Türkiye’de gelişmiş bir mülkiyet hukuku bulunduğu için kişilerin mülkiyet hakları ve mülkiyetleri altındaki mülkler üzerinde istedikleri gibi tasarrufta bulunabilme hakları devlet güvencesindedir. Kişi sahip olduğu gayrimenkulü istediği gibi satabilir veya kiraya verebilir. Buna dair herhangi bir kısıtlama kolay kolay uygulanamaz. Ancak aile konutu durumu gerçekleştiğinde mesele ayrı bir boyuta taşınabiliyor.
AİLE KONUTU NEDİR?
Aile konutu bir ailenin bir arada yaşadığı ve barınma ihtiyaçlarını karşıladıkları süreli ya da süresiz kalınan evdir. Bir konutun yasal olarak aile konutu olabilmesi için bunun tapu kütüğüne şerh edilmesi gerekebilir. Bu şerh ailenin yaşadığı konutun eşlerden birisinin diğer eşten habersizce evi satmasına engel olacaktır. Ancak Yargıtay’ın buna dair farklı emsal kararları da vardır. Nir konutun aile konutu muamelesi görebilmesi için illa ki tapuda aile konutu şerhi bulunması şart değildir. Yargıtay kararına göre ailenin o evde yaşaması oranın aile konutu olmasına yeterlidir.
EŞTEN HABERSİZ SATIŞ SONRASI NE OLUR?
Eşlerden birisinin adına kayıtlı olan ve tapuda da aile konutu şerhi bulunmayan ev ilk bakışta sorunsuzca satılabilir. Buna dair tapu devri işlemi de normal bir tapu işlemi gibi yapılabilir. Ancak kendisinden habersizce konutun satışının yapılması durumunda ein de hakkı vardır. Bu eş için Yargıtay’ın daha önceki emsal kararları devreye girmektedir.
Aile konutu eşten habersizce satılmışsa ve haberi olmayan eş bu durumun düzeltilmesi için mahkemeye başvurursa o zaman çok farklı bir hukuki süreç başlayacaktır. Mahkeme önce bu konutun aile konutu olup olmadığını tespit edecek. Eğer aile konutu ise satışı yapılan, parası ödenen, tapu devri gerçekleşen konutun satışını iptal edecektir. Bu durumda tapu tescili iptal edilerek ev hiç satılmamış gibi eski sahibinin üzerine dönecektir. Arada yapılan para transferi ise başka bir mahkemenin konusu olabilir.