İstanbul başta olmak üzere birçok kentte hissedilen sarsıntı, bölgede yaşayan milyonlarca vatandaşı tedirgin etti. Deprem sonrası uzmanlar önemli değerlendirmelerde bulunurken, görüşler arasında ciddi farklılıklar dikkat çekti.
Uzmanlar Arasında Görüş Ayrılığı
Deprem uzmanı Prof. Dr. Naci Görür, "Marmara'da meydana gelen bu deprem, aktif bir fay olan Kuzey Anadolu Fayı'nın kuzey kolu üzerinde gerçekleşti. Her an büyük bir deprem olabilir. 14 milyon nüfuslu İstanbul için beklenen deprem er ya da geç mutlaka gerçekleşecek" diyerek hazırlıklı olunması çağrısında bulundu.
Prof. Dr. Okan Tüysüz ise depremin Marmara Denizi içinde gerçekleştiğini ve daha önce yaşanan 6,2 büyüklüğündeki sarsıntıdan biraz daha uzakta olduğunu söyledi.
Prof. Dr. Övgün Ahmet Ercan ise tamamen farklı bir yaklaşımla vatandaşları rahatlattı: "Kaygılanmaya hiç gerek yok, herkes işine baksın. Bu önemli bir deprem değil." Ercan'ın bu açıklaması, diğer uzmanların uyarılarıyla tezat oluşturdu.
Deprem uzmanı Prof. Dr. Şener Üşümezsoy ise durumu daha detaylı analiz etti. Üşümezsoy'a göre deprem Tekirdağ açıklarında değil, Silivri Çukuru'nun batı kenarında meydana geldi. "Bu, 23 Nisan'da söylediğim senaryonun yarısıdır" dedi.
Silivri Çukuru'nda 6,2'lik Deprem Potansiyeli
Üşümezsoy, Silivri Çukuru içinde kalan fay parçası üzerinde 6,2 büyüklüğünde bir deprem potansiyeli bulunduğunu ifade etti. "Bu, İstanbul'a doğru ilerleyen bir fay değil, Silivri Çukuru içinde sınırlı bir bölgeden bahsediyoruz" açıklamasını yapan Üşümezsoy, risk tamamen ortadan kalkmadığı için vatandaşların uyanık olması gerektiğini söyledi.
Prof. Dr. Süleyman Pampal ise farklı bir noktaya dikkat çekti: "Orta Marmara Fayı'nın doğu kesimi henüz kırılmadı. Bu bölge 7'ye kadar deprem üretebilir." Pampal, Marmara'yı sadece tek bir deprem kaynağı olarak görmenin yanlış olduğunu, güneyde de fay hatları bulunduğunu ve bölgenin bütüncül değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.