"Deprem öldürmez, ihmal öldürür" sözleriyle başlayan Karaoba, özellikle Uşak ve Ege Bölgesi'nde son dönemde yaşanan artçı sarsıntıların ciddiye alınması gerektiğini ifade etti.
Karaoba, yıllardır aynı uyarıları yaptıklarını ancak somut adım atılmadığını belirterek, "Felaket kapıda beklerken biz hâlâ hazırlıksızız. Uşak, Kütahya ve çevre iller sürekli sallanıyor, fay hatları açık uyarılar veriyor ama hükümet derin bir uykuda" dedi. Milletvekili, AFAD ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'na iki yıldır sorular yönelttiklerini, ancak hiçbir yanıt alamadıklarını öne sürdü.
Yarım Asırda 80 Bin Can Kaybı
Vekil Karaoba, Türkiye'nin deprem tarihine dikkat çekerek acı bir tabloyu gözler önüne serdi. 1970 Gediz depreminden 2023 Kahramanmaraş felaketine kadar uzanan süreçte yaklaşık 80 bin vatandaşın hayatını kaybettiğini hatırlatan Karaoba, "Bu kayıpların büyük bölümü önlenebilirdi. Bilim var, teknoloji var, eksik olan siyasi irade" değerlendirmesinde bulundu. 1999 Gölcük ve Düzce, 2011 Van depremlerini de anımsatan milletvekili, aynı hataların tekrar edilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Kamu Binaları ve Okullar Güvenli mi?
Karaoba, özellikle Uşak'taki kamu binalarının, okulların ve yurtların depreme dayanıklılık durumunun sorgulanması gerektiğini vurguladı. "Çocuklarımız güvenli binalarda mı eğitim görüyor? Hastanelerimiz, resmi kurumlarımız depreme hazır mı? Bu soruların yanıtını bilmiyoruz" diyen Karaoba, kapsamlı bir risk haritası çıkarılmasını ve denetimlerin hızlandırılmasını talep etti.
Milletvekili, geçen yıl TBMM'ye sundukları Deprem Araştırma Komisyonu önerisini yeniden gündeme getirerek, "Bu sefer suçlu aramayalım, çözüm arayalım. Su, deprem, doğal afet konuları siyasetin üzerindedir" çağrısında bulundu. Karaoba, Ege Bölgesi milletvekillerine de seslenerek ortak hareket etme çağrısı yaptı.
Konuşmasını "Bugün atacağımız her adım, yarın kurtarılacak her canın teminatıdır" sözleriyle tamamlayan Karaoba, çağrısını tüm Ege Bölgesi halkının takdirine sundu.