Konu ile alakalı konuşan Bakan Kurum, "5 milyon vatandaşımız tapularına kavuşacak. Orman vasfını yitirmiş tüm alanların tespitini bu yıl sonuna kadar tamamlayacağız" diyerek müjdeyi verdi.
Uzun yıllardır gündemde olan ve vatandaşların mağduriyetine neden olan 2B arazileri sorunu böylece çözüme kavuşacak. Bu kapsamdaki araziler sadece kırsal kesimle sınırlı değil. İstanbul'un Beykoz, Şile ve Çatalca ilçeleri başta olmak üzere Antalya, Muğla, Mersin, Yalova, Bursa ve Balıkesir gibi birçok ilde yaygın olarak bulunan bu araziler, özellikle kıyı şeridinde yer alıyor ve çoğunlukla turizm ile tarım amaçlı kullanılıyor.
2B ARAZİSİ NEDİR VE NERELERDЕ YOĞUNLAŞIYOR?
Gayrimenkul uzmanlarının açıklamalarına göre, 2B arazileri orman vasfını yitirmiş ve tekrar orman olma ihtimali bulunmayan alanlardır. Bu kavram, Orman Kanunu'nun 2'nci maddesinin B bendindeki ifadeden dolayı bu şekilde adlandırılıyor. Tarım ve hayvancılık faaliyetleri için daha verimli olan bu alanlar, geçmişte orman niteliği taşırken zamanla kullanım amaçları değişmiş durumda.
İstanbul'da özellikle Beykoz, Şile ve Çatalca ilçelerinde yoğun olarak bulunan bu araziler, güney illerinde ise daha çok turizm amaçlı değerlendiriliyor. Yıllardır vatandaşlar bu arazileri tarım ve hayvancılık faaliyetleri için kullanıyor. Bazıları kadastro işlemleri tamamlanarak kira bedeli ödenerek işletilirken, bir kısmı ise hiçbir resmi işlem görmemiş durumda bulunuyor.
Eskiden orman özelliği gösteren bu alanlar, zamanla yerleşim yerleri haline gelmiş ve hayvancılık faaliyetlerinde kullanılmaya başlanmış. Değişim süreci, bölgesel dönüşümün açık bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.
FİYATLANDIRMA VE İMAR DURUMU NASIL BELİRLENİYOR?
2B arazilerinin fiyatlandırması konusunda net kriterler belirlendi. Valilikler ve kaymakamlıkların yetkisinde olan bu süreçte, komisyonlar tarafından satış bedelleri tespit ediliyor. Tarımsal amaçla kullanılan taşınmazlarda ve üzerinde tarımsal yapılar bulunan alanlarda rayiç bedelin yüzde 50'si baz alınıyor. Tarımsal amaç dışında kullanılan taşınmazlarda ise 400 metrekare için yüzde 50, fazlası için yüzde 70 oranı uygulanıyor.
İmar durumu açısından ise tüm araziler imara girme hakkına sahip değil. Birçoğu tarım arazisi vasfında kalırken, bazıları yapı kayıt belgeleriyle imar sahasına dahil edilebiliyor. Üzerinde yapı yapılamayacağına dair herhangi bir kayıt bulunmayan alanlarda inşaat faaliyeti mümkün hale geliyor.
3 AYLIK SÜREÇ VE BAŞVURU DETAYLARI
Hak sahipleri için kritik 3 aylık süreç başlıyor. Tebligatı alan vatandaşlar, bu süre içinde Milli Emlak Servisi'ne başvuruda bulunarak ödeme seçeneklerini belirleyecek. Satış bedeli Ziraat Bankası'na, döner sermaye ücreti ise Halk Bankası'na yatırılacak.
Tapu işlemleri için hak sahipliği belgesi düzenlenmesi gerekiyor. Bu süreçte 2 adet fotoğraf ile kimlik fotokopisi idareye teslim edilmeli. Tarım arazilerinin satışında öncelik hissedarlarına tanınırken, akdi halefiyet bulunmuyor. Sadece mirasçılar arasında pay devri mümkün olacak.