Emzirmenin ilk günlerinde süt miktarının azlığı birçok annede "Sütüm yetmiyor" endişesine neden olabiliyor. Ancak bu dönemde salgılanan, kolostrum olarak bilinen ağız sütü, bebeğin bağışıklık sistemini güçlendirmede ve tüm ihtiyaçlarını karşılamada oldukça zengin içeriğe sahip.
Annelerin yanlış emzirme pozisyonları nedeniyle meme başı çatlakları yaşayabildiği, bu durumda bebeğin etkin bir şekilde süt alamayabileceği belirtiliyor. Zamanla annenin ağrı duymasına ve bebeğin huzursuz olmasına neden olabilen bu sorunun doğru pozisyonla emzirme sayesinde aşılabileceği vurgulanıyor.
DOĞRU BESLENMENİN ÖNEMİ
Uzmanlar, emziren annelerin günlük enerji ihtiyacının yaklaşık 500 kalori arttığına dikkat çekiyor. Bu ekstra enerjinin boş kalorilerle değil, besleyici gıdalarla karşılanması gerektiği belirtiliyor. Günlük beslenme düzeninde 3 ana öğün ve 2-3 ara öğün yapılması öneriliyor.
Kalsiyum ihtiyacını karşılamak için süt, yoğurt ve peynir tüketilmeli. Protein ihtiyacı için yumurta, et, tavuk, balık ve baklagillere ağırlık verilmeli. Sağlıklı yağlardan zeytinyağı, avokado ve ceviz gibi besinler tüketilmeli. Lifli besinler için tam tahıllar ve sebzeler tercih edilmeli. Demir ve B12 vitaminleri açısından zengin gıdaların alınması önemli.
Annelerin emzirmeyi "üç saatte bir" gibi katı zaman aralıklarına göre sınırlandırmaması gerektiği vurgulanıyor. Süt üretiminin arz-talep prensibine göre işlediği, bebek ne kadar sık emerse memeye o kadar uyarı gittiği ve süt üretiminin arttığı belirtiliyor.
FİZİKSEL VE PSİKOLOJİK DENGE
Anne sütünün üretiminin sadece fizyolojik değil, aynı zamanda psikolojik bir süreç olduğu hatırlatılıyor. Emziren annelerin hem fiziksel hem de duygusal olarak desteklenmesi gerektiği vurgulanıyor.
Bu dönemde annelerin günde en az 2,5-3 litre su tüketmesi hayati önem taşıyor. Karbonhidrat, protein ve sağlıklı yağları içeren yeterli ve dengeli diyet uygulanmalı. Stresin oksitosin hormonunun salınımını baskılayarak süt akışını azaltabileceği, bu nedenle stres kaynaklarından uzak durulması gerektiği belirtiliyor.