İş Kanunu'nda yer alan düzenlemeler, işverenlere belirli şartlarda işçileri derhal işten çıkarma yetkisi veriyor. Aksi takdirde işverenin, işçiyi ihbar tazminatı ödemeksizin işten çıkarma hakkı doğabiliyor.
Kritik Süreler ve Fesih Koşulları
İş mevzuatına göre, hastalık, kaza, gebelik veya doğum nedeniyle alınan raporların süresi, işçinin kıdemine bağlı olarak belirlenen ihbar süresine ek olarak 6 haftalık süreyi aştığında işverenin derhal fesih hakkı ortaya çıkıyor.
Kıdem durumuna göre belirlenen üst sınırlar şöyle: 6 aydan az çalışan işçiler için 8 hafta, 6 ay ile 1,5 yıl arası kıdemi bulunanlar için 10 hafta, 1,5 yıl ile 3 yıl arası çalışanlar için 12 hafta ve 3 yıldan fazla kıdemi olan işçiler için 14 haftalık süre uygulanıyor. Hamile çalışanlar için bu süre, 16 haftalık doğum izninin tamamlanmasından sonra başlıyor.
Özellikle aralıksız rapor kullanımının bu sınırları aşması durumunda, işveren işçiye kıdem tazminatı ödemekle yükümlü olmakla birlikte, ihbar tazminatı ödeme zorunluluğu ortadan kalkıyor.
Sık Rapor Kullanımında Dikkat Edilecek Hususlar
Raporların kısa aralıklarla alınması ve toplamda belirtilen süreleri aşmaması durumunda ise işverenin tek başına "sık rapor" gerekçesiyle fesih yapma hakkı doğmuyor. Ancak bu durumda işveren, işçinin sürekli rapor kullanımının işyerindeki normal çalışma düzenini bozduğunu somut delillerle kanıtlamak zorunda kalıyor.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, rapor süreleri sınırları geçmese bile sık rapor kullanımı nedeniyle fesih kararı verilecekse, bu karar makul bir süre içerisinde alınmalı. İşçinin son raporunu kullanmasından itibaren 2 aylık süre içinde fesih yapılması gerekiyor, aksi halde işverenin fesih hakkı sona eriyor.