Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

13 Mart 2010, Cumartesi

 
  Usak Gündem
  Bölgeler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

Ukrayna'da Seçimin Rengi Mavi
  Yorum Yap (0) Yazdır Arkadaşına Gönder
Habibe Özdal
8 Şubat 2010, Pazartesi
habibekader@gmail.com

Kasım 2004 ile Ocak 2005 arasında yaşanan ve Turuncu Devrim olarak nitelendirilen süreç sırasında ve sonrasında yaşananlar sebebiyle uluslararası kamuoyunun ilgisini fazlasıyla çeken Ukrayna, beş yıl sonra gerçekleşen Başkanlık seçimleriyle tekrar gündemde. Turuncu Devrim'den bu yana yapılan ilk devlet başkanlığı seçiminin ilk turu 17 Ocak’ta, ikinci turu ise 7 Şubat’ta yapıldı. 8 Şubat itibarıyla Merkez Seçim Komitesi'nin verilerine göre oyların % 81,02’si sayılmış durumda. Söz konusu verilere göre Bölgeler Partisi lideri Viktor Yanukoviç oyların % 48,61’ini alarak zaferini ilan etti. Timoşenko ise % 45,72 oy aldı.[1]  Merkez Seçim Komitesi resmi sonuçları 10 gün içerisinde açıklayacak. Bununla birlikte seçilen devlet başkanının 30 gün içerisinde göreve başlaması gerekiyor.

Hatırlanacak olursa, Kasım 2004’te yapılan Ukrayna devlet başkanlığı seçimlerine yolsuzluk karıştırıldığı iddiası sonucunda Turuncu Devrim olarak bilinen halk hareketi ortaya çıkmıştı.  21 Kasım 2004’te ikinci turu yapılan seçimde Yanukoviç'in % 46'ya karşı % 49 oyla kazandığı açıklanınca, Ocak ayına dek sürecek siyasi karmaşa başlamıştı. Yeniden yapılan seçimlerde Batı’ya yakın ve Rusya’ya mesafeli tutumuyla bilinen Viktor Yuşçenko seçilmişti.
 
***
Dinyeper Irmağı, Ukrayna'yı hem coğrafi hem de etnik ve dinsel anlamda ikiye bölüyor. Rusya yanlısı Yanukoviç daha çok ülkenin Rusça konuşan doğusundan destek alırken, Yuşçenko ise ezici çoğunluğu Ukraynaca konuşan batı Ukrayna tarafından destekleniyordu. Bu sebeple Kasım 2004’te ülkenin batısı seçimlere hile karıştırıldığını iddia ederek Yuşçenko için ayaklanırken, doğusu Yanukoviç'in zaferini kutlamıştı. Ukrayna’nın doğusu ve batısı arasındaki fark, Turuncu Devrim’in nasıl algılandığı ile ilgili olarak yapılan bir anket çalışmasında da kendisini gösteriyor. 2005 yılında yapılan ankete göre ülkenin batısında Turuncu Devrim’i vatandaşların kendi haklarını korumak için yaptıkları bilinçli bir mücadele olarak görenlerin oranı % 58,2 iken, bunu Batı destekli bir darbe olarak görenlerin oranı sadece % 5,8. Diğer taraftan ülkenin doğusunda ise Turuncu Devrimi vatandaşların bilinçli mücadele olarak görenlerin oranı % 17,3’te kalıyordu. Doğu Ukrayna’da hala Turuncu Devrim daha çok Batı destekli bir hükümet darbesi olarak değerlendiriliyor.[2]

