Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

29 Temmuz 2014, Salı

 
  Usak Gündem
  Bölgeler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

Malakka Boğazı: Asya’nın Batı’ya Açılan Kapısı
Betül Buke Karaçin, USAK

9 Ağustos 2011, Salı

Yorum Yap Yazdır Arkadaşına Gönder

Malezya ve Endonezya arasında bulunan Malakka Boğazı, ekonomik ve stratejik açıdan Süveyş Kanalı, Panama Kanalı ve Türk boğazlarına eşdeğer öneme sahiptir. Hint Okyanusu ve Büyük Okyanus arasında geçişi sağlayan Boğaz, Batı’dan Çin, Japonya, Malezya ve Kore’ye gibi küresel ekonominin dinamosu niteliğindeki ekonomilere açılan bir kapı niteliğindedir. Malakka Boğazı, aynı zamanda dünyanın en eski ve en yoğun deniz yollarından biri olma özelliğini taşıyor.

Harita: Malakka Boğazı[1]




Asya ülkelerinin enerji kaynaklarına ulaşması ve uluslararası ticarete bağlanması adına son derece önemli olan bu dar geçit üzerinden yılda ortalama 70 bin gemi geçiyor ve dünya deniz taşımacılığının yaklaşık % 60’ı buradan yapılıyor.[2] Bu rakam, Panama Kanalı’nın üç katı, Süveyş Kanalı’nın ise iki katına eş değer. Diğer taraftan, Boğaz’ın ekonomik olarak da önemi dikkate değerdir. Zengin mineral kaynaklarının yanı sıra Boğaz çevresinden yılda ortalama 380 bin ton balık üretimi sağlanmaktadır.[3 ]Asya ile Batı ekonomileri arasında yılda yaklaşık 435 milyar dolarlık ticaretin gerçekleştiği bu dar geçit dünya ticaretinin %30’una sahiplik ediyor.[4]

Asya’nın gelişen ekonomilerinin pazar ve enerji ihtiyacı arttıkça Malakka Boğazı’nın önemi de arttı. Boğaz, üç kıyı devleti olan Malezya, Endonezya ve Singapur’un sosyal ve ekonomik kalkınmasına ciddi katkılar sağlıyor. Kıyı devletlerinin yanı sıra, Japonya ve Çin’in Batı pazarlarına ulaşımı ve Ortadoğu ve Afrika petrollerinin bölgeye taşınması Boğaz üzerinden gerçekleştiriliyor. Ayrıca, en uzun uluslararası deniz yolu olmasının yanında Doğu Asya’dan Avrupa’ya ulaşmak için en kısa güzergâh olan Malakka Boğazı enerji ticaretinde de kritik bir öneme sahip. Hâlihazırda, yükselen Asya ekonomilerinin petrol ihtiyacının büyük bir kısmı bu dar geçit üzerinden taşınıyor. Enerji Enformasyon İdaresi (Energy Information Administration) verilerine göre, Boğaz üzerinden günde yaklaşık 12 bin varil petrol taşınıyor. Önümüzdeki yıllarda ise enerji ihtiyacının artmasına paralel olarak bu rakamın daha da yükseleceği öngörülüyor.

Dünya Petrol taşımacılığı[5]



Her ne kadar Malakka Boğazı Asya ekonomilerinin dünya ile entegrasyonunda kritik bir rol üstlenmiş olsa da madalyonun diğer yüzünde birçok risk ve tehdit bulunuyor. Bölge ve dünya için ekonomik ve stratejik önemi arttıkça maruz kalınan tehditler de bu gelişmelere paralel olarak son yıllarda arttı. Bu bağlamda, korsancılık, terörizm ve çevre kirliliği önde gelen sorunlar olarak hem Boğaz çevresini hem de geçişleri tehdit ediyor.

Dünyanın 13 dar geçidinden biri olan Malakka Boğazı’nda yaşanan en büyük tehlikelerden birisi de korsanlık. Ticaret gemileri başta olmak üzere, seyahat gemileri, büyük petrol tankerleri korsan tehdidiyle karşı karşıya. 1990’lı yıllarda yılda ortalama 25 korsan saldırısı yaşanırken 2000’lerde bu sayı 200’e ulaşmıştır. Bu da dünyada genel olarak yaşanan korsanlık olaylarının yaklaşık 1/3’üne tekabül ediyor. Yaşanan bu durum güvenlik kaygılarını arttırırkenbüyük maddi kayıplara da yol açıyor. Boğazda gerçekleşen korsan faaliyetlerinin deniz taşımacılığına maliyeti yılda ortalama 7-12 milyar dolar tutarındadır.[6]

Son yıllarda saldırıların ve maliyetin artmasıyla kıyı devletleri önlemler almaya başladı. Malakka Boğazı’nın güvenliği, emniyeti ve çevresel korumasından sorumlu olan üç kıyı devleti Malezya, Endonezya ve Singapur 2004 yılında kendi devriye güvenlik güçlerini bölgede konuşlandırdı ve havadan izleme çalışmaları başlattı. Üç ülke tarafından oluşturulan MALSİNDO adındaki devriye ekipleri ise boğaz çevresinde güvenliği sağlamak için gerekli önlemleri alıyor.[7] Ayrıca ilgili ülkeler kendi aralarında istihbarat, bilgi paylaşımı ve planlama yaparak işbirliği içinde hava, deniz ve kara üzerinden koruma sağlamaya çalışıyor. Endonezya periyodik olarak polis, kıyı güvenlik ve gümrük personelinden oluşan bir ekiple boğaz çevresinde devriye hareketleri yürütüyor. Tüm bunların yanı sıra, güvenlik maliyetinin karşılanması için de çeşitli ülkelerin ve kuruluşların katkıda bulunduğu bir fon oluşturuldu. 2010 yılında yaklaşık 2,5 milyon dolar civarında olan fona AB de destek veriyor.

Tablo: Güvenlik Maliyetinin Karşılanmasına Yönelik Alınan Dış yardım (2010)



Hatta AB, 2009 yılında Boğaz’da güvenli geçişin sağlanması, korsan saldırıların azalması ve ülkeler arasında işbirliğinin geliştirilmesi için Kritik Denizyolu Programı (Criticial Maritime Route Programe) başlattı. Diğer taraftan, bölge genelinde de korsan saldırıları azaltmak için geniş çaplı programlar yürütülüyor. 2004 yılında kıyı ülkeleri, Hindistan, Çin, Kore’nin dâhil olduğu 15 Asya ülkesi ve çeşitli Avrupa ülkeleri ‘Asya’da Gemilere karşı Silahlı Soygun ve Korsanlıkla Mücadele için Bölgesel İşbirliği Anlaşması’ imzaladı. Bu çalışmalara paralel olarak 2005’ten bu yana Malakka Boğazı’nda korsan ve silahlı saldırı sayısında azalma gözlenmeye başlamıştır. 2009 yılında dünya genelinde 102 korsan saldırı olayı yaşanırken bunlardan sadece 1 tanesi Malakka Boğazı’nda gerçekleşmiştir.[8]

Malakka Boğazı’nın hem bölge ekonomisi için son derece önemli bir geçit olması hem de küresel ölçekte stratejik bir konumda yer alması uluslararası terörizm tehdidine karşı hedef haline gelmesine neden olmuştur. Özellikle Güneydoğu Asya’da birçok radikal terörist grubun varlığı bu tehlikenin sanıldığı kadar uzak olmadığını gösteriyor. Endonezya’da İslami Cemmat grubu, Filipinlerdeki Ebu Seyyah örgütü ve El Kaide’nin bölgede bağlantıları olduğu biliniyor. Bu grupların lojistik destek sağlamak, terör faaliyetlerine kaynak bulmak ve uluslararası camiada ses getirmek adına kritik noktaları hedef aldıkları düşünüldüğünde Malakka Boğazı son derece riskli konumda bulunuyor. 11 Eylül sonrasında artan uluslararası terörizm korkusunun yanı sıra, El Kaide’nin dünya genelinde stratejik dar geçitleri hedef göstermesiyle terör tehdidi iyice hissedilir oldu ve boğaz çevresinde alınan önlemler de arttı. 2004 yılında Koordineli Üçlü Devriyeler (Trilateral Coordinated Patrols ) ve 2006 yılında kıyı devletleri ve Filipinler ile Tayland’ın katılımıyla ‘Eyes in the Sky’ isimli devriyeler kuruldu.[9] Kıyı ülkelerinin tahsis ettiği uçaklar ise haftalık olarak boğaz çevresinde tarama uçuşları yapıyor.[10] Tüm bunların yanı sıra ‘Uluslararası Gemi ve Liman Tesisleri Güvenlik Birimi’ de oluşturularak boğaz çevresinde terör tehdidi en aza indirilmeye çalışılıyor.

Boğaz’da üzerinde durulması gereken diğer bir sorun ise giderek artan çevre kirliliği. Özellikle Sumatra adasında sık sık meydana gelen orman yangınlarıyla ortaya çıkan duman, boğaz trafiğini olumsuz etkiliyor. Oldukça dar olan boğazda artan trafik ve duman sebebiyle görüş mesafesinin azalması kazalara sebebiyet veriyor. Bugün Malakka Boğazı’nda 31 tane batık gemi olduğu biliniyor. Ayrıca boğaz trafiğinin yaklaşık % 40’ını petrol tankerlerinin oluşturduğu düşünüldüğünde kaza sonrasında petrol sızıntıları çevreye ciddi zararlar vererek uzun vadede ekolojik sorunlara neden olabiliyor. Diğer taraftan yoğun trafik ve kazalar bazı endemik bitki türlerinin yok olmasına ve biyolojik çeşitliliğin, zengin orman dokusunun giderek azalmasına yol açıyor. Çevre korumasının sağlanmasında ise kıyı devletleri, uluslararası örgütler ve Japonya işbirliği içerisinde çalışıyor.

