USAK Stratejik Gündem

6 Kasım 2009, Cuma
Türkiye'deki Think Tank Kültürü Üzerine Bir Değerlendirme
Sedat Laçiner

*** Bu yazı USAK Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner'in 4 Kasım 2009 tarihinde Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün ve çok sayıda seçkin konuğun katılımıyla gerçekleştirilen USAK Evi açılış töreninde yaptığı konuşmanın metnidir ***

Dünya, bugünkü anlamda think tanklarla, yani düşünce araştırma kuruluşlarıyla 19. yüzyılda tanıştı.

Türkiye’de bir düşünce kuruluşunun bu anlamda ortaya çıkması ise tam 144 yıl sonra gerçekleşti: Bir üniversite bünyesinde son derece mütevazı şartlarda kurulan bu ilk denemenin gerçek anlamda etkili think tanklara dönüşmesi için bir çeyrek asır daha beklemek gerekti.

Kısacası bu işte bir hayli geciktik. Şu an yeryüzünde 5.000’den fazla think tank var. Bunların yarısı ABD’de. Think tankların neredeyse tamamına yakını dünya siyasetinde aktif rol alan ülkelere ait. Başka bir deyişle düşünce kuruluşlarının sayı ve niteliği ile gelişmişlik arasında doğrudan bir ilişki var.
 
Ülkemizde kâğıt üzerinde 50 civarında think tank görünüyor. Fakat fiiliyatta sayı 5’e, 6'ya kadar düşüyor. Bunların imkânları da son derece kısıtlı. Hepsini topladığımızda orta büyüklükte bir Amerikan düşünce kuruluşunu dahi yakalayamıyoruz. Bir örnek verecek olur isek Brookings’in yıllık bütçesi 100 milyon dolar civarında. Bu rakam Türkiye’de bazı bakanlıkların bütçesinden dahi fazla. ABD’de bu sektörde çalışan kişi sayısı 50.000’in üzerinde, Türkiye’deki rakamı söylemek dahi istemiyorum.

Kısacası çok geç kaldık, çok geride kaldık. Fakat bunu dahi tam anlamıyla fark edebilmiş değiliz.

Düşünce üretiminin ne kadar önemli olduğunu idrak edemez ve hızla açığı kapatamaz isek başkalarının inşa ettiği dünyalarda yaşamaya mahkûm oluruz.

Kendi kelimelerimizi, kendi kavramlarımızı
üretemez isek sadece bağımsızlığımız, huzurumuz istikrar ve kalkınmamız değil, akıllarımız da başkalarının işgali altına girebilir.

***

Eğer bugün bir otomobil veya tekstil üretim merkezini, yani fabrikasını açıyor olsaydık burada ne yaptığımızı daha kolay anlatabilirdim. Fakat bizler burada sadece düşünce üretiyoruz. Bir de düşünce üreten düşünceleri ve düşünce üreten insanları üretiyoruz.

Bilim dünyasının emilmesi güç fikirlerini uygulama sahasına ve kamuoylarına aktarıyoruz.

Evrensel standartlarda yerli düşünce üretimini gerçekleştiriyoruz.

Henüz think tank kelimesinin ne anlama geldiğinin dahi sorgulandığı bir ülkede kendimizi anlatmamız oldukça zor oldu ve hala da o zorluğu yaşıyoruz. Fakat bir açıdan çok şanslıyız: Bu ülkede gelişmenin sadece makine üretmek ya da turizm olmadığını, asıl gelişmenin fikri gelişme ve olgunluk olduğunu bilen bir Cumhurbaşkanımız da var.

***

Bizler bu işe bir hayalle başladık.

3 akademisyen “bizim neden bir düşünce üretim merkezimiz yok”, “neden bir Chatham House’umuz yok” diye başladık.

Gördüğünüz üzere hayal adım adım gerçeğe dönüşüyor.

İlk gün burayı kurarkenki gözlerimizdeki parıltı ve heyecanı unutmamız mümkün değil.

Bu arada bir noktanın altını özenle çizmek isteriz ki bizler bu işin think (düşünce) kısmının tank (bina) kısmından çok daha önemli olduğunun bilincindeyiz.

Bizler kurumların bina anlamına gelmediğini çok iyi biliyoruz. Kurumlar kalıcı ve düzenli hale gelmiş insan ilişkileridir, yoksa beton veya çimento değil. Bu bina inşaat olarak Türkiye’ye yaraşır bir bina olduğu kanaatindeyim, ancak binadan çok daha önemlisi içindeki insanlar. İşte bu yüzden USAK’ı kurarken ilk iş olarak inşaata başlamadık. Önce insanı inşa etmeye çalıştık, ardından binası geldi.

Bundan sonra da bizler için insan, betondan, demirden daha önemli olacak.

Düşünceyi üreten insanlarla burada tüm dünyanın iyiliği için Türkiye yaklaşımını geliştirmeye çalışacağız. Türklerin yokluğunda dünya çok çekti, artık Türkler de düşünce alanında ellerindeki hazineleri dünya ile paylaşsınlar istiyoruz. İşte USAK'ı bu yüzden kurduk.


*** Bu yazı USAK Başkanı Doç. Dr. Sedat Laçiner'in 4 Kasım 2009 tarihinde Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül'ün ve çok sayıda seçkin konuğun katılımıyla gerçekleştirilen USAK Evi açılış töreninde yaptığı konuşmanın metnidir ***


 

 




 

Sedat Laçiner
6 Kasım 2009, Cuma
http://www.usakgundem.com

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Süslü Sok. No:2 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84