Mahmut Uludağ’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panellerde, Tarım Çalışma Grubu’ndan Ali Merdan Çelik ve Nihat Fırat konuşmacı olarak yer aldı. Gıda egemenliği, endüstriyel tarımın yarattığı tahribat ve agroekolojik yöntemlerin gerekliliği tartışılırken, köylerdeki nüfus kaybı ve tarımsal üretimin çöküşü çarpıcı verilerle gözler önüne serildi. Çiftçiler, artan mazot ve gübre maliyetlerinin üretimi sürdürülemez hale getirdiğini vurguladı.
Köylerden Göç Alarmı: Gençler Terk Ediyor
Sivaslı’ya bağlı Ağaçbeyli köyünde düzenlenen panele yaklaşık 60 kişi katıldı. Bir zamanlar 2.600 nüfusa sahip olan köyün bugün sadece 600 kişiye düştüğü belirtildi. Çiftçilerin yaş ortalaması 55-65 aralığında seyrederken, gençlerin tarımdaki ekonomik zorluklar nedeniyle köyü terk ettiği ifade edildi. Geçen yıl köyde 19 ölüm gerçekleşirken yalnızca bir doğum olması, demografik krizin boyutlarını ortaya koydu. Katılımcılar, endüstriyel tarımın küçük üreticiyi ezdiğini, tohum ve girdilerde dışa bağımlılığın arttığını dile getirdi.
Tütün ve Buğdayda Krizi Sonrası Üreticiler Çaresiz
Karahallı’ya bağlı Delihıdırlı köyünde yapılan ikinci panelde de benzer sorunlar gündeme geldi. Yaklaşık 60 kişinin katıldığı panelde, bin nüfuslu köyde göçün hız kesmediği belirtildi. Köy muhtarı, karakılçık, kara buğday ve glütensiz garuçka buğdayı üretimine yöneldiklerini, köyde kurulacak bir fırınla sağlıklı ekmek üretip Türkiye geneline satmayı planladıklarını aktardı.
Bir kadın tütün üreticisi, geçmişte köy okullarının önemine vurgu yaparak, “O zaman yollar çamurdu ama mutluyduk, şimdi yollar beton ama mutsuzuz” diyerek duygularını ifade etti. Kuraklık, orman tahribatı ve sözleşmeli tarımın getirdiği mağduriyet nedeniyle 14 dönüm araziden 1,5 ton tütün bile alınamadığını belirten üretici, tarımın bitme noktasına geldiğini söyledi.