Kiracıların kiralamış oldukları evlerde aidat ödemelerini yapmaları bir zorunluluk olarak değerlendiriliyor. Ortak kullanım giderleri için apartman veya site yönetimlerinin tahsil ettikleri aidatlar için oldukça sert hukuki uygulamalar yapılıyor. Bu uygulamalardan habersiz olan kiracılar ise karşılarına çıkan netice itibariyle de şok olabiliyorlar.
AİDAT BORCUNUN KİRADAN FARKI YOK!
Bir kiralık evde kiracı için aidat borcu ile kira borcu arasında yasal olarak pek bir farklılık bulunmuyor. Aidat ödemeyen kiracı bundan dolayı başını derde sokabiliyor. Bunun için ev sahibinin kiracının aidat ödemelerini takip etmesi gerekiyor. Eğer kiracı aidat ödemesi yapmaz ise o zaman ev sahibi yasal işlemleri başlatma hakkına sahip oluyor. Aidat ödemelerinin ev sahipleri için kiradan bile daha önemli bir özelliği bulunuyor.
EV SAHİBİ SORUMLU OLUYOR
Kiracı kirasını ödemediğinde ev sahibi bir gelirinden mahrum oluyor. Ancak kiracı aidat borcunu ödemez ise ev sahibi bu ödenmeyen borçtan dolayı sorumlu oluyor. Kiracı eğer borcu ödemeden evden çıkarsa bu para ev sahibinden tahsil ediliyor. Bu ödemeyi yapmak istemeyen ev sahiplerinden ise yönetimler parayı icra yoluyla faizi ile birlikte tahsil edebiliyorlar. Bundan dolayı bir ev sahibinin kiracının aidat ödemelerini sıkı bir şekilde takip etmeleri gerekiyor.
TAHLİYE KARARI ÇIKAR!
Kiracının aidat borcunu ödememesi durumunda ev sahibi bunu kira sözleşmesinin ihlali olarak değerlendirip yasal işlem başlatabilir. Bu durum karşısında da borcun tekrar tekrar ödenmemesi halinde kiracı için evden tahliye kararı çıkarılabilir. Bu pozisyonda kiracı hem ev için ödenmesi gereken bir borcun ödenmesinden kaçınmış oluyor hem de ev sahibinin kötü bir şöhret kazanmasını sağlıyor. İki açıdan da ev sahibini zora sokan kiracılar için kolay bir şekilde tahliye kararı çıkarılabiliyor.