Dünya ekonomisi için bu derece önemli olan Boğaz üzerinde, ekonomik, askeri ve enerji faktörlerine bağlı olarak bölgesel ve uluslararası aktörlerin stratejik hesapları bu gölgede yoğunlaşmıştır. Bu dar geçit üzerinde hem büyük güçler hem de yükselen güçler arasında sessiz bir yarış sürüyor. Hem Boğaz’ın pasifik ve Hint okyanusuna açılan önemli bir geçit olması hem de ABD-ASEAN arasındaki yıllık ortalama 200 milyar dolarlık ticaret hacmi düşünüldüğünde Washington tarafında Malakka’nın stratejik ve ekonomik önemi artıyor. Diğer taraftan ABD, Malakka Boğazı’ndaki mevcut güvenlik kaygılarından öteye giderek aslında bölgede artan Çin varlığını dengelemeye çalışıyor. Uluslararası terörizmle mücadele kapsamında Güneydoğu Asya’yı ikinci büyük cephe gören ABD, bölgeyi militarize ederek bölgedeki deniz gücü varlığını artırmak istiyor. Ancak, ABD son yıllarda bölgedeki askeri varlığını artırmak istemesine rağmen güvenlikten sorumlu kıyı devletleri Boğaz üzerindeki ABD varlığını sınırlı tutmaya çalışıyor. 2001 yılında ABD, Kargo Güvenliği İnisiyatifi ve Ploriferayon Güvenlik İnisiyatifi adında uluslararası suyollarının güvenliğinin sağlanması ve kitle imha silahlarının taşınmasının engellenmesini hedefleyen programlar başlattı.[11] Ancak bu programlara Japonya ve Çin’in dâhil edilmemesi ABD’nin niyeti hakkında şüpheleri artırdı. Ardından, ABD 2004 yılında askeri varlığının olduğu, ortak devriye ve karşılıklı istihbarat paylaşımını öngören Bölgesel Denizyolu Güvenlik İnisiyatifi sunmuş ancak bu program kıyı devletleri tarafından veto edilmişti.[12] Ancak ABD’nin arzusu son bulmamış ve kıyı ülkelerine personel eğitimi, boğaz çevresine yerleştirilmek üzere 10 tane radar sistemi vererek ilişkilerini sıcak tutmaya çalışıyor.

Japonya için ticaretinin ve enerji taşımasının büyük bir kısmı Malakka Boğazı’na bağlı olduğundan, Boğaz güvenliği ve korumasına önem veriyor. Aynı zamanda Tokyo yönetimi, Boğaz çevresinde kontrol alanını artırmak istiyor. Bu bağlamda, 2005 yılında Japonya, korsanlık ve silahlı saldırılarla mücadele etmek için bir güvenlik mekanizması geliştirdi. Ayrıca kıyı ülkelerine Japon savunma birliklerinin Boğaz’da yer almasını önerdi ancak bu kıyı devletlerince reddedildi. Kıyı ülkelerine kaynak ve eğitim desteği veren Tokyo yönetimi, Japon Kıyı Koruma Birliği ile bugün Malakka bölgesinde varlığını sürdürüyor.
Hindistan ise yeni deniz doktrinine göre Hürmüz ve Malakka Boğazı gibi stratejik noktalarda varlığını artırmayı hedefliyor.[13] Bu amaca yönelik olarak son dönemde askeri varlığını artıran Hindistan, Malakka bölgesine de deniz birliklerini göndererek Singapur ile korsan saldırılara karşı ortak çalışmalar yürütüyor.

