|
 |
Habibe Özdal 8 Temmuz 2009, Çarşamba habibekader@gmail.com |
|
|
|
|
|
Bulgaristan’da 5 Temmuz 2009 Pazar günü, AB üyesi olduktan sonraki ilk milletvekili seçimleri gerçekleşti. Yaklaşık olarak 6,8 milyon kayıtlı seçmenin bulunduğu Bulgaristan’da seçimlere katılım oranı % 60,2 olarak açıklandı. Kesin sonuçlara göre 6 siyasi parti ve ittifak % 4’lük seçim barajını aşarak meclise girmeye hak kazandı. Hiçbir partinin tek başına iktidar olamaması sebebiyle Bulgaristan, yeni bir koalisyon dönemine girecek.
Aynı zamanda Bulgaristan vatandaşı da olan, yaklaşık 120.000 Türk seçmen için Türkiye’de de123 sandık kuruldu. Bazı Bulgaristan vatandaşı Türk seçmenler ise oylarını Bulgaristan’da kullandı. Türkiye’de yaşayan ve çifte vatandaşlık sahibi Türkler, 2001 yılından bu yana, iki devletin uzlaşısı sonucu alınan karar neticesinde, Türkiye’de oy kullanabilmekte. Bu durumun Bulgaristan’daki bazı kesimleri rahatsız ettiği bilinmektedir. Özellikle aşırı sağcı ATAKA Partisi Genel Başkanı Volen Siderov, bu konudaki memnuniyetsizliğini belirtmekten kaçınmamaktadır. Türkiye’de yaşayan Türk kökenli Bulgaristan vatandaşlarının seçimlerden önce Bulgaristan’a gitmelerini protesto eden ATAKA partisine mensup bir grubun “Bulgaristan parlamentosu Türkiye’den seçilmemektedir” söylemli afişleri, durumun bir başka göstergesidir.
Seçim sonuçlarına bakılacak olursa; Başbakan Siderov’un partisi olan Bulgaristan Sosyalist Partisi’nin (BSP) oyları % 17,7’ye düştü. % 30.71 ile en yüksek oyu alan parti ise Sofya Belediye Başkanı Boyko Borisov’un fahri başkanlık yaptığı Bulgaristan’ın Avrupai Kalkınması için Yurttaşlar Partisi (GERB) oldu. Merkez sağ olarak değerlendirilebilecek olan GERB, 240 sandalyeli mecliste, 116 milletvekili ile temsil edilecek. Seçimde büyük bir hezimet yaşayan iktidardaki BSP ise mecliste 40 sandalye ile temsil edilecek.
Üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu Hak ve Özgürlükler Hareketi (HÖH-DPS) büyük bir başarı göstererek % 14,46 oranında oy aldı. Bu seçimler sonucunda HÖH,ülkedeki üçüncü büyük siyasi güç olma durumunu korumakla kalmadı, parlamentodaki sandalye sayısını da 34’ten 38'e çıkardı. Seçimde oyların yüzde 9,36'sını alan ırkçı ve aşırı milliyetçi ATAKA partisi 21, sağ güçlerin oluşturduğu "Mavi Koalisyon" 15, yine aşırı milliyetçi çizgide yer alan "Düzen Meşruiyet ve Güvenlik" (RZS) partisi ise 10 sandalye elde etti.[1]
Koalisyonun Güç Kaybının Nedenleri
Bulgaristan’da üyelerinin çoğunluğunu Türklerin oluşturduğu HÖH’ün de parçası olduğu Koalisyon, seçim sonuçlarından da anlaşılacağı üzere ciddi oranda güç kaybetmiş görünüyor. Bu durumu ortaya çıkaran sebepler arasında; son yıllarda artış gösteren yolsuzluk iddiaları ve bu iddialar neticesinde AB fonlarının dondurulması, Hükümetin ekonomik krize ilişkin önlem almada yetersiz kalması ve ekonomik krizin Bulgaristan ekonomisi üzerindeki yıkıcı etkisi gibi etmenler öne çıkıyor.
Koalisyonun kan kaybının sebeplerinden biri, artan yolsuzluk iddialarıdır. Her ne kadar Başbakan Sergey Stanişev 2007 yılında Ekonomi Bakanı Rumen Ovtşarov ile Adalet Bakanı Georgi Petkanov’u görevden aldıysa da, yolsuzluk söylemleri devam etti. Yapılan anketlere göre Bulgaristan halkının ¾’ü yolsuzlukla suçlanan Stanişev koalisyonunun gitmesinden yana idi. Diğer taraftan yolsuzluk iddialarının gündeme gelmesinden dolayı Avrupa Komisyonu, 2008 Temmuz’unda, fonların kötüye kullanımını gerekçe göstererek 500 milyon Avro’yu aşan yardımı dondurmuştu.[2] Bu karar, daha önce 300 milyon Avro’dan fazla kaynağın benzer endişeler üzerine askıya alınması sonrasında gelmişti. Özetle, AB fonlarının dondurulması da, Hükümetin halk desteğini kaybetmiş olmasında son derece etkili bir rol oynadı.
