Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu Yayınıdır.  
ANASAYFA

|

ENGLISH

|

ANASAYFA YAP

|

REKLAM

14 Mart 2010, Pazar

 
  Usak Gündem
  Bölgeler

Ücretsiz Tam Metin Uluslararası Hukuk ve Politika Dergisi

Ücretsiz Tam Metin Orta Asya ve Kafkasya Araştırmaları Dergisi

Bir Doğu Ülkesinin Traji-Kozmik Odası
  Yorum Yap (9) Yazdır Arkadaşına Gönder
Sedat Laçiner
30 Aralık 2009, Çarşamba
slaciner@gmail.com
Polisler, savcılar, hâkim kozmik odada. Medya da kozmiğin etrafında konuşlanmış vaziyette. Yüzbaşı kepini burnunun üstüne indirmiş ki yüzü belli olmasın.
 
Heryerde gizem var, belli ki içerisi bir hayli önemli.
 
Kimi zafer çığlıkları atıyor, “nihayet geçmişimizi öğrenebileceğiz” diyor. Kimininse omuzları düşmüş, “asker pes etti” diyor.
 
Kimilerine göre kapılar açılacak ve tüm sırlar dışarı saçılacak. Örneğin 6-7 Eylül olaylarını kimlerin düzenlediğini öğreneceğimizi düşünenler var. Hatta Ecevit’e kim suikast düzenlemiş onu bile bilecekmişiz. Daha neler neler…
 
Kozmik oda değil, süper bilgisayar sanki…
 
***
 
Peki devletlerin kozmik odası olur mu?
 
Tüm sırları saklanan bir oda örneğin ABD’de var mıdır? Eğer varsa orayı da savcılar bassa ve mesela şu Kennedy’yi gerçekte kim öldürmüş bir ortaya çıkarsa olmaz mı?
 
Acaba Almanya’nın kozmik odası nerededir, ya da Fransa’nın.
 
Yoksa Türkiye bu konuda tek mi?
 
***
 
Elbette tüm ciddi devletlerin sırlarını muhafaza ettiği yerler var. Burada o ülkelerin sırları, ayıpları ve günah galerileri de bulunabilir.
 
Buradan hareketle “demek ki kozmik, mozmik bir odanın olması gerekiyormuş, sırsız devlet olmuyormuş, bak Batılılarda da bunlardan varmış” diyebilirsiniz. Fakat bu tespitinizle Türkiye’yi aklayamazsınız, çünkü Türkiye’de devletin değil bazı kurumların kozmik odaları vardır ve bu odalar diğer devletlerden korunmak için değil, bizzat kendi hükümetine ve toplumuna karşı oluşturulmuştur. Yani bizde devletin kozmik odası falan yoktur, kendisini devlet sananların sır odaları vardır.
 
***
 
Bizim memurumuz devletini ve ülkesini o kadar çok sever ki sırlarını Meclis’i ile dahi paylaşmaz. Neme lazım, TBMM hain dolu. Kazara bir Kurtuluş Savaşı gerçekleştirmiş ama, şimdiki Meclis ülkeyi satacaklarla, böleceklerle parsellenmiş (!)...
 
Sadece Meclis’le paylaşmasa iyi, kapılar Başbakan’a da açılmaz. Hatta bizim ‘gariban’ başbakanlar kendilerini hükmeden (hükümet) sanır da bu odaların yerini ruhu bile duymaz. Başbakan deyince sadece Erdoğan’ı kastettiğimiz sanılmasın… İster Erdoğan, ister Ecevit, ister Özal, isterse İnönü olsun, başbakanlar hadlerini bilmelidirler. Onlar sadece seçilmiş baş nazırlardır, onlar sadece baraj, duble yol, su ve diğer ‘ayak işlerine’ bakabilirler, ellerinin hamuruyla stratejik alanlara dalmaları ulus, devlet ve diğer tüm yüce değerler için tehlikeli olabilir…
 
Savunma Bakanı mı dediniz, onlar kabinemizin gülüdür, süsüdür, göz bebeğimizdir. Bu yüzden onları yormaya, akıllarını gereksiz işlerle karıştırmaya gerek yoktur. Narin bedenleri ve narin beyinleri bakan oldukları sürece herhangi bir iş yapmamak üzere belli bir yerlerde muhafaza edilmelidir…
 
Cumhurbaşkanı mı dediniz? 1960’dan bu yana milli irade ile gelmiş elimizde sadece birkaç cumhurbaşkanı var. Bunlardan bazıları ise zaten devletin sırlarına vakıf olmamayı en büyük milliyetçilik sayıyordu. Kozmik odanın adını anmayı dahi en büyük günah olarak gördüler.... Dolayısıyla cumhurumuzun başları da bu kozmik odaların kapılarından içeri gir(e)memişlerdir, girmeye teşebbüs dahi etmemişlerdir.
 
Yakın zamana kadar savcıların ve hâkimlerin buraları akıl ettikleri dahi görülmüş iş değildir.
 
Kısacası memlekette kapıları sıkı sıkıya kapalı bazı gizemli yerler hep olmuştur, lakin oralara girmek ne mümkün. O yerler milletimizin bekası için milletimizden uzak tutulmalıdır. Oralara belki CIA veya MI5 bir yolunu bulup girmiş olabilir, fakat siyasiler, hakimler ve savcılar aman ha girmemelidir.
 
***
 
Evet, ABD’de de, İngiltere’de, Fransa’da da kozmik odalar vardır. Dahası bu ülkelerde de gizli devlet vardır. Fakat bu ülkelerde gizli devlet yasal devletin emri altındadır, yani onların gizli devleti derin (ya da çukur) devlet değildir. Devletin sırları ülkeyi yönetenlerce bilinmekle kalmaz, aynı zamanla yönetilir de. Hükümetin gözetim, denetim ve sevk yetkilerine ilaveten ülkenin Meclisi’nin de düzenli gözetim ve denetim olanakları mevcuttur. Başka bir deyişle elin hükümeti ve meclisi bizimki gibi hain değildir. O ülkelerde memleketini sevmek tekeli sadece dar bir gruba ait de değildir.
 
Bu noktada hep aklıma gelmiştir, “neden bu içerideki hainler hep bizde” diye. Örneğin neden Fransa’da nüfusun dörtte üçü hain değildir de, Türkiye’de bu böyledir?
 
Neden Fransızlar dinci, bölücü, liboş ve satılmış değilken bizim memleketimizin siyasetçisi, simitçisi, köylüsü ve çiftçisi satılmıştır?
 
Mademki biz çok büyük bir milletiz, devletimiz de maşallah 1.000 yıllık, bu durumda neden Fransa sürekli bölünme tehlikesi yaşamaz da biz yaşarız?… Mesela ‘Fransız derin devleti’ halkına heran ülkeyi bölebilecek saflar, gafiller veya hainler olarak bakar mı? Yoksa satılmışlık, bölücülük ve vatan hainliği bize mi özgüdür?
 
Bu işte bir terslik yok mu?
 
Vatanı vatandaştan korumakta bir tuhaflık sezmiyor munuz?
 
KOZMİK ODA GERÇEKTEN KOZMİK Mİ?
 
Bu arada bir soru daha, kuzum bu kozmik oda gerçekten kozmik mi?
 
Hâkimlerin geleceği duyulunca içerideki bilgilerin yakıldığı veya bilgisayarlardan silindiği söylendi. Buna benzer iddialar Ankara’da sıkça duyulur. Örneğin MGK sivilleştikçe bu kurumdaki pek çok bilginin de buharlaştığı Ankara’da yaygın bir dedikodudur. Dahası kozmik bilgilerin mahkeme salonlarında uçuştuğunu, en olmadık sırların gazete sayfalarında dolaştığını da görüyoruz. Başka bir deyişle kozmik odalarımızın bir yerlerinde delikler olmalı. Kapının altı mı desek, pencerelerin bağlantı yerleri mi? Birileri elini kolunu sallayarak girip çıkıyor sanki bu odalara?
 
***
 
Anlıyoruz ki bu odalar sadece Hükümet’e, Meclis’e ve Cumhurbaşkanı’na kozmik. Anlıyoruz ki bu odalar sadece ülke insanına kozmik.
 
İşte Batı ile Doğu arasındaki fark bu. Batı’da devletlerin sırları vardır ve bu sırlar yasal kurumlar ve kurallar ile denetlenir. Oysa Doğu’da kişilerin ve grupların sırları vardır. Bunlara hukuk veya millet değil, kendisini devlet ve hukuk sanan ulaşabilir.

Ne dersiniz, vakti gelmedi mi?

Şu demokrasi denen şeyden biraz da biz tatsak, ülke gerçekten bölünür mü?

Sedat Laçiner
30 Aralık 2009, Çarşamba
 

Yazdır

Yazarın Tüm Yazıları İçin Tıklayın

 Kullanıcı Yorumları (9)

YORUM YAP

 İdris Bengü   31 Aralık 2009, Perşembe 9:50:27 AM  tarihinde yazmış
Yargının giremediği yerde zulüm vardır, adaletsizlik vardır, hatta hainlik vardır.