Malakka Boğazı’nda çıkarlarını korumak ve kontrolünü artırmak için en çok mücadeleyi veren ülke Çin’dir. Özellikle Çin’in petrol ihtiyacının % 60’ının Malakka Boğazı üzerinden taşındığı ve bu rakamın 2015’te % 75’lere çıkacağı düşünüldüğünde Pekin için Boğaz’ın önemi daha da artıyor. Bu doğrultuda hem enerji arz güvenliğini sağlamak hem de hızla yükselen ekonomisini olumsuz etkileyecek krizleri engellemek için Çin Malakka Boğazı’nın korunmasında aktif rol üstlenmeye taliptir. Bu faktörlerin yanı sıra, ABD, Japonya, Hindistan’ın faaliyetlerini suyollarını kontrol altına alma çabası olarak yorumlayan Çin, son yıllarda atılımlarda bulunarak Malakka Boğazı üzerinde daha aktif politikalar izlemeye başladı. Öncelikle Çin, kıyı ülkeleri ile sıkı ilişkiler geliştirerek hem kendi çıkarlarını korumaya hem de Boğaz üzerinde artan yarışta öne geçmeye çalışıyor. Güvenlik sorununu ‘Malakka İkilemi’ olarak adlandıran Pekin yönetimi, küresel suyollarında etkinliğini korumak, mevcut ve potansiyel tehditlerin üstesinden gelmek için yeni stratejiler geliştirdi. Bu amacına yönelik olarak Çin, Burma’da askeri üs, istihbarat ve iletişim ağı gibi stratejik altyapılar oluşturmuştur. Boğaz çevresinde gözlem ve tarama yapmak için elektronik keşif sistemi yerleştirdi.[14] Boğaz güvenliğinde kıyı ülkelerinin yanında temel aktör olmayı arzulayan Çin, Japonya ve ABD’nin sürece dâhil olmasını bölgedeki konumlarını artırmaya yönelik bir çaba olarak değerlendirerek, engellemeye çalışıyor. Hatta üç kıyı ülkesiyle diplomatik ilişkilerini geliştirerek, işbirliği çağrısında bulunmuş ve teknik, askeri, eğitim desteği vermeyi önermiştir. Diğer taraftan, Pekin ‘İnci Dizisi’ (string of pearls) stratejisi çerçevesinde bölgede limanlar inşa ederek varlığını iyice artırıyor.

Sonuç olarak, Asya’nın Batıya açılan kapısı ve dünyanın sayılı dar geçitlerinden olan Malakka Boğazı’nın stratejik, ticari ve ekonomik önemi düşünüldüğünde yükselen Asya ekonomileri ve büyük güçler arasında mücadelenin kaçınılmaz olduğu görülüyor. Ancak, mevcut durumun bir güç savaşı, birinin salt kazanıp diğerinin kaybettiği bir döngüde devam etmesi yerine potansiyel tehditleri en aza indirgeyecek bir yolda ilerlemesi gerekli. Çünkü Malakka Boğazı üzerinde meydana gelecek kaza ve saldırıların etkisi bir ülke ile sınırlı kalmayarak bölgesel çapta güvenlik ve ekonomik dengeleri olumsuz etkileyeceği aşikârdır.
…………………………
[1] EIA, World Oil Transit Chokepoints
[2] Sheldon W. Simon, Safety and Security in the Malacca Strait: The Limits of Collaboration,The National Bureau of Asian Research, 2010
[3] Malacca Straits Research and Development Centre
http://www.fsas.upm.edu.my/~masdec/web/straits.html
[4] Hans Dieter Eves, Solvay Gerke, The Strategic Importance of the Straits of Malacca, ZEF Working Paper Seri No. 17, 2007
[5] Energy Information Administration, World Oil Transit Chokepoints.
[6] www.oceansbeyondpiracy.org
[7] EIAS Briefing Seminar Report, The Straits of Malacca: Managing Strategic Waters in South-East Asia, European Institute for Asian Studies, Mart 2011
[8] ‘ How to Defeat Pirates: Success in the Strait’, Time World, 22 Nisan 2009
http://www.time.com/time/world/article/0,8599,1893032,00.html
[9] Catherine Zara Raymond, The Threat of Maritime Terrorism in the Malacca Straits, Jamestown Terrorısm Monıtor, 2007
[10] Peter Chalk, Assessing the Recent Terrorist Threat to the Malacca Strait, Combating Terrorism Center, 2010
[11 ]Zhang Xuegang, Southeast Asia and Energy: Gateway to Stability, A Journal of China’s Strategic Development, 2008
[12] Lieutenant John F. Bradford, the growıng prospects for marıtıme securıty
cooperation ın southeast asıa
[13] Caroline Vavro, Piracy, Terrorism and the Balance of Power in the Malacca Strait, Canadıan Naval Revıew, 2008
[14] Mokhzanı Zubı, The strategic value of the Strait of Malacca, 2004
http://www.southchinasea.org/docs/Zubir%20and%20Basiron,%20Malacca,%20America,%20and%20China-MIMA%20Online.pdf

Betül Buke Karaçin, USAK
9 Ağustos 2011, Salı

 Kullanıcı Yorumları

YORUM YAP

bu yazı için henüz yorum yapılmamış.

yorum yapmak için tıklayın.

 Yorum
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu:
Adınız:
Yorumunuz:
 
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Xbox Live Gratuit Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir