Rusya-ABD ilişkileri, ABD’nin Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nde konumlandırmayı planladığı füze kalkanı sisteminin yerini değiştirmeye karar vermesiyle birlikte tekrar gündeme geldi. ABD’de Obama’nın iktidara gelişi ilişkilerin yeniden başlatılmasına olanak sağladı. Bunu takip eden süreçte ise hem Medvedev’in hem de Obama’nın iki ülke ilişkilerini geliştirmeye yönelik adımlar attığını görmek mümkün oldu.
Obama’nın Rusya ile ilişkileri yeniden başlatmak isteğini daha önce, ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton’ın meslektaşı Lavrov’a sunduğu ilişkileri yeniden başlatma düğmesi temsil etmişti. Böylesi bir yeniden başlamanın önünde ise iki temel sorun vardı; ABD’nin Doğu Avrupa’da kurmak istediği füze kalkanı sistemi ve NATO’nun doğuya doğru genişlemesi. NATO’nun Ukrayna ve Gürcistan’ı da içine alacak şekilde genişlemesi Rusya’nın kaygıları da göz önüne alınarak ertelendi. (Burada Almanya ve Fransa’nın da Rusya’nın kaygılarını giderici politikalar izlediğini eklemek gerekir.) Füze kalkanı projesinin ise Doğu Avrupa’da kurulması projesinde bazı değişikliklere gidildi. Yeni düzenlemeye ilişkin kararın alınmasında, Amerikalı askeri yetkililerin İran'ın kısa ve orta menzilli füzelerine karşı savunmaya odaklanılması yönündeki tavsiyelerinin etkili olduğunu belirtilmiştir. Obama, açıklamasında, projenin “Doğu Avrupa'dan başka bölgelere kaydırılacağını ve yeni planda, füze kalkanı tesislerinin gemilerde ve karasal bölgelerde olmasının öngörüldüğünü” ifade etti. Doğu Avrupa’da kurulması planlanan füze kalkanı projesinin rafa kalkmasının en önemli boyutu şüphesiz, Obama’nın da ifade ettiği gibi ABD-Rusya ilişkilerinde en önemli sorunlardan birinin bertaraf edilmiş olmasıdır.
Aslına bakılırsa Obama yönetimi iktidarının ilk günlerinden beri füze kalkanı sisteminin maliyetinin oldukça fazla olduğu ve sistemin etkinliğinin de tam olarak doğrulanmadığı gibi sebeplerden ötürü söz konusu projenin gözden geçirilmesi gerektiğini ifade etmekteydi. Bu durumun temel iki sebebi vardı. Birincisi, proje oldukça maliyetliydi ve etkinliği tam olarak bilinmiyordu. İkincisi, maliyetine karşılık projenin stratejik değerinin soru işaretleri taşıyor olması idi. Daha açık bir ifade ile füze kalkanı sisteminin coğrafik yeterliliği netlik kazanmamıştı.[1] Dolayısıyla, söz konusu projenin rafa kalkması ya da Rusya’yı rahatsız etmeyecek bir şekilde uygulanması zaten beklenmekteydi.
Daha önce Temmuz ayında Obama’nın Moskova ziyareti sırasında bir araya gelen Obama ve Medvedev başta stratejik silahların sınırlandırılması ve Afganistan’da terörle mücadele olmak üzere pek çok konuda görüş alış-verişinde bulundu. Sırada bekleyen Kuzey Kore’nin nükleer denemeleri ve İran’ın nükleer silah geliştirmesi gibi konular söz konusu iken Rusya ve ABD’nin bu gibi konularda ortak tutum takınabilmeleri için ABD’nin attığı adım yakından incelenmelidir.
Obama’nın füze kalkanı projesini yeniden düzenlemesine ilişkin olarak attığı adım, yüksek maliyetli ve etkinliği kanıtlanmamış bir projeyi körü körüne uygulamaya sokmaması açısından yerinde bir uygulama olarak değerlendirilebilir. Diğer taraftan söz konusu projenin bu haliyle uygulanmaması ile Obama, yeni dönemde ilişkilerini düzeltmek niyetinde olduğu Rusya ile ilişkilerindeki en temel sorunlardan birini ortadan kaldırmış oldu. Obama’nın attığı bu stratejik adım, ABD’nin öncelikli alanları olan İran’ın nükleer programı, Afganistan’da terörle mücadele ve Kuzey Kore’nin nükleer denemeleri konularında Moskova’yı yanına almasına olanak sağlayacaktır.
Diğer taraftan Obama, Doğu Avrupa’da Çek Cumhuriyeti ve Polonya’yı yarı yolda bıraktığı için eleştirilecektir. Gerçekten de Çek Cumhuriyeti ve Polonya güvenliklerini NATO şemsiyesine girerek sağlamaya çalışırken Obama’nın söz konusu projede bu iki ülkenin yer almasından vazgeçmesi, üstelik bunun Rusya’nın başarısı olarak lanse edilmesi, Çek Cumhuriyeti ve Polonya’nın adeta yüz üstü bırakılması olarak değerlendirilmektedir. Çek Cumhuriyeti'nin eski Başbakanı Mirek Topolanek bu durumu, füze kalkanı projesinden vazgeçilmesinin, kendileri için iyi olmayacağını söyleyerek belirtmiştir.
Sonuç olarak Obama’nın 6-7 Temmuz’da gerçekleştirdiği Rusya ziyareti sonrası oluşan olumlu hava, ABD’nin Doğu Avrupa’ya kuracağı füze kalkanı projesini rafa kaldırmış olmasının etkisiyle devam etmektedir. İki ülkenin farklılaştığı konular olduğu gibi, ortak hareket etme alanlarına sahip oldukları pek çok konu da söz konusu. Füze kalkanı projesinin rafa kaldırılmasıyla, iki ülkenin ortak hareket etmesinin önündeki önemli bir engel de bertaraf edilmiş oldu. Ancak Beyaz Saray’ın bu kararının arkasında, Moskova’yı ABD’nin öncelikli sorunlarını çözmek hususunda yanına almak düşüncesinin yattığı gözden kaçmamalıdır.
[1] Roland Oliphant, “Quid Pro Quo?”, Russia Profile, 17/09/2009, http://www.russiaprofile.org/page.php?pageid=International&articleid=a1253206571