Hakim oraya Türk ulusu adına girdi kendi hevesinden değil. Yargıdan korkandan ben korkaırm. Lütfen neyi savundurğumuzun farkında olalım
 osman akbulut   31 Aralık 2009, Perşembe 8:56:20 AM  tarihinde yazmış
Sayın sedat laçinere yorum yazımın neresinde SEN diye hitap etmişim diye yazıyı bir daha okudum ama rastlayamadım. bunu okuyan arkadaş nerden okudu bilemiyorum SEDAT LAÇİNERE yorum yapöak için yalaka gurubuna dahil olmak yada illa onun düşündüğünü düşünmek zorunda değilim. Bir yorum kabul edersiniz etmezsiniz benim düşüncem ama sırf yalakalık yapacağım diye yazıda olmayan uslubu bana yamamnızı anlayamadım. Sizede saygılar sunuyorum.
 memo aga   30 Aralık 2009, Çarşamba 7:50:18 PM  tarihinde yazmış
ya bazı yorumlara bakıyorumda ilkokul öğrencileri gibi ne yazarsa ulusalcı gazetecikler millet kutsal kitapmış gibi iman ediyor.kendinden başka herkes düşman ,gerçek katilleri görmediler onyıllardır nerdeyse akpsi arınçı katil diyecekler.bu ülkede darbeler ,çorumlar.maraşlar,sivaslar olmamış sanki.adamlar her rolde oynanıp kamplaşmalardan kan çıkararak ülkede karmaşa çıkararak alttan alta iktidarlarını asla yitirmemişler ve şu anda yitirmek istemiyorlar.yok devletin yatak odasıymış sanki devlet bir kişi devletin tanımını okuyun önce.devlet sizsiniz sizin için var hizmet için sağlığınız eğitiminiz adaletiniz güvenliğiniz için soyut bir oluşumdur bunu anlayın artık.kendi iradenizle yönetilmeyi sizde hakediyorsunuz farkında olamasanızda.bu bir iktidar kavgasıdır ne olursa olsun halkın iradesi bu ülkenin iktidarı olacaktır sonuçta.
 Şevki   30 Aralık 2009, Çarşamba 6:57:35 PM  tarihinde yazmış
Şenol Bey çok insafsız bir yorum yapmış. hatta bence işi hakaret noktasına götürmüş. Site yöneticilerinin bu yorumu onaylamasını da yadırgadım doğrusu. Daha fazla demokrasi istemenin nesi particilik.

Ben Sedat Hoca'yı uzun süredir takip ediyorum. Onun durduğu yer değişmiyor, sadece etrafındaki ler değişiyor. Çünkü o doğruları dümdüz söuylüyor. Ayrıca milletvekili adayı olursa da çok sevinirim. Adam gibi adamların meclistek olmalarından rahatsız da olmam. Onu bir partiyle ilişkili göstermeye çalışanları da kınıyorum
 Levent   30 Aralık 2009, Çarşamba 3:57:43 PM  tarihinde yazmış
Osman Akbulut, bi kere madem bu ortami bi zamandir takip ettiginizi iddia ediyorsunuz, o halde bu sekilde laubali bi üslupla sen diye hitap etmeyin. Hem bu sekilde bir uslup kullanip hemde arkasindan laf olsun torba dolsun diye saygilarimla yazan sahislarin her türlü akillarina gelen tuhaf anlamsiz yorumlarini dikkate alip yayinlamak, ne derece dogru acaba? Milleti, AKP'li ve AKP'li degil diye iki kesime bölüp, bu bölücülügü yapan kisilere genel olarak medyada yer verilmesinin oldukca sakincali buluyorum.

Icerik olarak, ABD'nin icindede kesinlikle bir derin(cukur) devletin oldugunu düsünüyorum. Bu cukur devletin bir kismi yasal devletin kontrolünde olsada, bir kismininda kontrol disinda oldugu kesin.
 şenol gürler   30 Aralık 2009, Çarşamba 11:57:08 AM  tarihinde yazmış
Sedat bey strateji uzmanlığını iyice bırakmışsısınız, dümdüz akp propagandacısı olup çıkmışsınız, vallahi bravo. Acaba gelecek seçimlerde akp den milletvekilliğine mi oynuyorsunuz, doğrusu şaşırmam buna.

Pkk askerimizi öldürüyor, hükümet skandal şekilde saldırıdan imalı olarak tsk yı sorumlu tutuyor, sizce bu garip değil, hiç yorum yok. Bülent arınç a suikast gibi komik bir bahane ile askerler gözaltına alınıyor, sonra hepsi serbest bırakılıyor, komploya hiç değinmeyip hala kozmik oda diye “çok stratejik” yorum yazıyorsunuz.