Turuncu Devrim Rusya ve ABD’nin Ukrayna’daki mücadelesi olarak değerlendirilince Ukrayna, ABD ve Rusya’yı karşı karşıya getirmekle kalmamış, yeni bir Soğuk Savaş ortamına yaklaşıldığı hissini de uyandırmıştı. Böylesi bir geçmişe sahip olunca, Turuncu Devrim’den sonraki Başkanlık seçimi süreci, pek çok kesim tarafından merakla izlendi.
17 Ocak’ta yapılan seçimlerin birinci turunda, Turuncu Devrim'de Yuşçenko’nun rakibi olan ve Rusya’ya yakın tavrıyla bilinen ana muhalefet lideri Viktor Yanukoviç, oyların yüzde 35’ten fazlasını alarak en yakın rakibi Başbakan Yulya Timoşenko’yla arasındaki oy farkını 11 puana kadar çıkardı. Birinci tur seçimlerde hiçbir adayın oyların yüzde 50’den fazlasını alamaması nedeniyle, devlet başkanı 7 Şubat’ta düzenlenecek olan ikinci tur seçimlerde belirlenecek idi.  Pek çok uzman ana muhalefet lideri Viktor Yanukoviç’in seçimlerin ikinci turunda da galip gelerek devlet başkanı seçileceği değerlendirmesinde bulunuyordu. Bu durumun temel nedeni, Başbakan Yulya Timoşenko’nun Turuncu Devrim sonrasında ülkenin gerek siyasi, gerekse de ekonomik olarak daha iyiye gitmemiş olmasının sorumlularından biri olarak görülüyor olmasıdır. Gerçekten de bağımsızlığını kazandıktan sonra ekonomisi henüz raya girmeyen Ukrayna’da 2008 yılı enflasyon oranı % 25,2 iken 2009 yılı verileri %16,5 olarak belirtilmektedir.[3]
Seçimlerin bir diğer özeliği ise Ukrayna’nın bağımsızlık tarihinin en düşük katılımlı devlet başkanlığı seçimleri olmasıdır.  Birinci turda katılım oranı  % 66,5 iken ikinci turda kayıtlı seçmenlerin %69’u oy kullandı.[4] 
AGİT, Ukrayna’da seçimlerin uluslararası standartlara uygun olduğunu belirtirken[5], ABD Dışişleri Bakanlığı'nın Avrupa Bürosu Sözcüsü Mark Toner de, Ukrayna'da devlet başkanlığı seçimlerinin demokratik bir ortamda yapıldığını ve seçimlerin sonucunu değiştirecek ciddi ihlaller yaşanmadığını açıkladı.[6]
Rusya Açısından Ukrayna
Rusya açısından Ukrayna’nın önemi şüphe götürmez bir gerçektir. Ukrayna Rusya açısından sadece tarihsel değil, kültürel olarak da büyük öneme sahiptir. Ukrayna ve Ukraynalılar pek çok Rus açısından adeta kendilerinden bir parçadır. Nikolai Travkin’e göre Rusya’nın Ukrayna ile ilişkileri, tarihin bir gereği olarak, diğer bütün ülkelerden farklı olmalıdır.[7] Dahası Ukrayna’nın Rusya’nın bir parçası olması gerektiği fikrini öne süren yazarlar da mevcuttur.
Rusya açısından Ukrayna birkaç farklı nedenden ötürü önem arz etmektedir. Herşeyden önce Ukrayna büyük Slav devleti Rusya’nın bir parçası olarak görülmektedir.[8] İkinci önemli faktör olarak Rusya’nın Karadeniz’deki üstünlüğü konusundaki hassasiyetidir. Ukrayna’nın Karadeniz kıyıları neredeyse Karadeniz’in kuzeyinin yarıdan çoğunu ve ayrıca Karadeniz Baltık arasındaki mesafenin yarısını kapsar. Bu bakımdan Moskova’ya göre Ukrayna’nın Rusya etkisi dışına çıkması halinde, Doğu Avrupa ve Karadeniz’deki 350 yıllık Rus egemenliği kırılmış olacaktır. Diğer taraftan Sivastopol’da Rusya’nın Karadeniz Donanması bulunmaktadır ve 2017 yılına kadar bu üsten yararlanma hakkı var. Nüfusunun 2/3’si Rus olan Kırım’da halk da Rus donanmasının varlığını destekliyor.
 Rusya açısından Ukrayna böylesi farklı nedenlerden dolayı öne çıkarken, Rusya’nın son dönemdeki tavrı da dikkat çekmektedir. Rusya, seçimlerin birinci turundan sonra Ukrayna’ya büyükelçisini atayarak, bundan sonrası için ikinci turdan kim çıkarsa çıksın önemli olmadığı sinyalini verdi. Kremlin, geçtiğimiz Ağustos ayında eski Büyükelçi Viktor Çernomirdin’den boşalan makama, Mihail Zurabov’un atandığını açıklamasına rağmen, Yuşçenko’nun Rusya karşıtı politikalarından ötürü, Ukrayna’daki devlet başkanlığı seçimlerinin sonucuna kadar bu ülkeye yeni büyükelçi göndermeyeceğini açıklamıştı. Devlet Başkanı Viktor Yuşçenko’nun yeniden devlet başkanı seçilemeyeceğinin kesinleşmesi ve ikinci tura, Rusya’ya nispeten yakın çizgi izleyen iki aday olan Başbakan Yulya Timoşenko ile ana muhalefet lideri Viktor Yanukoviç’in kalmasıyla birlikte yeni büyükelçinin göreve başlayacağı açıklandı. Diğer taraftan bazı uzmanlar seçimlere ne Rusya’nın ne de ABD’nin müdahale etmediğini vurgulamaktadır.[9] Rusya açısından bu, ikinci turda yarışacak her iki adayın da, öyle ya da böyle, Rusya’ya rağmen politika üretmek gibi bir söylemleri olmaması sebebiyle açıklanabilir.
Seçimler öncesinde yapılan anketlerin de gösterdiği gibi, Turuncu Devrim sona erdi. Rusçayı ikinci resmi dil yapmak gibi fikirleri olan Yanukoviç ile birlikte Ukrayna’nın dış politikada da Rusya ile yakınlaşması sürpriz olmayacak.
 
