısmı ev sahiplerinin lehine olurken bir kısmı ise kiracıların lehine oluyor. Ancak bazı ev sahipleri kiracılara öyle bir tuzak kuruyorlar ki kiracının yapacak hiçbir şeyi kalmıyor. Kiracı bir anda mahkemeden çıkan tahliye kararı ile neye uğradığını şaşırıyor.
AKILLARA DURGUNLUK VEREN TUZAK!
Kiracısını evden çıkarmak isteyen ev sahibi kiracısını takip altına alarak uzun süreli evde olmadığı dönemi tespit ediyor. Bunun üzerine kiracısının imzasını taklit ederek tahliye taahhütnamesi yapıyor. Bu tahliye taahhütnamesini işleme sokuyor. İşleme sokulan tahliye taahhütnamesi için kiracıya yazılı bildirim yapılıyor. Kiracı evde olmadığı için bu bildirim eline ulaşmıyor. 7 günlük yasal süre geçince de kiracının tahliye taahhütnamesine itiraz etmediklerinden işlemler yapılmaya devam ediliyor ve kiracının evden tahliyesine dair karar çıkıyor. Kiracı eve geldiğinde ise evden çıkarıldığına dair karar ile karşılaşınca zorunlu olarak evden çıkıyor.
SAHTE İMZA CİDDİ SUÇ!
Ev sahiplerinin sahte imza ile kiracılara kurdukları tuzak eğer kiracı tedbirliyse bir anda ev sahibi aleyhine dönebilir. Kiracı gerekli takibi yapıp itirazını yasal olarak gerçekleştirirse tahliye taahhütnamesinde bulunan imzanın kendisine ait olmadığını mahkemede ispat edebilir. Bu durumda da ev sahibi evrakta sahtecilikten ceza almak üzere hakim karşısına çıkabilir.
KİRACILAR NE YAPMALI?
Kiracılar ev sahiplerinin şeytanca kurdukları tuzağa düşmek istemiyorlar ise evden uzun süreli ayrıldıkları durumlarda E-devlet üzerinden haklarında bir mahkeme veya icra işlemi başlatılıp başlatılmadığını sorgulamalıdırlar. Bu sorgulama yapıldığında ev sahibinin şikayeti görülür görülmez işlem yapılınca ev sahiplerinin oyunu bozulacaktır.