Sayın laçiner, siz eskiden bu kadar siyasi taraflı bir yorumcu değildiniz, Allah aşkına ne oldu size. Devletten-hükümetten kaynak mı alıyorsunuz, yahut Abdullah gül’ün açılışını da yaptığı yeni usak binası için yardım mı aldınız , milletvekilliği mi bekliyorsunuz, inanın çok merak ediyorum. Bir açıklama yaparsanız sevinirim.

Kurumları eleştirin, kamu görevlilerini ihmallerinden, hukuksuzluklarından dolayı yerden yere vurun. Ama lütfen siyasi bir partinin propagandacılığına soyunup, yazılarınızın kalitesini yok etmeyin. Bilginizi “yandaş” kalemcilikle ziyan etmeyin.
 Şevki   30 Aralık 2009, Çarşamba 11:07:17 AM  tarihinde yazmış
Yapılan tüm operasyonlara aramalara asker de onay verdi. herşey yasalara kurallara göreymiş. endişeye neden gerek duyuluyor
 Kamil Canikli   30 Aralık 2009, Çarşamba 11:06:33 AM  tarihinde yazmış
Madem ki kozmik odalar devletin, o zaman devletin kendi odasına girmesinde ne sakınca olabilir?

Devletin hakimi o odalara girdi diye neden asker zayıflasın ki? Osman Akbulut'u eleştirilerinde anlayamadım.
 osman akbulut   30 Aralık 2009, Çarşamba 10:51:13 AM  tarihinde yazmış
Sizi sürekli takip ediyorum gelinen noktada AKP nin borusunu çalmaktan öteye gitmeyen bir kaleminiz olduğu kanısına vardım. Zira bu gün ki yazınızı okuyunca AKP NİN GERÇEK NİYETİNİ SİZİN KALEMİNİZDEN TEYİT ETMİŞ OLDUK. Ortada suikast falan yok, Demokratik açılım safsatasının bir uzantısı. Fatih Altaylının 2 gün önce yazdığı tezi ne kadar doğruluyor bülent arıncın evin etrafını yurt dışından bir telefonla ihbar ediyorlar.
Bu gün ki yazınıza gelince FBI pentagonu bastığını hiç duydunmu yosa orada demokrasimi yok. Hangi meclis denetliyor yada bizde meclisin hangi unsurları denetliyecek yarısı PKK ya çalışan AKP milletvekillerimi yoksa PKK nın kendi milletvekillerimi , Terörle mücadele devam edrken ordu bu konuda tarafken aç stratejini görüyüm diyorsun ve bunu demokrasi adına istiyorsun. 4 tane PKK milletvekilini ifade vermeye götüremiyeceksin orda demokrasiye ihtiyaç yok ama devletin yatak odasına gireceksin diye demokrasiye ihtiyacın. var. Devletin kurumları devletindir adı üstünde kozmik mozmik ortada terörle mücadele varken demokratik açılım yapacağız diye askerin gücünü zayıflatmaktan öteye gitmez. Yaraladığınız askerimiz hemde kürt açılımı uğruna SUİKAST SAFSATASINI siz bile ağzınıza almıyorsunuz koca yazınını başından sonuna göemedim. Çünki sizde inanmıyorsunuz.
saygılarımla,

yorum yapmak için tıklayın.

 Yorum
Güvenlik Kodu:
Güvenlik Kodu:
Adınız:
Yorumunuz:
 
   Yazarın Son 10 Yazısı
Sağır Duymaz, Uydurur
Sorumsuz ve Maliyeti Yüksek Olabilecek Bir Karar
Islak İmza, Acı Gerçekler
Amerika Kafkasya’da Rasyonel Davranmıyor
Genelkurmay Başkanı Başbuğ İle Empati Kurmak
Yargı, Siyaset, Adalet
Yargı, Siyaset, Adalet
Ermeni Şantajı
İsviçre ve Ermeni Sorunu: Tuhaf Bir Arabulucu
Yargıya da Hukuk Gerek
 Tüm liste için lütfen tıklayın
Haber Kategorileri
Türkiye Amerika Avrupa Orta Doğu Orta Asya Kafkasya Bodrum Holidays Balkanlar Dünya Asya-Pasifik Afrika Ekonomi Bilim Teknoloji

Copyright 2009 Usak Stratejik Gündem
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu

Mebusevleri Mah. Ayten Sok. No:21 Tandoğan/Ankara
Tel: 0 312 212 28 86  Faks: 0 312 212 25 84

Sitemiz
Anadolu Ajansı
Abonesidir