İsa Karakaş yazdı: Kıdem Tazminatı hakkında bilinmeyen gerçekler

Türkiye Gazetesi köşe yazarı İsa Karakaş, kıdem tazminatı konusundaki adaletsizlikleri kaleme aldığı yazısında detaylarıyla ele aldı.

Milyonlarca işçinin hayatında kritik öneme sahip olan kıdem tazminatı uygulamasında, işçilerin sigortalılık başlangıç tarihlerine göre ortaya çıkan farklı muameleler büyük tartışma yaratıyor. Özellikle EYT kapsamındaki işçiler ile emeklilikte kademe bekleyen işçiler arasındaki şart farkları, sistemdeki adaletsizliği gözler önüne seriyor.

İşçilerin yaşamları boyunca eline geçebilecek en büyük toplu para olan kıdem tazminatı, sadece işten çıkarılma durumunda değil, belirli şartları sağlayarak istifa etme durumunda da alınabiliyor. Bu kritik hakkın kullanılabilmesi için SGK'dan alınan özel bir belge gerekiyor ve bu belgenin şartları işçinin sigortalılık geçmişine göre dramatik farklılıklar gösteriyor.

Karakaş'ın vurguladığı en önemli nokta, aynı hakka sahip olması gereken işçiler arasında işe başlama tarihinden kaynaklanan eşitsizliklerin bulunması.Finansal güvence sağlama amacıyla oluşturulan sistem, ironik şekilde farklı dönemlerde işe başlayan işçiler arasında adaletsizliğe yol açıyor.

EYT'liler Avantajlı Konumda

2023 yılının mart ayında yürürlüğe giren EYT düzenlemesi, bu kapsamdaki işçiler için kıdem tazminatı açısından da kolaylaştırıcı etkiler yarattı. EYT kapsamında emekli olan işçiler, yıllarca beklediği tazminat haklarına nihayet kavuştu. Yaş şartı nedeniyle emekli olanlar için özel bir belge gerekmezken, henüz emekli olmayan EYT'liler için durum oldukça avantajlı.

EYT kapsamındaki işçilerden kadınlar 58, erkekler 60 yaşını henüz doldurmamış olanlar, sadece 3600 gün prim şartını sağladıklarında SGK'dan kıdem tazminatı yazısı alarak tazminat haklarına kavuşabiliyor. Bu 3600 günlük şart, yaklaşık 10 yıllık çalışma süresine denk geliyor ve nispeten ulaşılabilir bir hedef oluşturuyor.

Kademe Bekleyenlere Ağır Şartlar

09.09.1999-30.04.2008 tarihleri arasında ilk kez sigortalı olanlar ise çok daha ağır şartlarla karşı karşıya kalıyor. Emeklilikte kademe bekleyen bu işçi grubu için öngörülen şartlar, EYT'lilerle karşılaştırıldığında adeta cezalandırıcı nitelik taşıyor. Normal emeklilik şartları için 7000 gün prim doldurması gereken bu işçiler, alternatif olarak kısmi emeklilik yoluyla da kıdem tazminatı yazısı alabiliyorlar.

Ancak kısmi emeklilik şartları da oldukça katı. 4500 gün prim ile birlikte 25 yıl sigortalılık süresi şartı, pratikte büyük bir engel oluşturuyor. 25 yıllık sigortalılık süresi şartı özellikle kesintili çalışan, ara ara işsiz kalan ya da farklı sigortalılık türleri arasında geçiş yapan işçiler için neredeyse ulaşılmaz bir hedef haline geliyor.

Bu katı şartlar, aynı hak için farklı muamele gören işçi grupları arasında ciddi adaletsizlik yaratıyor. EYT'li bir işçinin 10 yılda elde edebildiği hakkı, kademe bekleyen bir işçinin 25 yıl çalışarak elde edebilmesi, sistemdeki çarpıklığı net şekilde ortaya koyuyor.

2008 Sonrası Kademeli Zorlaşma

Sosyal güvenlik reformuyla 2008 yılından itibaren işe başlayan işçiler için ise kademeli prim şartı uygulanıyor. Bu sistem, işe başlama yılına göre artan prim gün sayıları öngörüyor. 30.04.2008-31.12.2008 arasında işe başlayanlar için 4600-5400 gün arası değişen prim şartları bulunurken, sonraki yıllarda başlayanlar için her yıl 100'er gün eklenerek kademeli artış uygulanıyor.

Ekonomi Haberleri