 


[1] “В президентской гонке на Украине лидирует Виктор Янукович”, Kоммерсантъ, http://www.kommersant.ru/doc.aspx?DocsID=1318438, Ayrıca Mayıs 2009-Ocak 2010 dönemi anket sonuçları için bkz; Eurasianhome, http://eurasianhome.org/xml/t/topics.xml?lang=ru&nic=topics&topic=68.
[2] Viktor Stepanenko, “How Ukrainians View Their Orange Revolution: Public Opinion and the National Peculiarities of Citizenry Political ACtivities”, Demokratizatsiya, s. 600.
[3] CIA Factbook, https://www.cia.gov/library/publications/the-world-factbook/geos/up.html.
[4] Clifford J. Levy, “Opposition Leader Declares Victory in Ukraine”, The Newyork Times, http://www.nytimes.com/2010/02/09/world/europe/09ukraine.html?pagewanted=1.
[5] http://www.voanews.com/turkish/2010-01-18-voa30.cfm.
[6] http://www.tuid.org.ua/index.php?option=com_content&view=article&id=12513%3Aabdden-ilk-acklamada-ukrayna-secimleri-deomokratik-ortamda-gecti-&catid=14%3Anews&Itemid=357&lang=tr.
[7] Nikolai Travkin, “Russia, Ukraine and Eastern Europe”, ed. Stephen Sestanoviç, Rethinking Russia’s National Interests (Washington DC; Center for Strategic and International Studies, 1994), s. 36.
[8] Paul Kubicek, “Russian Foreign Policy and the West”, Political Science Quarterly, Vol. 114, No: 4, s. 557.
[9] Bkz; Yury Yakimenko, “Ukrainians Are Electing a New President”, Eurasiahome, http://www.eurasianhome.org/xml/t/expert.xml?lang=en&nic=expert&pid=2290.
Habibe Özdal
8 Şubat 2010, Pazartesi
 

Yazdır

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayın

 Kullanıcı Yorumları (0)

YORUM YAP

bu köşe yazısı için henüz yorum yapılmamış.

yorum yapmak için tıklayın.

 Yorum
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu:
Adınız:
Yorumunuz:
 
   Yazarın Son 10 Yazısı
Borisov’un Ankara Ziyareti ve Öne Çıkan Konular
Bulgaristan’da Neler Oluyor?
Rusya'nın İran Politikası Değişiyor mu?
Washington'ın Stratejik Kararı ve Rusya ile İlişkilere Etkisi
Washington'ın Stratejik Adımı ve Rusya ile İlişkilere Etkisi
Putin’in Ankara Ziyareti ve Gelişen Türkiye-Rusya İlişkileri
ABD ve Rusya: Yine, Yeni, Yeniden?
Bulgaristan’da Seçim Sonuçları Hükümet Değişikliği Getirdi
Tarihsel Kördüğüm ‘Dağlık Karabağ’ ve Rusya Faktörü
Rusya ve Ukrayna Arasındaki Gaz Anlaşmazlığı Çözüldü (mü?)
 Tüm liste için lütfen tıklayın
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir