Kanun; kira gelirlerine yönelik uygulamalar, tapu ve noter harçları, işveren sigorta prim yükleri gibi birçok başlıkta yeni hükümler getirirken özellikle ev sahiplerini doğrudan etkileyen iki kritik noktasıyla öne çıktı.
Kamuoyunda yoğun tartışmalara yol açan “konut kira gelirleri istisnasının kaldırılması” maddesi yasalaşma sürecinde teklif metninden çıkarılarak yürürlük dışı bırakıldı. Böylece milyonlarca ev sahibi için istisnanın korunması yönünde olumlu bir adım atılmış oldu. Ancak aynı kanun, konut kredi faizlerinin gider yazılmasına ilişkin önemli bir kısıtlamayı da beraberinde getirdi.
Konut Kira Geliri İstisnası Korundu
Yasanın en çok konuşulan maddesi olan, mesken kira gelirlerine uygulanan istisnanın kaldırılması önerisi komisyon ve genel kurul görüşmeleri sırasında tekliften çıkarıldı. Bu değişiklik, özellikle sabit gelire sahip ev sahipleri açısından büyük bir rahatlama yarattı.
Buna göre, 2025 yılı için geçerli olan 47 bin TL’lik konut kira gelirleri istisnası aynen uygulanmaya devam edecek. Sosyal güvenlik kurumlarından emekli, malul, dul veya yetim aylığı alanlar ayrımı kaldırılarak istisnanın tüm mükellefler için korunması sağlandı. Bu yönüyle yasalaşan son metin, kira gelirlerinde istikrarlı bir vergi yapısının sürdürülmesi açısından olumlu bir mesaj içeriyor.
Kötü Haber: Konut Kredisi Faizleri Artık Gider Yazılamayacak
Ev sahipleri açısından olumsuz etki yaratan düzenleme ise gerçek gider yöntemine ilişkin değişiklikte ortaya çıktı. 7566 Sayılı Kanun ile konutlar için kullanılan kredilerin faizlerinin kira gelirlerinden düşülmesi uygulamasına son verildi. Sadece konut dışındaki mal ve hakların iktisabı için kullanılan borçların faizleri gider olarak kabul edilecek; konut kredisi faizleri ise artık beyanname üzerinden indirilemeyecek.
Bu değişiklik 1 Ocak 2025’ten itibaren başlayan vergilendirme dönemlerinde geçerli olacak. Dolayısıyla 2025 yılı içinde kredi kullanarak konut alıp kiraya veren ev sahipleri, bu döneme ilişkin beyannamelerde faiz gideri indiriminden yararlanamayacak.
Düzenleme, kredili ve kredisiz konut alıcıları arasındaki vergi yükü dengesini sağlama amacı taşısa da, yılın sonuna yaklaşılmışken yapılan değişiklik nedeniyle geriye dönük sonuç doğurduğu için hukuki güvenlik açısından tartışma yaratıyor.