Ancak uzmanlar, bu zararsız gibi görünen alışkanlığın, aracın en kritik ve pahalı sistemlerinden birine yapılan bir "işkence" olduğu konusunda uyarıyor. Direksiyonu kilit noktada tutmak veya bu pozisyonda gaza basmak, ister hidrolik ister elektrikli olsun, tüm direksiyon sistemlerinin ömrünü dramatik şekilde kısaltıyor ve onarım faturası olarak binlerce lirayı sürücünün cebinden alıp götürüyor.
Hidrolik Sistemlerde Basınç Patlaması Yaşanıyor
Türkiye'deki araçların önemli bir bölümü hala hidrolik direksiyon sistemine sahip. Bu araçlarda direksiyon tam kırıldığında, sistemdeki yağ basıncı anormal seviyelere çıkıyor. Sürücü direksiyonu o pozisyonda tutmaya devam ettiğinde, hidrolik pompası yağı itmeye çalışıyor ama valfler kapalı olduğu için yağ gidecek yer bulamıyor. Bu, pompa içindeki paletlerin aşırı zorlanmasına, yağın aşırı ısınmasına ve en nihayetinde sistemdeki kauçuk keçe ve hortumların patlamasına yol açıyor. Aracın altından kırmızı yağ damlaması veya direksiyon çevrilirken acı bir kayış sesi duyulması, genellikle pahalı bir pompa veya kutu tamiratının habercisi oluyor.
Elektrikli Direksiyonlar da İstisna Değil
"Benim aracım yeni, elektrikli direksiyon (EPS) var" diye düşünerek rahatlamak büyük yanılgı. Elektrikli sistemlerde hidrolik yağ yok ama hassas bir elektrik motoru ve tork sensörü var. Direksiyon mekanik sınırda zorlandığında, motor aşırı akım çekerek aşırı ısınıyor. Modern araçlar koruma moduna geçip direksiyonu kilitleyebilir, ancak bu koruma devreye girene kadar motor sargıları zarar görmüş olabiliyor. 2026 fiyatlarıyla, bir elektrikli direksiyon kutusu değişiminin 60.000 TL'yi aşan maliyetleri düşünüldüğünde, bu alışkanlığın bedeli katlanılamaz hale geliyor.
Peki doğrusu nedir? Çözüm, ustaların "geri tepme payı" dediği basit bir teknikte yatıyor. Direksiyonu tam kırdığınızda, o son noktaya değdiği an, simidi sadece 2-3 santim (çeyrek turdan az) geri bırakın. Bu küçük hareket, manevra açınızı neredeyse hiç değiştirmezken, sisteme binen devasa yükü %90 oranında azaltır.