Prof. Dr. Ersan Şen, yaşanan olaylar hakkında dikkat çeken açıklamalarda bulunurken hem idam cezası hem de genel af konularında çok konuşulacak değerlendirmelerde bulundu.
"Türkiye Cumhuriyeti Kolombiya veya Meksika değil" vurgusunu yapan Şen, çete yapılarının genellikle ülke içinden beslenen bir yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek kırık camlar teorisinin mutlaka uygulanması gerektiğini söyledi. Şen, İstanbul gibi büyük şehirlerde yaşayan vatandaşların bu tür olaylar nedeniyle korku ve huzursuzluk içinde yaşamamaları için güvenlik ortamının güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığını vurguladı.
Sosyal medya konusuna da değinen Şen, "Bu ülkenin sosyal medyaya mutlaka çözüm bulması lazım" diyerek kimliklendirilme sisteminin acilen hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. Kullanıcıların takip edilmesinin bir kısıtlama değil, güvenlik önlemi olduğunu ifade eden Şen, sosyal medya platformlarında yapılan tehditler ve linç kampanyalarının ciddi bir tehdit oluşturduğuna dikkat çekti.
"İnsan Hayatına Karşı Suçlarda İdam Şart" Çağrısı
Prof. Dr. Ersan Şen'in en çarpıcı çıkışı ise idam cezasıyla ilgili oldu. "Getirelim ölüm cezasını" diyen Şen, "İnsan hayatına karşı işlenen suçlarda idam cezası getirilmeli" ifadelerini kullandı. Şen, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Sebepsiz yere birilerinin canına kastediyorsunuz, 5-10 sene sonra serbest dolaşıyorlar. Böyle bir meydan olur mu?" diyerek mevcut ceza sisteminin caydırıcılıktan uzak olduğunu eleştirdi.
Şen'in konuşmasının bir başka dikkat çeken bölümü ise genel af konusundaki değerlendirmesi oldu. Affın mecburen çıkacağını söyleyen Şen, "Türkiye'nin önünde af var" diyerek mahkumları heyecanlandıracak sözler sarf etti. "Meclis Komisyonu neden hep toplanıp duruyor?" sorusunu yönelten Şen, kendisinin af çıkmasına karşı olduğunu ancak gidişatın bunu gösterdiğini belirtti.