Üniversite yönetiminin yaptığı resmi açıklamada, öğrencilere ait banka hesapları ve dijital cüzdanların üçüncü kişiler tarafından dolandırıcılık, yasa dışı bahis ve uyuşturucu kaçakçılığı gelirlerinin aklanması amacıyla kullanıldığı belirtildi. Bu olaylarda son dönemde ciddi bir artış yaşandığına dikkat çekilen açıklamada, öğrenciler ciddi hukuki sonuçlar konusunda bilgilendirildi.
Tuzak genellikle masum görünen bir teklifle başlıyor: "Komisyon kazanırsın", "sadece bir kez kullanacağım", "zararsız bir para transferi" ya da "borcunu ödemene yardım ederim." Bu ve benzeri gerekçelerle hesabını başkasına açan öğrenci, farkında olmadan ağır suçların ortağı haline gelebiliyor. Hukuki açıdan son derece kritik olan nokta şu: Hesap üzerinden gerçekleştirilen işlemlerde, işlemi fiilen yapan kişi kim olursa olsun, asıl sorumluluk hesap sahibine ait.
"Bilmiyordum" Demek Yeterli Değil
Üniversite yönetiminin uyarısında en çarpıcı vurgu, "bilmiyordum" ya da "sadece yardım etmek istedim" gibi savunmaların hukuken koruyucu olmayabileceği noktasında yapıldı. Türk Ceza Kanunu ve ilgili mevzuat kapsamında öğrencinin hem cezai hem de hukuki sorumluluğu doğabilir. Bu sorumluluk; adli soruşturma ve kovuşturma süreçlerini, adli sicil kaydı oluşmasını ve mağdurlar tarafından açılacak tazminat davalarını kapsıyor.
Hesabını Paylaşanı Bekleyen Ağır Sonuçlar
Banka hesabını başkasına kullandıran öğrencinin karşılaşabileceği yaptırımlar oldukça ağır. Bankalar söz konusu kişiyi riskli müşteri olarak değerlendirerek hesaplarına kısıtlama getirebilir; kredi ve kredi kartı başvuruları reddedilebilir. Bunların ötesinde adli kontrol tedbirleri devreye girebilir, yurt dışı çıkış yasağı dahi uygulanabilir. Henüz hayatının başında olan bir genç için bu sonuçların her biri son derece yıkıcı olabilir.