Uşak Belediye tarihinde önemli isim Nuri Şeker Bey’in Hikâyesi’ni Ömer Aşçı anlattı

Uşak Belediyesi Kültür Yayınları Kent Belleği Projesi Sorumlusu Ömer Aşçı, Mollaömeroğlu Nuri Şeker’in belediye başkanlığı ve şeker fabrikası kurma serüvenini anlattı.

Uşak Belediyesi Kültür Yayınları tarafından kent belleğine ışık tutan paylaşımlarda, Uşak Şeker Fabrikası’nın kurucu önderi ve Cumhuriyet döneminde seçilen ilk belediye başkanı olan Molla Ömeroğlu Nuri Şeker Bey’in hikâyesi yeniden gündeme geldi. Diorama sorumlusu Ömer Aşçı, Nuri Şeker’in belediye başkanlığı sürecini ve şeker fabrikasını kurma serüvenini aktardı. Aşçı’nın açıklamaları şöyle:

Molla Ömeroğlu Nuri Şeker Bey

30 Ekim 1922 Uşak Belediye Başkanı Molla Ömeroğlu Nuri Şeker Bey

Uşak Belediye Başkanlığı'na 1919 yılının şubat ayında yapılan seçimi kazanan Hürriyet ve İhtilaf Fırkası namzedi (Okkaoğlu) Ahmet Bey getirilmiştir. Yunan Küçük Asya Ordusu 29 Ağustos 1920 tarihinde Uşak Kazası'nı işgal etmiş ve istifa eden (Okkaoğlu) Ahmet Bey'in yerine Acemoğlu Hulusi Bey'i Uşak Belediye Başkanlığı'na getirmiştir. Dumlupınar Meydan Muharebesi sonrası 1 Eylül 1922 günü kurtulan Uşak Kazası'nda belediyecilik hizmetleri Uşak Kaymakamlığı tarafından yürütülmüştür. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 30 Ekim 1922 günü kabul edilen 278 Sayılı Devairi Belediye Rüesasının Sureti İntihabına Dair Kanunu sonrası ise Belediye Reisliği ‘ne Mollaömeroğlu Nuri (Şeker)Bey seçilmiş fakat yardımcısı Şaveroğlu Mustafa Efendi'ye devretmiştir. Kurtuluş Savaşı sonrası Mollaömeroğlu Nuri (Şeker)Bey Yunan Ordusu’na yardım etti iftirasıyla karşılaşmış yapılan tahkikat sonucu aklanmıştır. Mollaömeroğlu Nuri (Şeker)Bey’in önce belediye başkanlığına aday olup sonra çekilmesi halk nezdindeki itibarını ölçme gayreti olarak değerlendirilebilir.

Torunu Mehmet Şeker Anlatıyor

Türkiye Şeker Sanayi’nin kurucu önderi Mollaömeroğlu Nuri (Şeker)Bey’in hatıratında bu hadise torunu Mehmet Şeker Bey tarafından şöyle aktarılmaktadır;

(…) İşte bu nedenle şeker fabrikasını kurma kararını almadan önce, toplumun gerçekten kendisini sevip sevmediğini, destekleyip desteklemediğini kesin olarak tespit etmek istemiş. Gerçi yaptığı toplumsal hizmetlerle çevresindeki halkın itimadım çok iyi kazanmış ama yine de yapacağı hamlede yeteri kadar destek bulamaz ise tüm planlarının alt üst olmasından çekinmiş. Bu nedenle son olarak vakit kaybetmeden yeni bir güvenoyu denemesine ihtiyaç duymuş. Tam o sırada belediye başkanlığı seçimi varmış. Dedem için bu bulunmaz bir fırsatmış. Sevilip sevilmediğini ve halkın kendisini destekleme oranını da böylelikle test etmiş olacakmış. Fazla düşünmeden Uşak belediye başkanlığına aday olmuş. Böylece halkın kendisine ne kadar dertsek vereceğini görmek istemiş. Uşak belediye başkanlığına adaylığını açıkladıktan sonra, Uşak eşrafı, Halı Pazarı esnafı ve kahvehanelerde bulunan Uşak halkı, Mollaömeroğlu Nuri Bey reisliğe aday ise seçime ne gerek var, gidip belediye başkanlığı masasına otursun, şeklindeki konuşmaları duyan Dedemin morali yükselmiş. Buna rağmen seçim olmalı ve tıraşı önüne dökülmeliymiş. Seçim yapılıyor ve dedem Cumhuriyetin Uşakta seçilen ilk belediye reisi olmanın mutluluğunu yaşıyor. Ancak asıl amacının belediye reisi seçilmek olmadığı için, seçim sonrası yapılan görev taksimi toplantısında; Arkadaşlar benim size bir diyeceğim var önce beni dinleyin ve ondan sonra toplantımızı yapalım diyor. Biliyorsunuz benim uzunca bir süredir yapmayı hayal ettiğim bir çalışmam var, yanlış değerlendirmenizi de istemiyorum. Şayet ben belediye reisliğini yaparsam senelerce hayalini kurduğum şeker fabrikası yapma işi ile yeterince ilgilenemem. Onun için sizden ricam beni bağışlamanız, Müsaadenizle görevimden istifa ederek yerimi, birinci Naip Şaveroğlu/Helvacıoğlu Mustafa Efendi’ye devredeyim. Böylece ben de hayali ile yaşadığım şeker fabrikasını kurma işi ile uğraşayım. Şunu da iyi biliniz ki ben daima sizinle beraberim diyerek belediye reisliğinden istifa ederek ayrılıyor. Ondan sonra da Hacı Gedik Hanındaki yazıhanesinde ve Hacı Gedik Kahvesinde mangalda kül karıştırıp şeker fabrikası kurma işini hızlandırmaya başlıyor.

Belediyecilik Hizmetlerinin Gelişimi

Belediyecilik Hizmetleri; Osmanlı Devleti'nin kuruluşundan Tanzimat Dönemi'ne kadar “kadılık” müessesi ve vakıflar, loncalar üzerinden görülmüştür. Tanzimat sonrası modern anlamda belediyecilik teşkilatı 25 Temmuz 1855 tarihli bir iradeyle İhtisap Nezareti lağvedilerek İstanbul’da "İstanbul Şehremaneti" ismi ile belediye teşkilatı kurulmuştur. 8 Ekim 1864 yılında kanunlaşan Vilayet Islahatı Kanunu/Tuna Vilâyeti Nizamnamesi ile belediyecilik bir kurum olarak Osmanlı taşrasında da kurulmuştur. Vilayet Islahatı Kanunu birçok kez revize edildikten sonra 1913 yılında kabul edilen “İdare-i Umumiye-i Vilayet Kanunu” 1930 tarihinde kanunlaşan Belediye Kanunu'na kadar yürürlükte kalmıştır.1877 tarihli Vilayet Belediye Kanunu’na göre belediye başkanı meclis içinden mülki amir tarafından atanıyordu. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde 30 Ekim 1922 günü kabul edilen 278 Sayılı Devairi Belediye Rüesasının Sureti İntihabına Dair Kanunu ile belediye başkanlarının belediye meclisi tarafından kendi içinden iki yıl için seçilmesi yöntemi getirildi. Kurumsallaşma sürecine 1923 yılında Cumhuriyetin ilanıyla başlayan ve 1924 Anayasasıyla sürdüren Türkiye Cumhuriyeti daha önce girişimlerde bulunulmuş olmasına karşın yerel yönetimlere ilişkin ilk düzenlemeyi 1930 yılında 1580 sayılı Belediye Kanunu ile gerçekleştirmiştir.

Uşak Haberleri