Hükümet’in toplum desteğini kaybetmesindeki bir diğer önemli faktör, Bulgaristan’ın küresel ekonomik krizden oldukça fazla etkilenmiş olmasıdır. Ekonomik krizin etkisiyle Bulgaristan’da sanayi üretimi daralmış durumdadır. Son dönemde işçiler ya izne çıkarılıyor ya da maaşları donduruluyor idi. Bulgaristan Ulusal İstatistik Enstitüsü’nün değerlendirmelerine göre, 2009’un ilk üç aylık döneminde ülkenin gayrisafi yurtiçi hâsılası geçen yılın aynı dönemine kıyasla % 3,5 düşüş kaydetmiş durumda. Söz konusu bu düşüşün, geçiş döneminin en ağır ekonomik krizinin yaşandığı 1997 yılından beri ilk defa gözlenmesi dikkat çekicidir. Uzmanlara göre şimdiki düşüş nedenleri küresel ekonomik krize bağlı.[3] Bütün bunlara ek olarak İstatistik Enstitüsü verileri değerlendirildiğinde ülkede ekonominin durağan seyre girdiği görülmektedir.[4] Hükümet ayrıca, ekonomik krize ilişkin yeterince önlem almadığı için de eleştirilmekteydi.
Neden GERB?
Seçimlerde % 39 oy alan GERB partisinin seçim vaatleri arasında yolsuzlukla mücadele, aile değerlerinin korunması ve enerji bağımsızlığı başı çekmektedir. 2006 yılında kurulan parti, 2007 yılından itibaren yükselişe geçti. GERB’in seçimlerde en yüksek oyu alması sürpriz olmadı. Zira parti 2007 yılından beri yükselişe geçmişti. Hatta GERB, Bulgaristan’ın Avrupa Parlamentosu’na vekil gönderdiği ilk yıl olan 2007’deki seçimleri de kazanmıştı. Bu noktada dikkati çeken; halkın desteğini yüksek oranda almış görünen GERB’in fahri lideri Borisov’un, seçim sürecinde siyasetinin merkezine yolsuzlukla mücadele ve daha şeffaf bir yönetim söylemini oturtmasıdır. Bununla birlikte belirtmek gerekir ki, Cumhurbaşkanı Pırvanov’un da ifade ettiği gibi Bulgaristan halkı çoğunlukla GERB’e değil, Borisov’a oy vermiş durumdadır.[5]
GERB’in aldığı oylar değerlendirildiğinde; büyük oranda, 40 yaşını aşmamış, Sofya ve çevresinde yaşayan ve çalışan kesimin oylarını aldığı söylenmektedir. Bunun yanında Borisov’un pek çok siyasi partinin yanı sıra BSP’nin sempatizanlarından da oy aldığı görülmektedir.[6]
Sonuç olarak, AB üyesi olduktan sonraki ilk milletvekili seçimlerini gerçekleştiren Bulgaristan’da hükümet değişecek. Bununla birlikte seçim öncesi ortaya çıkan görüntüler değerlendirildiğinde, iki buçuk yıldır AB üyesi olan Bulgaristan’ın hala ‘ırk ayrımı’nı aşamadığı görülmektedir. Yine de belirtmek gerekir ki Bulgaristan yönetimi, ATAKA’nın yükselişini önlemek için Bulgaristan Türklerinin seçime yoğun bir şekilde katılmasına önem verdi. Ankara-Sofya arasındaki görüşmeler sonucu Türk Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’deki Bulgaristan Türklerinin 123 sandıkta oy kullanabilmeleri için 51 il ve ilçede sandık kurdu.
Şu durumda Bulgaristan’da 41. Hükümet muhtemelen merkez sağ parti GERB ve yine iki sağ partiden oluşan Mavi Koalisyon’un ortaklığında kurulacak. Zaten GERB fahri başkanı Borisov, BSP ya da HÖH ile herhangi bir koalisyona gitmeyi düşünmediğini ifade etmişti. Bulgaristan Cumhurbaşkanı Georgi Pırvanov’un da belirttiği gibi GERB’in yüksek bir oy oranına sahip olmuş olması, ülkede istikrarın garantisi değildir.[7] Bu bakımdan Borisov’un seçim sürecindeki vaatlerini yerine getirebilmesi açısından, koalisyonun başarılı bir şekilde kurulması ve çalışabilmesi hayati önemdedir. Diğer taraftan % 4’lük seçim barajını aşıp parlamentoya giren 6 siyasi partiden 4’ünün sağ çizgide yer alması, Türk kökenli Bulgaristan vatandaşlarına yönelik zaman zaman sert söylemlerde bulunan siyasilerin, bundan sonraki tutumlarının ne şekilde olacağı bakımından merak uyandırmaktadır.
[1] “Окончателни резултати на ЦИК за изборите", Труд, 08.07.2009.
[2] “EU condemns Bulgaria over corruption, freezes funds”, AFP, 23 Temmuz 2008.
[3] “Milli istatistik enstitüsü: Bulgar ekonomisinde % 3.5'lik düşüş kaydetti, Bulgaristan Radyosu, http://www.bnr.bg/RadioBulgaria/Emission_Turkish/News/0515-b16.htm
[4] Ekonominin durağan seyre gitmesi; aynı yıl içinde art arda iki üç dönemde düşüş yaşanması anlamına gelmektedir.
[5] “Първанов: Вотът бе мажоритарен – не за ГЕРБ, а за Бойко”, 24 часа, 07.07.2009.
[6]Anketler için bakınız; Mарчела Aбрашева, “Близо 1 милион привлече Бойко”, 06.07.2009, Mирослава Pадева “Откъде са гласовете за Борисов”, 24 часа, 06.07.2009.
[7] “Избирателят поиска една партия да носи отговорност”, 24 часа, 07.07.2009.
|