Milyonlarca kamu görevlisi ve emekliyi doğrudan etkileyen müzakere süreci, uzlaşmazlıkla sonuçlanarak Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na havale edildi. Kamu İşveren Heyeti'nin sunduğu son teklif, kamu çalışanlarının beklentilerini karşılamaktan uzak kaldı. 2026 yılı için yüzde 11+7, 2027 yılı için yüzde 4+4 oranında artış ve taban aylığa bin TL eklenmesi önerisi, mevcut ekonomik koşullarda yetersiz bulundu. Özkuk, bu teklifin kamudaki ücret adaletsizliğini çözmeye, alım gücünü artırmaya ve maaşları yoksulluk sınırının üzerine çıkarmaya yetmediğini vurguladı.
Yetkili Konfederasyon ve 4688 Sayılı Kanun Eleştirisi
Türkiye Kamu-Sen yetkilileri, toplu sözleşme sürecinin başarısızlığında iki temel faktörün etkili olduğunu belirtiyor. Bunlardan birincisi 4688 sayılı Kanun'dan kaynaklanan aksaklıklar, ikincisi ise yetkili konfederasyonun süreci doğru yönetememesi olarak gösteriliyor. Özkuk, müzakere sürecinin masada yapılması gerekirken, kapalı kapılar ardında çözüm aranmasını eleştirdi.
Bu durumun, önceki yedi dönemde de benzer şekilde yaşandığını hatırlatan sendika temsilcileri, artık masada yetkili konfederasyonun değişmesi gerektiğini savunuyor. Kamu görevlilerinin sendikal tercihlerini gözden geçirmesi gerektiği vurgulanırken, aksi takdirde bu kısır döngünün gelecek dönemlerde de devam edeceği uyarısı yapıldı.
Türkiye Kamu-Sen'in hazırladığı talep paketinde, maaş artışı, refah payı, enflasyon farkı, ek ödeme ve seyyanen zamdan, sosyal güvenlik haklarındaki adaletsizliklerin giderilmesine kadar geniş bir yelpaze bulunuyordu. 3600 ek gösterge, yardımcı hizmetlilerin durumu, vergi dilimleri ve bayram ikramiyesi gibi konular da müzakere edilmesi istenen başlıklar arasında yer aldı.
Hakem Kurulu Sürecinde Büyük Beklenti
Toplu sözleşme sürecinin Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na intikaliyle birlikte, kamu çalışanlarının gözleri bu kuruma çevrildi. Türkiye Kamu-Sen yetkilileri, hakem kurulu üyelerinin büyük bir sorumluluk taşıdığını belirterek, sorunların sürdürülmesi değil çözülmesi noktasında irade ortaya koymalarını beklediklerini açıkladı.
Sendika temsilcileri, toplu sözleşme sürecinin olumsuz sonuçlanmasının mücadelelerinin sonu olmadığını vurguluyor. Sendikacılığın çok boyutlu ve çok unsurlu bir mücadele gerektirdiğini belirten Özkuk, Türkiye Kamu-Sen'in bu konuda gerekli irade ve donanıma sahip en önemli sivil toplum kuruluşu olduğunu kaydetti.