Yaz aylarına kıyasla vaka sayılarında görülen iki katı aşkın artış, uzmanları harekete geçirdi. Artık grip, "ilaçla da ilaçsız da bir haftada geçer" şeklindeki geleneksel kanıyı bozarak, çok daha ağır seyreden ve tehlikeli komplikasyonlara yol açabilen bir hastalık haline geldi. Özellikle H3N2 virüsü kaynaklı influenza vakaları, hastanelerin acil servislerinde ve polikliniklerinde ciddi bir yoğunluk yaratıyor.
"3. Günden Sonra Durum Kötüleşebilir, Zatürreye Dönüşebilir"
Konuyla ilgili açıklama yapan İç Hastalıkları Uzmanları, bu yılki grip vakalarının seyrindeki değişime dikkat çekti. Hastalığın klasik belirtileri olan ani başlayan yüksek ateş, şiddetli kas-eklem ağrıları, titreme, halsizlik, öksürük ve bazen bulantı-kusma ile kendini gösterdiğini belirten uzmanlar, kritik uyarıda bulundu: "Eskisi gibi değil, grip vakalarımız çok ağır geçiyor. İlk 48 saat içinde başvurulup tedaviye başlanırsa hızlı bir düzelme sağlanabilir. Ancak vakalar 3 günden sonra aniden ağırlaşabiliyor. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olan, diyabet, kalp, tansiyon, KOAH gibi kronik rahatsızlığı bulunan bireylerde hastalık, sinüzit ve bronşitin ötesine geçerek zatürreye kadar ilerleyebiliyor."
H3N2 Kalp Krizini Bile Tetikleyebilir, Korunma Yolları Net
Diğer bir uzman ise H3N2 virüsünün yalnızca solunum yollarını etkilemekle kalmayabileceğini, vücutta genel bir inflamasyona yol açarak başka hastalıkları da tetikleyebileceğini açıkladı. Özellikle 65 yaş üstü bireylerde grip, altta yatan damar sorunlarını şiddetlendirerek kalp krizi riskini artırabiliyor. Benzer şekilde, sınırda seyreden bunama (demans) belirtileri olan kişilerde ateşli hastalıklar, bu süreci hızlandırabiliyor.
Korunmada en etkili silahın grip aşısı olduğunun altı çizilirken, özellikle risk grubundakilerin aşılarını geciktirmemesi gerektiği belirtiliyor. Aşı dışında alınması gereken tedbirler ise şöyle sıralanıyor: Kapalı ve kalabalık ortamlarda mümkünse bulunmamak, bulunulması gerekiyorsa maske kullanmak, el hijyenine azami özen göstermek, düzenli ve dengeli beslenmek, bol sıvı tüketmek ve C vitamini deposu taze meyve-sebzeleri beslenme düzenine eklemek.