Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

3 Eylül 2010, Cuma

 
  Usak Gündem
  Bölgeler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

Dış Politikaya İnce Ayar
  Yorum Yap (0) Yazdır Arkadaşına Gönder
Tayyar Arı
19 Haziran 2010, Cumartesi
atayyar@uludag.edu.tr
Özellikle Sayın Davutoğlu tarafından çerçevesi çizilen ve pozitif diplomasiye dayanan, proaktif dış politika dikkatlerin Türkiye üzerinde toplanmasına yol açmıştı. Ancak özellikle Gazze’ye yardım götüren gemilere düzenlenen İsrail saldırısının arkasından gelen BM’deki İran’a yaptırım oylamasında Türkiye’nin tavrı ve beraberinde yaşanan çok yönlü gerginlik bir anda bu havanın değişmesine yol açmıştır. Alkış toplayan ve sadece hükümete yakın olanlardan değil, hükümete karşı olanlardan bile takdir alan dış politika konusundaki iyimser hava karamsarlığa ve endişeye dönüşmüştür. Türkiye’nin içerde terör sorunu ve dışarıda Ermeni sorunu varken bir anda çok fazla risk alması, haliyle bu çok yönlü riskin yönetilip yönetilmeyeceği veya nasıl yönetileceği konusunda birtakım kaygıların gündeme gelmesine neden olmuştur.

Bu endişelerin birçoğu bugüne kadar sağduyulu olarak bilinen kalemlerden geliyorsa sanırım dikkate almak gerekir. Hükümetin izlediği proaktif politika Türkiye’nin başta Orta Doğu olmak üzere Batı toplumunda bile profilinin yükselmesine yol açtıysa bu durumu görmezlikten gelemeyiz. Ancak son zamanlarda üst üste gelen gelişmeler Türkiye’nin ölçüsüz ve hatta gereksiz risk aldığı kanısını yaygınlaştırmıştır. Türkiye’nin İran kararı, sürecin başında özellikle bölgedeki gerginliklerin azaltılması ve çatışmaların önlenmesi açısından önemli bir girişim iken, arabulucu rolünü abartarak İran’ın arkasında duruyor bir görüntü vermesi, içerde ve dışarıda şaşkınlığa yol açmıştır. Sayın Başbakan ve Davutoğlu açısından son derece tutarlı görünse de sonuçları açısından değerlendirildiğinde Türkiye’nin imajının bundan çok da olumlu etkilenmediği söylenebilir.

Son dönemde, özellikle Körfez ülkeleri, Türkiye’ye bölgede emperyal amaçları olan bir ülke olarak algılanan İran’a karşı bir denge unsuru olarak bakmaya başlamışlardır. ABD’nin bölgeden ayrılması halinde İran’la baş başa kalacaklarının farkında olan söz konusu ülkeler, Türkiye’yi bu açıdan önemsemektedirler. Körfez ülkelerinin Türkiye ve İran algılarında derece farkı olsa da genel tablo böyledir. Hükümetin Filistin sorunu konusunda aktif bir tutum içinde olması bütün Orta Doğu kamuoyunu, entelektüelleri, hatta sokağı heyecanlandırmakla beraber, İran konusundaki tutumunun aynı heyecanı uyandırmadığı bir gerçek. Hatta bu durumun biraz da şaşkınlık ve endişeye yol açtığını söyleyebilirim. Hükümet, İran konusunda tutarlı ve haklı bir tavır içinde olabilir. Fakat bundan daha ileri bir rolümüz olduğunu sanmıyorum. Dolayısıyla Türkiye’nin İran politikasını gözden geçirme zamanı gelmiştir. Elbette İran, Türkiye’nin komşusu ve çatışmacı bir ilişki içinde olması gerekmez; ama bu konu Ankara’nın terörü sona erdirmek, Ermeni sorunu konusunda çözüm üretmek ve Orta Doğu barışına aktif katkı sağlamak gibi öncelikli konulardaki hareket alanını sınırlamaktadır. Türkiye, tutarlı olmak adına somut kazanımları olan, yönetebileceği riskleri alarak küresel aktör olma amacını gerçekleştirme gibi çok daha önemli hedeflerinden vazgeçmek zorunda kalmamalıdır. Türkiye’nin Orta Doğu’da hayranlık uyandırmasının, istikrarlı ve demokratik bir ülke olması, pozitif bir dil kullanması, yapıcı ve sorun çözücü olması ve dünyayla uyumlu ilişkiler kurması gibi temel unsurlardan kaynaklandığı unutulmamalıdır. Türkiye bu özelliğinden dolayı İranlı entelektüeller tarafından bile beğenilmektedir. Umarım bu önerilerimiz bir sağduyu çağrısı olarak algılanır.

Prof. Dr. Tayyar Arı
Uludağ Üniversitesi
Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı
Tayyar Arı
19 Haziran 2010, Cumartesi
 

Yazdır

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayın

 Kullanıcı Yorumları (0)

YORUM YAP

bu köşe yazısı için henüz yorum yapılmamış.

yorum yapmak için tıklayın.

 Yorum
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu:
Adınız:
Yorumunuz:
 
   Yazarın Son 10 Yazısı
Yükselen Güç ve Türk-Amerikan İlişkileri-1
PKK Saldırıları ve Kürtler Üzerinden Oynanan Oyun
Terörü Yenerek ve Kürt Sorununu Çözerek Küresel Aktör Olmak
Türk Dış Politikasını Anlamak: Gemi Baskınından BM'de Yaptırım Kararına Giden Süreç
 Tüm liste için lütfen tıklayın
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir