Sağlıklı beslenme trendlerinin vazgeçilmezleri arasında yerini alan fermente gıdalardan kefir, probiyotik zenginliği ile dikkat çekiyor. Ancak, sütün mayalanması (fermantasyon) sonucu elde edilen bu geleneksel içecek, özellikle dini hassasiyeti olan tüketiciler tarafından "İslami açıdan caiz mi?" sorusuyla birlikte değerlendiriliyor.
Normal Mayalanmış Kefirin Tüketiminde Bir Sakınca Yok
Konuya ilişkin dini kaynaklarda ve alimlerin görüşlerinde yer alan bilgilere göre, kısa süre mayalanan, alkolsüz ve sarhoş etme özelliği bulunmayan kefirin içilmesinde dinen bir sakınca bulunmuyor. Kefirin besleyici özellikleri ve birçok hastalığın tedavisinde destekleyici olarak kullanılması da bu değerlendirmeyi destekliyor. Uzmanlar, kefirin sarhoş eden alkollü içkiler kategorisinde olmadığını, bir içeceğin haram sayılabilmesi için normal tüketim miktarında insanı sarhoş etmesi gerektiğini vurguluyor. Normal mayalanma koşullarında üretilen kefirin bu etkiyi göstermediği, dolayısıyla caiz olduğu ifade ediliyor.
Aşırı Mayalanma ve Yüksek Alkole Dikkat!
Ancak, dini değerlendirmedeki en kritik nokta, kefirin mayalanma derecesi ve alkol oranı. Kaynaklar, çok uzun süre mayalanmış, aşırı fermente olmuş ve bunun sonucunda sarhoş edecek derecede alkol ihtiva eden kefirin içilmesinin caiz olmadığının altını çiziyor. Özellikle %0,5 ve üzeri alkol içerecek derecede mayalanmış kefir ürünlerinin tüketilmemesi gerektiği belirtiliyor.
Müslüman tüketiciler için pratik bir rehber olarak; güvenilir ve helal sertifikalı markaları tercih etmek, evde yapılıyorsa mayalanma süresini kontrol altında tutmak ve kefirin aşırı ekşi veya keskin bir tat-alışılmadık bir kokuya sahip olup olmadığını gözlemlemek öneriliyor.